Mehmet Şimşek Neden Çözemedi? (2)

Yüksek enflasyon yaşayan bir ekonomide, istikrar önlemleri olarak para ve politikasına öncelik verilir. Maliye politikası da destek verir. Temel sorun enflasyondur. Büyüme, cari açık kısa süre için feda edilebilir. Ama bu durumda en fazla bir ve en fazla iki yıl gibi kısa vadede çözmek gerekir.

2023 Haziran’ında başlayan dezenflasyonist politikalar 3 yıla yakın zaman geçti çözülmedi, 3 yıl daha bekleyeceğiz.

Türkiye de Merkez Bankası, sıkı para politikası, reel faiz uyguluyor ve kurları kontrol ediyor. Bu üçünde de etkili oldu. Ancak Merkez Bankası kurları uzun süre kontrol etmenin ters etki yapabileceğini öngöremedi.

Bütçeye gelince, Cuma günkü ilk yazımda popülizm nedeni ile kamu harcamalarının ekonomik istikrar için yapıcı değil, bozucu etkisi olduğunu yazmıştım. 

Aslında Mehmet Şimşek’in İMF destekli 3 yıllık bir istikrar programı olmadan çözüm getiremeyeceğini bilmesi gerekirdi. Ama o da kısa vadeli sermaye yani sıcak para ve yine kısa vadeli dış borçla ve kur baskısı ile sorunun çözüleceğini zannetti ve bugünlere geldik.

Şimdi kendisi, “savaş nedeni ile enflasyon, cari açık, büyüme hedeflerinde revizyon gerekiyor” diyor. 

Uluslararası kuruluşlar, savaşın etkisinin dünya ortalama enflasyon oranını bir yüzdelik puan artıracağını tahmin ediyor. Bizde TÜFE hedefi 10 yüzdelik puan revize edildi. Dahası, kısa vadede istikrar sağlansaydı, harbin etkileri bizde de dünya da olduğu gibi daha az olurdu. 

Merkez Bankasının ve Bankaların Kurları düşük tutmak için döviz satması sonuç verdi, TL değerlendi ama bu defada Türkiye de yeni bir kur şoku ve bu nedenle yeniden enflasyon riski arttı.

1- Cari açık – kur şoku ve enflasyon 

Döviz kurlarını düşük, TL’ yi değerli tutmak, Yİ_ÜFE’nin düşmesini sağladı. TÜFE üzerinde maliyet baskısı azaldı. Ama bu defa da dış rekabet gücümüz azaldı. Cari açık arttı.  Kısa vadeli dış borç arttı. Kırılganlık arttı. Döviz ihtiyacı arttı. Sıcak paranın ani çıkışı, yada siyasi bir sorun, söz gelimi CHP kayyum olayı yada CHP’ ye daha çok baskı yapılması yeni bir kur şokuna neden olur. Yeni bir kur şokuyla da başladığımız yere döneriz enflasyon yeniden artar.

Döviz kuru ve cari açık sorununda, ekonomi yönetimi rasyonel politika uygulayamadı.

Eğer baştan;

  • Üretimde kullanılan ithal aramalı ve hammadde payı, ilgili sektörlerde ithal ikameci politikalar uygulasaydı,
  • İthal edilen aramalı ve ham maddeyi içerde üretmek için yatırımlara seçici yüksek teşvikler verebilseydi,
  • Her sene Çine karşı verdiğimiz 45 milyar dolar açığı, Çine kota getirerek önleyebilseydi, o zaman rasyonel politika uygulamış olurdu.

Bunları yapmamış olmanın akla yakın bir izahı yoktur.

2-  Sıcak para tuzağı

Dünyada tüm istikrarlı ekonomiler, Çin dahil, sıcak para girişini kontrol etti ve doğrudan yatırım yapan, teknoloji getiren yabancı yatırım sermayesini teşvik etti. Biz bugüne kadar doğrudan yabancı yatırım sermayesi ile kısa vadeli sıcak para girişi arasında ayırım yapmadık.

Yabancı yatırım sermayesi de sıfırdan fiziki yatırım yapmak için değil karlı şirketleri satın almak için geldi. Bu nedenle;

  • Tütün sektörünün yüzde 92,6’sı yabancı kontrolündedir.
  • Sigorta sektörünün yüzde 43,2’si yabancı kontrolündedir.
  • Finans sektörünün yüzde 28,2’si yabancı kontrolündedir.

Dahası artık doğrudan yabancı yatırım sermayesi hiç gelmiyor. Sıcak paraya muhtaç kaldık. Bunun neresi rasyonel politikadır.

3- Sanayi politikamız rasyonel değil.

2026 Ocak-Şubat ayları itibariyle İmalat sanayi üretim endeksi, 3 yıl öncesinin altına geriledi: 2024 yılı Ocak ayında 100,8 olan endeks, 2026 yılı ocak ayında 98,6 oldu.

İSO’nun Türkiye PMİ, İmalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi, imalat sektöründeki satın alma yöneticilerinin sipariş, üretim, istihdam ve stok durumu gibi verilerine dayalı olarak hazırlanan aylık bir ekonomik performans göstergesidir. Bu endekste 50 üstü iyiye gidişi, 50 altı kötüye gidişi gösterir. Şubat 2026 ayında endeks değeri 48,9 oldu.

İmalat sanayiinde kapasite kullanım oranı, 2025 başında 76,2 iken 2026 başında 74,10’a geriledi.

Türkiye’nin sanayileşme politikası yetersiz geldi ve erken sanayisizleşme başladı.

Sanayi üretiminde daralma, kapasite kullanım oranında düşme, bizde arz ve maliyet baskıları güçlü olduğu için, birim maliyetlerin artmasına ve fiyat artışlarına ve enflasyon direncine neden oluyor.

Yayınlama 26 Nisan 2026

Yayın Köşe YazılarıSon Köşe Yazılarıvitrinvitrin2Yeni Çağ

 

About Post Author

About Post Author