ELİNİZ MAHKÛM / O KİRLİ ELLERİNİZ…

ELİNİZ MAHKÛM / O KİRLİ ELLERİNİZ…

Hiç öyle yalancı pehlivanlar gibi efelenmeyin, hökülenmeyin, kuru gürültüler çıkarıp peşrev çekmeyin…
Büyükelçileriniz de, siz de… Eliniz mahkûm bir yerlere, o kirli elleriniz…
Bizim bu garip, bu kadersiz ve güzel ülkemiz olmasa, kimyasalından nükleerine, en pis, en kirli çöplerinizi nereye dökecektiniz?
Maden aramak için, oradaki işbirlikçi – şerefsiz pis ortaklarınızla birlikte para kazanmak için kimin ormanlarını tıraş edecektiniz? Kimin tarihe mitler bırakmış, dünyaya güzellikler salmış Kaz Dağlarını yolunmuş tavuklara döndürecektiniz?
Kimin sularına beton duvarlar dikecektiniz, diktirecektiniz? Kimin nehirlerine, denizlerine, taşıdığınız yan sanayi fabrikalarından zehirler verecektiniz? Kimin balığına, kurduna, kuşuna hayatı haram edecektiniz?
Kimin ülkesinin tarihini sil baştan edipgencecik beyinlere Erik Jan Zürcherlerle, Ettiene Copeauxlarla yeniden öğretecektiniz… Kimin ülkesinde bilmem ne tarihinde nedeni ve “müstebibi” olduğunuz halklar arasındaki kanlı kavgalar için sonradan parlamentolarınızda “soykırım” yasaları oylayacaktınız ve göz göre göre gariplerin yaşadığı ülkeleri iliğine kemiğine kadar sömürüp, gereğinde bombalayacak, gereğinde silahlı terör örgütlerini destekleyecek ve her gün yeni soykırımlar düzenleyecektiniz?
Kimin “liberal” geçiren zevzeklerine kendi tarihlerini hiçe sayan kitaplar yazdıracak, bildiriler imzalattıracak, doktora tezleri hazırlattıracaktınız?
Kimin sizin emperyalist emellerinize, topunuza tüfeğinize koskoca gemilerinize kafa tutmuş, diz çöktürmüş Kurtuluş Savaşı kahramanlarını “darbeci”, “vesayetçi” ilan edip değersizleştirecektiniz, sizin hoca kılıklı “Rahip Fru”larınızla işbirliği yapmış ve halen yapmakta olan işbirlikçi din adamlarını “gelenekçi modernist” diyerek göklere çıkaracaktınız…
Kimin burnu sümüklü emekli vaizleri için Goegrtown’dan Londra’ya, Lordlar Kamaralarına “sempozyumlar”, “açık oturumlar” düzenleyecektiniz, övgüler dizip yollarına kırmızı halılar serecektiniz, emrine yüzlerce dönümlük çiftlikler tahsis edecektiniz? Kimin ciğerini tam bir dolara satmış şerefsizlerine kendi ülkelerinin şanlı meclis binalarını, Orta Doğu işgal planı için tezkerelerinize “Hayır!” demeyi bilmiş meclis binalarını bombalattıracaktınız, kimin halkına, polisine kurşun sıktıracaktınız?
Kimin şirketlerinize maden ararken, doğayı talan ederken engel çıkaran, “hak, hukuk”, “doğa, yurttaş ve toprak hakkı” diyerek karşı çıkan Anayasa Mahkemesi’nden Danıştay’ına, yüksek mahkemelerini, size boyun eğecek politikacılar ağzıyla “bize iş yaptırtmıyorlar” dedirterek şikâyet ettirtecek, yapısını tek lidere düğümleyecek anayasalar değiştirtecektiniz?
Kimin din adamlarına Uğur Mumcu’nun ortaya çıkardığı o Rabıta davasında belgelenmiş olduğu gibi maaşlar ödeyecektiniz?
Kimin ordusundaki yurtsever subaylarını temizleyebilmek için “Balyoz”undan “Ergenekon”una kumpas davaları uydurup sıçankuyruğu bıyıklı yüreksiz sahte savcılarına, hukuka saygısız yargıçlarına davalar açtıracak, mahkûmiyet kararları verdirecektiniz? Kimin şerefli askerlerini, üniversite sekreterlerini intiharlara sevk edecektiniz?
Eliniz mahkûm, o kirli elleriniz…
O bombalattığınız, taş üstünde taş bırakmadığınız, “totaliter” bulup “demokrasi” ihraç etmeye çalıştığınız ülkelerdeki çocukların kanıyla lekelenmiş elleriniz mahkûm… Kimin topraklarını kana ve ateşe boğabilmek için aralarındaki beyinsizlerin kendi inançlarını kullanarak kara sakallı tetikçiler yapacaktınız?
Kimin kıyılarında yakılıp yıkılmış, karın doyuracak tek bir iş alanı kalmamış yurtlarından canını kurtarmak için kaçan, kendini denizlere atan çocukların cansız cesetlerini toplattıracaktınız?
Kimin ülkesini iç savaşlarla yaşanmaz duruma getirdiğiniz topraklarından can derdi ve ekmek parası için kaçmış sığınmacılara yurt ettirip, iktidarlarına bunları orada tutun diye para verecektiniz?
Eliniz mahkûm, o kirli elleriniz… Sizin de; elçi geçinenlerinizin de…
Hiç öyle yalancı pehlivanlar gibi efelenmeyin, hökülenmeyin, kuru gürültüler çıkarıp peşrevler çekmeyin…
Siz “sebebi iktidar” oldunuz; şimdi de ceremesini ödeyeceksiniz!
(Not; O kirli el, bizim sahillerimizden ceset toplayan Anadolu çocuğumuza, şerefli jandarmamıza ait değil kuşkusuz!)

About Post Author

About Post Author