Dün Akçam Ankara’da Kansu ailesi tarafından düzenlenen Ceyhun Atuf Kansu Şiir Yarışması Ödül Töreni’ne katıldım. Kendisini halkının yaşam, ekmek ve sağlık kavgasına adamış bir ağabeyimin, onun şiirinin ve davasının yanında yer almaya çalıştım.
Ceyhun Atuf, Türkiye Cumhuriyeti kurucu düşüncesini bedeniyle, ruhuyla çoğaltmaya çalışmış devrimci aydın Nafi Atuf Kansu’nun oğlu. Sonradan Anadolu kavruk köy çocuklarının “Baba Tonguç’u, İsmail Hakkı Tonguç’un da damat olarak katıldığı bir ailenin bugünlere uzanan hikâyesinde onurlu adlardan biri… 1944 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra bir süre Numune Hastanesi’nde ve Ankara’nın yoksul semtlerinde çocuk hekimi olarak çalışmış. Sonra da Turhal Şeker Fabrikası’na gönüllü Başhekim olarak atanmış.
Cumhuriyet’in o güne kadar iğneye, ipliğe, şekere muhtaç köylüsüne kurduğu fabrikada çalışırken bir yandan da yürek ağrısını, halkına, ülkesine ve hayata ilişkin duygularını, şiirlerini kaleme almış… “Kızamuk Ağıdı”, “Çiçek Açmış Badem Dalı”, “Ey İbibik Kuşu”, “Yağmur Havası” ve on binlerce dize ile kendini çoğaltmış.
Turhal Şeker Fabrikası’nın hikâyesi, onun hekimi Ceyhun Atuf Kansu’nun yaşamı, o günlerden bugünlere olup bitenler, kimin gerçekten de halkın yanında olduğunu, kimin göstermelik politikalarla halkın olanaklarını ve ülkenin doğal zenginliklerini sömürdüğünün de resmidir.
Tören kapsamında on yıllardır tanış olduğum Ankara Tıp çıkışlı ablam, Ceyhun Atuf’un kızı Prof. Dr. Dr. Bahar Kansu Gökler aile adına konuştu. Ceyhun Atuf Kansu’nun torunu, onun gibi çocuk hekimi Prof. Dr. Aydan Kansu Tanca’nın yaptığı “Ceyhun Atuf Kansu’dan Günümüze Çocuk Hekimliği” başlıklı sunum bitiminde, biraz da yüzüm kızararak ayağa kalktım ve bebek ölüm oranlarının düşmesinde, salgın hastalıkların geriletmesinde, kırklı yıllar sonunda, at üstünde ya da yayan köy köy dolaşarak bataklık kurutmuş, aşılar yapmış, halkına sağlık bilinci taşımış Köy Enstitülü 1599 sağlık memurunun anısını selamlayarak sesimi kattım. Köy Enstitüleri ve onun Sağlık Kolu’nu hiçbir tutarlı gerekçe göstermeden kapatanlar bu ülkeye en büyük ihaneti yaptılar. Lanet olsun adlarına…
Turhal belediye Başkanı Mahmut Erdem Ural da törene katıldı. İstanbul BB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun armağanı bir körüklü otobüsü gezici kütüphaneye çevirerek şehre ve çevresine aydınlık katmaya çalıştıklarını söyledi…
“Ben gördüm bu köyü, damlarının altında / Çocukları kızamuk döküyor,
Gözleri, göğüsleri, yüzleri, ah bırakılmış tarla / Gelincikler arasından öyle masum bakıyor.
Habersiz hepsi, kızamuktan ve ölümden / Kirli yüzlerinde açan ölümden habersiz,
Ve, düşmüş bir gül oluyorlar birden / Bebekler ölüyor, ölümden habersiz.”
Ceyhun Atuf Kansu’nun anısına, ülkesini, halkını yüreğiyle, şiiriyle sevenlere selam olsun…
Gününüz aydın olsun…
20 Ekim 2026

