Burası Ankara’nın yanı başındaki, az doğusundaki Hasanoğlan… Bir zamanlar genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kalbi burada atıyordu. Burada Kurtuluş Savaşı’nın tamamlayan, dünyanın egemenlerine kafa tutarak bağımsızlığı kazanmış bir ülkenin kültür devrimi ocakları sayılabilecek, ülke çapında açılmış 21 Köy Enstitüsü’nden birisi ve onlara öğretmen yetiştirmesi amacıyla kurulmuş, aynı zamanda geleceğin üniversitelerine örnek oluşturması düşünülmüş Yüksek Köy Enstitüsü vardı.
Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nün yapımını Alman ordularının Bulgaristan’ı işgali ve Edirne sınırına dayanması ile boşaltılan Kepirtepe’den gelen öğrenciler 1941 yılının 10 Temmuzunda başlattı. Daha sonra Kars Cılavuz’dan, Samsun Lâdik’ten, Kayseri Pazarören’den, Kastamonu Gölköy’den, Trabzon Beşikdüzü’nden, Anadolu’nun on dört ayrı köşesinden gelen köylü çocukları geceli gündüzlü çalıştılar… Kilometrelerce yardılar toprağın bağrını, dağ taş aşırdılar, İdris Dağı ve Hasan Deresi’nden içme suyu getirdiler…
O sıralarda, Hasanoğlan’da tren istasyonu yoktu. Yapılarda kullanılan kalaslar ve malzemeler 6 km uzaklıktaki Lalahan istasyonundan raylar üzerinden rampa yukarı kol kuvvetiyle çekilerek getiriliyordu.
Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nde kavruk köylü çocukları, kendi elleriyle kurdukları yapılarda ve altı yüz dönümü aşan topraklarda eğitimle üretimi bütünleştirdiler; aralarında Âşık Veysel’in kendi elleriyle diktiği kiraz ağacının da bulunduğu bir imece çabasıyla bozkıra can verdiler. 1946 yılında Hasan Âli Yücel’in “Maarif Vekâleti”nden, İsmail Hakkı Tonguç’un İlköğretim Genel Müdürlüğü’nden alınmasıyla, Köy Enstitüleri, kendi kuruluş ilkelerinden uzaklaştırılmaya başlandı ve Köy Enstitüleri, 1954 yılında birer “öğretmen okulu”na dönüştürülerek kapatılmış oldular.
Hasanoğlan yerleşkesi “öğretmen okulu” ve “öğretmen lisesi” olduktan sonra da, seksen dört yıl önce yoksul köylü çocuklarının attığı o tohumlara yakışan ürünler verdi. Binlerce öğretmen ve öğretmen adayı, halk önderi yetişti Hasanoğlan’dan…
Hasanoğlan Köy Enstitüsü ve Yüksek Köy Enstitüsü anıtsal yapıları Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin girişimiyle 2000 yılında koruma altına alınmış, Yapı Sanat Okulu Mezunları Derneği (YAPIDER)in de çabalarıyla bazı proje çalışmaları başlatılmıştı.
Ancak, ülkede egemen politikanın estirdiği Orta Çağ rüzgârları, bu yerleşkeye, burada başlatılmış özgürleşme eylemine ve burada yeniden doğuş için başkaldırmış halk kültürüne karşıydı. Burada ayakta duran ne varsa yok etmek, satıp savurmak niyetindeydi.
2009 yılında, on üç yıl başkanlığını yaptığım Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) Ankara Şubesi adına yaptığımız girişimler sırasında buradaki birçok yapının yıkılması için Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Kültür Bakanlığı’na yazılmış yazılar çıktı karşımıza ve an geçirmeksizin, tüm Ankara’yı, tüm ülkeyi bu yerleşke için bir araya gelmeye çağırdık. O zamanlar YKKED Ankara Şube yönetimimizde yer alan mimar Fügen Çetiner’in (yattığı yerde toprak incitmesin onu) de özverili çabalarıyla 2009 Mayıs ayı içinde YKKED Ankara Şubesi öncülüğünde ODTÜ öğrencilerinin oluşturduğu Eğitim Topluluğu, Mimarlar Odası Ankara Şubesi, YAPIDER, AFSAD (Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği)nin bir araya geldiği, yüzlerce üniversite öğrencisinin okulda yatılı kalarak katıldığı, TMMOB ve TTB’nin desteklediği “Ot Yolalım Yol Alalım” başlıklı bir kamp çalışması yaptık.
29 Temmuz 2009 tarihinde yaz kampı katılımcılarından ODTÜ Mezunları Derneği’nin Vişnelik yerleşkesindeki bir fotoğraf gösterimi sırasında çalışmalara süreklilik kazandırılmasına kararı verildi. Hasanoğlan Çalışma Grubu’nun temelleri de bu toplantıda atıldı. Daha sonraki süreçte bu çalışma grubu içinde yetmişe yakın meslek odası, demokratik kitle örgütü, sanatçı derneği, yerel yönetim temsilcisi bir araya geldi.
Derneğimizin girişimleriyle 2009 yılında, ODTÜ Mimarlık Fakültesi salonunda Ankara’daki bütün eğitim fakültesi dekanları buluşturuldu. 6 Ocak 2010 tarihinde Ankara Gazi Üniversitesi’nde Hasanoğlan Çalışma Grubu’nun etkin katılımıyla büyük bir etkinlik düzenlendi. Hasanoğlan Atatürk Öğretmen Okulu Mezunları Derneği’nin kurulup aramıza katılmasıyla çalışmalar daha büyük bir ivme kazandı.
17 Nisan 2010 tarihinde, Hasanoğlan’da, Hasanoğlan Atatürk Öğretmen Okulu Mezunları Derneği’nin öncülüğünde oldukça yoğun katılımlı, coşkulu ve anlamlı bir HASANOĞLAN ONURUMUZDUR ŞENLİĞİ gerçekleştirdi. Aynı şenlikte 17 Nisan doğum günü bilinmeyen bir köylü çocuğu olarak dünyaya gelmiş Köy Enstitüleri’nin kurucusu, kavruk köylü çocuklarının Baba Tonguç’una doğum günü olarak armağan edildi. İki yıla yakın sürdürülen bu çalışmalar sonunda Elmadağ Belediye Başkanlığı’nın başvurusu ile uzayan bir süreç sonunda ve ruhuna çok uygun olmasa da Kültür Bakanlığı tarafından Sinema Salonu ve Müzik İşliği’nin restorasyonu tamamlandı.
Bugün, Ankara’nın Köy Enstitüleri’ne gönül vermiş birçok demokratik kitle örgütü yine Hasanoğlan’da buluşuyor; aydınlarımızı ve halkımızı yeniden bir doğuş için bu anıtsal mekânda bulunmaya, derlenip toparlanmaya çağırıyor.
Hasanoğlan Onurumuzdur!
Gününüz aydın olsun değerli dostlar.
21 Nisan 2024, Alper Akçam

