SELAM OLSUN CUMHURİYET KADINLARINA…
Kadın Milli Voleybol takımımız, Voleybol Milletler Ligi’nde dünya şampiyonu olarak yüzümüzü ağarttı. Cumhuriyet kadınları, kendilerini diğer çevre coğrafyalarda olduğu gibi erkeğin gerisinde hizmet ve haz kölesi durumuna getirmek isteyen, ülkemizi “monaşi” ile yönetilmeye layık gören dünyanın egemenlerine ve onlarla işbirliği içinde olanlara, karanlık yüzlü eğitim politikalarıyla geleceğimizi karartmaya çalışanlara karşı bir destan yazdı. Dayanışma ruhumuzu, geleceğe olan umutlarımızı çoğalttı.
Takım sporları, insan yeteneklerinin geliştirilmesi, sağlıklı, bilinçli bir bedensel yaşam ve yardımlaşma duygusunun çoğaltılabilmesi için çok önemli bir araçtır; yaşamsal bir amaç olarak da gerçekleştirilmelidir. Hangi yaşta olursa olsun, hareketsiz kalan insan beden olarak göçer, eskir, hantallaşır. Bu nedenle, sağlıklı, uzun ömürlü olmak isteyen herkes kendi yeteneklerine, beden ve ruh yapısına uygun bir sporu yaşamının en önemli parçalarından biri olarak benimsemek, içselleştirmek, onunla birlikte yaşamak zorundadır. Bir takım içinde, bir ekiple birlikte spor yapmanın yararı da bireyci öncelikler yerine toplumcu hedeflerin benimsenmesine, bireyin “öteki” ile kucaklaşmasına açtığı yoldur.
Kadın Voleybol takımımızın 2023’ten sonra 2026’da da şampiyon olması başarının sağlam temellere dayandığının ve bilinçli bir çabanın ürünü olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Cumhuriyetimizi kuranların kadınlara verdiği değer karşılıksız kalmamış, Cumhuriyet’e, kadına ve insana inananların direnişi çok önemli bir zaferle bir kez daha taçlanmıştır. Bu zafer, herkesi İslam coğrafyalarında olup bitenleri, laik bir yaşam biçiminin bize neler kazandırmış olduğunu bir kez daha düşünmeye yönlendirmeli, kendisine bir yol belirleme konusunda bir işaret fişeği, önemli bir uyarı olmalıdır.
Bu şampiyonluk üzerine yapılan yorumların üzücü tarafı, kadın sporcularımızın tarifeli uçaklarla seyahat etmelerinin bir aşağılanmaymış gibi dile getirilmesi, erkek futbolcular gibi onlara da neden birer villa verilmediği ya da vadedilmediği gibi soruların sorulmasıdır. Bu tür eleştiriler, eleştiri olmaktan çok toplumsal dayanışma ruhunu baltalayan, bireyci eğilimleri kışkırtarak toplumsal yozlaşmayı teşvik eden kendini bilmezlikten öte bir şey değildir.
Kadınlarımız kendilerine özel uçaklar kaldırılan, villalar vadedilen erkek futbolculardan daha başarılı olabiliyorlarsa, bu onların taşıdığı erdemli sporcu ruhunun, dayanışmacı yüce gönüllülüklerinin eseridir.
Selam olsun kendini ekibinden, takımından, toplumundan ayrı tutmayanlara…
Selam olsun inanıp başaranlara…
Selam olsun filenin ve Cumhuriyet’in sultanlarına…
Gününüz aydın olsun.
27 Temmuz 2027, Alper Akçam

