Yılmaz Erdoğan, kuraklıkla terbiye, o Erzurum fıkrası ve Görmez’in hayası

 “Yazar, şair ve oyuncu Yılmaz Erdoğan, ‘Yağmura kötü hava diyeni kuraklıkla terbiye eder Allah’ dedi.

Erdoğan’ın Youtube kanalında yer alan ‘Yol Güzel-İzmir’den Antalya’ya Münaşaka’ adlı videosunda yağmura dair sözleri dikkat çekti. Erdoğan, ‘Bugün hava kötü.’ Şehirde türettik bu saçma, bu nankör lafı. Yağmura kötü hava diyeni kuraklıkla terbiye eder Allah. Kötü olan yağmurun varlığı değil yokluğudur ey benim şehirde kendini şaşırmış aklım’ dedi”[1]

Dinbaz ayağından edilen bu sözlere nurcular atlamışlar ve de haber olarak yayımlamışlar. Yani Yılmaz Erdoğan’ın geleceği parlaktır, nurcular ona ne olanaklar sağlarlar, yeter ki dinbazlığa devam etsin. Söz o ki Yılmaz Erdoğan’dan açıldı, eski Yılmaz Erdoğan’ın da çok hoşuna gidecek bir Erzurum fıkrasını buracığa monte ediverelim:

Erzurumlu ekini biçmiş, harmana getirmiş. Hava da yüzünü asmış, yağarsa durum kötü.  Elini kaldırıp dua etmiş:

“Ey ulu Rabbim, bir iki gün bene müsaade et, harman edim, ondan sonra yağdır, neydersen et”

O gün ikindiye kadar harman sürmüş, ertesi gün de tığ savurup samanı o yana buğdayı bu yana etmeyi tasarlıyormuş ki, yağmur bastırmış birdenbire. Ne zaman kurur o harman, çürür gider, ne tane kalır ne saman.

O üzüntüyle eve gelmiş ki, eşşeğini de yıldırım çarpmış.

Derken aradan aylar geçmiş Ramazan ayı gelip çatmış. Erzurumlu sahura kalkmış, yemiş içmiş, niyetlenmiş, gündüzü de oruçlu geçirmiş, iftara bir saat kala, yakmış sigarayı. Bir iki nefes çekip dumanları üflemiş gökyüzüne ve şöyle demiş Tanrı’ya hitaben:

“İllet olirsan he mi!… Ama duur, bu daha heç bişe, gurban bayramı gelsin, eşşegi de gurbana sayacağam…”

 

“HAYASIZ GÖRSEL İDRAK”E KARŞI, GÖRMEZ’İN HAYASI

Görmez soyadlı adam, “Görsel idrak”ten söz ediyor, yani “Görsel algı.”

Kim Mehmet Görmez? Din profesörü, eski Diyanet İşleri Başkanı.

Peki görsel algı ile alıp veremeyeceği nedir? Şudur: Görsel algı, kendine çekiyormuş insanları, herkes orada görünmek istiyor, mesajını oradan vermek istiyormuş ve herkes oradan verilenlere eğilimli oluyormuş.

Evet büyük ölçüde doğru, biz de yakınıyoruz bu durumdan. Görmez Efendi bu saptamaları doğru yapıyor ya, çözümü yine dinsel, din dışında düşünemiyor. TV 5’deki programda önerdiği çözüm “haya” ve haya üzerine hadisler. Yani utanma duygusu ve eylemi. Yani ekranlara ve medyalara gönüllü olarak gözünü yummak, din dünyasında yaşamak.

Kendi medyaları da var bunların, fakat o “hayalı medyalarına” güvenemiyorlar. “Hayasız görsellikle” savaşım için, gelsin kısıt, yasak, örtme ve gizleme. 21’inci yüzyılın büyük iletişim devrimi ile baş edecekler bu yolla, sözüm ona. Olur, Taliban rejimi gibi bir rejim olursa belki olur o dediğiniz.

About Post Author

About Post Author