17. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT GÜNLERİ DEVAM EDİYOR

17. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT GÜNLERİ DEVAM EDİYOR

17. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri, Ardahanlıların yoğun ilgisiyle devam ediyor.
Etkinliğin 2. Günü ARDAHAN’I OKUYANLAR / ARDAHAN’I YAZANLAR başlıklı açık oturum ile başladı. Etkinliğin ilk konuşmacısı, tarihçi yazar Sezai Yazıcı, “Prof. Dr. Turgut Başkan: Cılavuz’dan Kyota’ya Bir Bilgin’in Bilinmeyen Öyküsü” başlıklı bir bildiri sundu. 1939 yılında Sarıkamış Yağbasan köyünde 8 çocuklu bir ailenin ikinci erkek çocuğu olarak dünyaya gelen Turgut Başkan’ın 10 kilometrelik yolu günübirlik gidip-gelerek okuduğu ilkokulun ardından Cılavuz’un harcıyla elde ettiği olağanüstü başarıları anlattı.
Turgut Başkan’ın doktora sonrası matematik üzerine, Japonya ve İngiltere’de yaptığı çalışmalarla Türkiye’de ya hiç bilinmeyen ya da üzerinde yeterince araştırma yapılmamış konularda ulaştığı ilginç sonuçları özetledi…
İflas olmaz bir YÖK muhalifi, Köy Enstitülerinin yılmaz savunucusu olan Prof. Dr. Turgut Başkan’ın 7 yıl verilmeyen Profesörlük kadrosunun dramatik öyküsünü Ardahanlılar büyük bir ilgiyle izlediler…
İkinci konuşmacı Candan Badem, 1877-78 “Kaçakaçlık” diyerek adlandırılmış Osmanlı-Rus savaşını ve savaştan sonra, kırk yıl boyunca sürmüş Rus işgal yılları boyunca yapılan Duma seçimlerini anlattı…
Çok ilginç tarihi ayrıntıları, Ardahanlıların adlarını yakından bildiği kimi önemli beylerin hikâyesi bu seçimler araştırmasında da ortaya çıktı… Kimi kez Acara beylerin, kimi kez Ermeni bir aydının seçim kazandığı, Çor II. Nikola’nın hoşnut kalmadığı sonuçlar nedeniyle üç kez seçimleri yenilettiğini ve 1917’deki Bolşevik DRevrimi’nden sonra kapanmış monarşik döneme ışık tuttu…


İlk açık oturumun son konuşmacısı olan Kenan Karabağ, kendi yaşam öyküsünü, “Kura Çözüldü” araştırma dizisinin yazılış süreci ve Maria Suphi kitabı ile bağlantılandırdı; kendi araştırma ve roman tasarılarına ait izleği paylaştı…
Günün ikinci oturumu “SAVAŞIN VE BARIŞIN KÜLTÜRÜ” idi. Bu bölümde Ardahan’da yaşamını sürdürmekte olan “Malakan” kökenli Memet Ali Eker, Alman bir ailenin Türkiye’de kalmış bir bireyi olan ve yaşamını Rize yaylalarında sürdüren Timur Danış ile Alper Akçam konuşmacı oldular. Memet Ali Eker, yaptığı askerlik görevi sırasında kendisine duyulan güvensizliği, yaşadığı köy ve çevrede tanığı oldu “ötekilik” duygusunun üzerindeki etkilerini anlattı ve barışçı bir kavim olan Malakanların Türkiye’deki yaşam süreci üzerine bilgiler verdi.
İkinci konuşmacı Timur Danış, ailesinin yöredeki etkinliklerini, bölgede epeyce gelişmiş peynircilik üzerine olan etkilerini sıralayan araştırmasını sundu. Bir çadırda yaşamını sürdürmekte olan Timur Danış, Gezi eylemlerine de katılmış ve bir doğa savunucusu olarak birçok etkinlikte yer almakta…
Üçüncü konuşmacı Alper Akçam, sınıflı toplum yapısının savaşlar üzerindeki olumsuz etkisini, emperyalist saldırganlığın, Şarkiyatçı politikalarla süslemeye çalıştığı ikiyüzlülüğünü sergileyen örneklerle açıkladı… Türkiye Kurtuluş Savaşı ile başlangıcında devrimci bir tutum içinde olan Sovyet Devrimi arasındaki dayanışmayı, sonraki yıllarda her iki tarafta oluşmuş yozlaşma ve halk açısından sonradan yitirilmiş kazanımlar üzerinde durdu… Barışın ve insanca yaşamın ön koşulunun üretici sınıfların örgütlülüğü olduğunu savlayan bir bildiri sundu.
Daha sonra Dursun Akçam ormanına gidildi. Burada davul zurna eşliğinde oyunlar oynandı, konuklar ve katılımcılar ormana fidan diktiler.
6 Ağustos akşamının son etkinliği, ses sanatçısı Turgay Demir, şair Adem Çimli ve Ardahan Kültür Sanat Bileşenleri grubu ile Ardahan’a gelmiş etkinlik katılımcılarının sahne aldıkları, ses, söz ve şiir akşamı

About Post Author

About Post Author