BU VİRÜS YOK EDİLECEK…

Anladık ki, bu virüs tüm milli bayramlara karşı… Bu virüs, özgürlüklere, adalet istemeye, kardeşliğe, dayanışmaya, kucaklaşmaya karşı…

Bu virüs milletçi değil, ümmetçi…

Bu virüs üç yüz elli bin kişi ile Ayasofya’ya namaza giderken tehlike oluşturmuyor, bu virüs bin yıl önceki bir tarihi olayı kutlarken, birileri astarı yüzünden pahalı, millet kesesinden şişirilmiş oklar atarken hiç sorun çıkarmıyor…

Bu virüs bir milleti millet yapan yüz yıl önceki kutsal Kurtuluş Savaşı’nın her adımını, her aşamasını kutlamaya kalkanlara karşı, ulusal egemenliğe karşı, Cumhuriyet’e, kadın haklarına karşı, demokrasinin olmazsa olmaz koşulu erkler ayrımına karşı, özgürce düşünce ifade etmeye karşı, yargı bağımsızlığına karşı… Yargı temsilcisi yasal barolara karşı; onları yağmur altında gece yarısı coplarla karşıladı…

Bu ayda, bu Ağustos ayının sonunda, bu virüsün ordunun ve millet oluşumunun büyük adımlar attığı 23 Ağustos 1921 tarihinden 30 Ağustos 1922’ye kadar süren o Zafer taçlanmasından hiç haz etmediği iyice ortaya çıktı…

Bu Ağustos ayının Sakarya Meydan Savaşı ki, Subaylar Savaşı da deniyordu ona; kutsal bir savaştır… Kurtuluşa, bağımsızlığa adanmış yoksul bir milletin ordusundaki tüm subayların, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, cephenin en önünde emperyalizmin arkaladığı işgalci kuvvetlere karşı dişle tırnakla yurdunu savunduğu, birçoğunun Mehmetçiklerle koyun koyuna şehit düştüğü, birçoğunun yaralandığı, bir coğrafyanın, bir halkın, birlikte yaşayan halkların yazgısını değiştirdiği bir savaştır… O savaşla birlikte Mustafa Kemal Müşir rütbesini ve Gazilik unvanını alır, rütbesine ve kimliğine kavuşur. Kendisi Nutuk’ta şöyle tanımlar durumu: “Sakarya muharebesi neticesine kadar, bir rütbe-i askeriyeye haiz değildim. Ondan sonra, Büyük Millet Meclisince Müşir (Mareşal) rütbesi ile Gazi unvanı tevcih edildi. Osmanlı Devleti’nin rütbesinin, yine o devlet tarafından alınmış olduğu malûmdur.”

Bu virüsün tutumu, taktikleri emperyalizmin kucağında beslenen, kendi meclisine bomba atan, kendi milletini kurşunlayan FETÖ uygulamalarıyla da benzeşiyor… Onlar da Ulusal Egemenlik vurgulayan 23 Nisan’ın yerine Kutlu Doğum Haftaları kutlamaya, kutlatmaya kalkmışlar, milleti millet yapan sembol ve tarihler yerine başka şeyleri geçirmeye çalışmışlardı…

Bu millet ne dört yüz atlı ile Anadolu’ya adalet dağıtarak Bizans derebeyliğinin adaletsiz sömürüsünün sonunu getirmiş, Anadolu halklarına işlediği toprağın yalnızca kullanım hakkını Dirlik Düzeni ile vermiş (özel mülk gibi miras yoluyla devrini kaldırarak, toprağı köylünün ve hakyemez akıncıların yurdu olarak görmüş), Ertuğrul Gazi’nin kurduğu göçebe demokrasili Osmanlı beyliğine karşı, ne de bin yıl önce halkını Anadolu bereketine taşımış Alpaslan’a karşı…

Bu millet, yüzlerce yıldır kanını, canını sömüren, aracıdan, tefeciden yana bir düzen kuran, inançları yozlaştıran Muaviye anlayışına karşı… Bu millet, dünyadan geri kalmış, sarayın zevki sefasına dalmış yozlaşmış Osmanlı saltanatına, onun köylüyü ve üreticiyi ezen, Mültenzimlere teslim eden Mukataa Düzeni’ne karşı…

Bu millet ne çektiyse o ümmetçi geçinen anlayıştan çekti…

Onlar ki, saltanatları için işgalci donanmaları selamladılar…

Onlar ki, İngiliz istihbarat binbaşısı Rahip Fru’ya sakal ve takke taktırarak, yanına kendi Necmeddin Mollalarını katarak Mustafa Kemal’e karşı halkı kışkırtmaya çıktılar… Kuvayımilliye kahramanlarını “Bolşevik” diye suçladılar…

Sakarya Savaşı’nda Bolşeviklerin gönderdiği silahları kullanıyordu çünkü o kahraman subaylar ve aç susuz destan yazan Mehmetçikler…

Şimdi bu virüs, çıkmış meydana, orduyu ordu, milleti millet yapan değerlere saldırıyor… Bu milletin şanlı tarihini tersine çevirmeye, kendince yeniden kurmaya kalkıyor.

Yok öyle yağma… Bu millet, bu toprak bu virüse meydanı boş bırakmayacak…

Maskesini, mesafesini unutmadan, Kutsal Kurtuluş Savaşı’nı, Zafer Bayramı’nı kutlayacak…

Safsata ve üfürükçülük yerine bilimi önde tutacak…

Ya yok edecek, ya da birlikte yaşamayı öğretecek bütün virüslere de bütün düzenbaz sömürgenlere de…

Zafer Haftamız ve Zafer Bayramımız kutlu olsun…

 

 

About Post Author

About Post Author