ÇOK BAYRAMLAR GÖRELİM…

ÇOK BAYRAMLAR GÖRELİM…

Dün, yeryüzünde durumları ve çıkarları birbirinden farklı sınıflar ortaya çıktı çıkalı, ezilen, sömürülen, alın teri, elinin emeği başkalarını zengin etmiş, kendi iki yakasını zor bir araya getirmiş, yaşamını zar zor sürdürmüş, ama çocuklarına onurlu birer ad bırakmış, tamama yakınının adı unutulup gitmiş işçi sınıfının, emeğiyle geçinenlerin “birlik, mücadele ve dayanışma” bayramıydı…
Bu bayram sekiz saatlik işgücü için mücadele etmiş insanca yaşam mücadelesinde boyunları vurulmuş, idamdan dönebilmeleri için kendilerinden istenmiş “yakarmayı” da kabul etmemiş, çocuklarına onurlu birer ad bırakacaklarını söylemenin o acı erdemini tadarak bu dünyadan göçmüş yiğit insanların anısına kutlanıyor. Sömürücüler de, zalimler de kutluyor görünüyor… Çünkü tarihin çarkını döndürenler iyi insanlardır; mücadele edenlerdir. Kalıcı olan, bugünün ikiyüzlü, bezirgân iktidarları değil, onuruyla yaşayanların adıdır…
Bugün de, adaletli, eşit, kardeş bir toplum yaratmak için yeryüzüne adımını atmış, sonraki zamanlarda kötü niyetli derebeyler ve iktidar için her yolu mübah görmüş politikacılar tarafından istismar edilmiş, bu dünyada aradığı birçok şeyi bulamamış halk yığınlarının Allah aşkı ve öte dünya kaygısı ile benimsediği, iki yüz yıldır emperyalist kültür politikalarının kendi dinini kullanarak birbirine düşman ettiği, kardeş kavgaları çıkarttığı mazlum coğrafyaların dini, İslamiyet’in Ramazan Bayramı… Bir aylık perhizden sonra Müslümanlar bayram edecek; serbestçe yiyip içecek, görünüşte de olsa birbirleriyle kucaklaşacak…
Dün, kendimi bildim bileli yaptığım gibi, 1 Mayıs’ı kutlamak için bana en yakın kutlama yerine, Tandoğan alanına gittim… Onlarca yıldan beridir her birini aynı ayrı tanıyıp sevdiğim, gül yüzlü, melek yürekli, Ankara’da iyi hekimlik ve halk sağlığı için mücadelesini sürdüren güzel insanlarla kucaklaştım… 1 Mayıs Marşı’nı, Venseremos’u, Çav Bella’yı avazım çıktığı kadar bağırarak söyledim, elimdeki Ankara Tabip Odası bayrağını salladım…
Güzel insanlar gördüm… Gencecik ODTÜ öğrencilerini, saflarında gençlerin kaynadığı CHP Ankara örgütünün o büyük kortejini gördüm… Çok kalabalıktı miting alanı. Orada bulunmaktan onur duydum. Ayrıca feministlerden kol emeğiyle geçinen eli nasırlı proleterlere, mimar ve mühendislere, birçok farklı sol grubun temsilcilerine, Eğitim Sen bayrağı altında alana çıkmış öğretmenlere, eli bastonlu emeklilere sevgiyle baktım… Aralarındaki siyasi görüş ayrılıklarına, toplumsal konum farklılıklarına bakmadan bir araya gelmişlerdi. Aralarında geçirdiğim o birkaç saat içinde adeta kendimi yeniledim… Kimseyi kandırmak için, herhangi bir çıkar elde etmek için çıkmamışlardı o meydana… Yalnızca, kendi inançlarına göre, iyiliğe, güzelliğe, doğruluğa, daha iyi bir dünyaya doğru adım atmaya çıkmışlardı…
Bugün de yine kimseyi kandırmak için, tutuyor görünmek için değil, gerçekten inanıp oruç tuttukları için, bir aydın Ramazan ayını yaşayan yakınlarımı, oruç tutmuş olsun ya da olmasın, yaşayan büyüklerimi arayıp bayramlarını kutlayacağım. Ramazan Bayramı, emperyalizmin ve sahtekârlıkta şeytana pabucunu ters giydirecek kadar ustalaşmış yerli ortaklarının çıfıt çarşısına çevirdiği, inançlarını da kahpece kullanıp neredeyse o dinden olduklarına pişman ettikleri mazlum İslam âleminin bayramıdır… Kapımı çalacak, şeker isteyecek çocuklar için de şeker alıp hazırladım.
Çok bayramlar görelim değerli dostlarım… Eğer yaşadığınız şehirde 1 Mayıs kutlandı da siz katılmadıysanız, çok ayıp ettiniz. En önce varlığımızı göstereceğiz, o meydanları parayla pulla, köfte ekmekle doldurmaya çalışan, dini de ekmeği de kendi iktidarları için kullanan birilerine karşı, kendi çıkarını düşünmeden eyleme çıkmayı göze almış ne kadar çok insan olduğumuzu göstermek, mücadele edenlere en azından böyle bir destek vermek zorundayız.
İçimizdeki güzel duyguları birlikte haykırmalıyız. Birlikte marş söylemek, birlikte türkü söylemek gibisi var mı?
Çok bayramlar görelim sevgili dostlar…
Çok bayramlar görebilmek için bayramları hak edebilmemiz gerekiyor… Karamsarlığı, kötümserliği, kukumav kuşunu oynamayı bir kenara bırakıp bir gülümseme takalım yüzümüze… Önce gönlümüzde, yüreğimizde yaşayalım bayramı…
Hak etmeyene bayram yok…
Bayramları hak edelim…
Mutlu bayramlarınız olsun…

About Post Author

About Post Author