FAKİRLERİN ZENGİNLİĞİ…

FAKİRLERİN ZENGİNLİĞİ…

O fakir çocukların, o kavruk Anadolu yiğitlerinin ateşiyle aydınlandı bu bahtsız topraklar. Onların yaşamımıza kattıklarıyla söyleyen dilimiz dinlenen dilimiz oldu; üreten elimiz saygı duyulan ele dönüştü… Türkülerimiz kanatlandı; harmanlarımız bereketlendi… Fotoğrafta tertemiz bir insanlık; dupduru…

Devamını Oku
HAYATA VE DİLE TACİZ…

HAYATA VE DİLE TACİZ…

En olmadık yerde çalar telefonunuz… Banyoda, tuvalette, sıkışık bir trafikten kurtulmaya çalışırken, tam da bütün varlığınızla bir konuya yoğunlaşmış, bir problemi çözmeye uğraşırken… “(………) adına ulaşım sağlıyorum!” Yılışık, her tarafından su sızan bir ses… “Hay…

Devamını Oku
BİR BORA’YDI, GELDİ GİTTİ…

BİR BORA’YDI, GELDİ GİTTİ…

Kırıkkale’de mahalle arkadaşımdı. Kırıkkale Lisesi orta kısımda sıra arkadaşım oldu. Delidoluydu, hakyemezdi, isyankârdı… Kafasına koyduğunu yapardı. Adını “Coni” diye anımsadığım ABD’li bir “barış gönüllüsü”nün (başka şeylerin gönüllüleri olduğu çok geçmeden çıkacaktır ortaya) öğretmeni olduğu İngilizce…

Devamını Oku
BAKMAK VE GÖRMEK…

BAKMAK VE GÖRMEK…

Sanırım ortaokul Türkçe kitaplarımızın birinde “Bakmak ve Görmek” adlı bir okuma parçası vardı. Bu iki eylem ve etkinlik arasındaki farkı anlatırdı. Kanımca düşünce soyutlamanın, tanımlamaları kavramlara dönüştürmenin, akıl yürütmenin ne olduğuna ilişkin çok önemli ipuçları…

Devamını Oku