ÇANAKKALE’DEN CILAVUZ’A…

ÇANAKKALE’DEN CILAVUZ’A…

Bir destandır bu topraklar

Çanakkale’den Cılavuz’a

Al kanatlı üveyikler üstünden uçar

Çanakkale’de / Kerevizdere’de bir subay

Kutülamare’de / Kâzım Karabekir Karargâhında yaver Saffet Arıkan

Mustafa Kemal’in Sovyet altınlarını teslim ettiği / Almanya’ya silah almaya gönderdiği Saffet

Mustafa Kemal öyle istemiş / bu kez Maarif Vekâleti’nde

Kim bu Tonguç ki / onca aday arasından

Bir elişi öğretmenini Saffet / İlköğretim Genel Müdürlüğü’ne atar

Vay kurban / hele bir bak

Eğitmen kurslarından Köy Enstitüleri’ne / Anadolu destan olmuş ayağa kalkar

Kepirtepe’den Cılavuz’a / halay tutar / horon kurar

Dün Çanakkale’de / Dumlupınar’da Mustafa Kemal ile Saffet ile düşmana kurşun sıkan köylü çocukları

Dün göğüsleri siper idi vatana

Bugün türküleri / oyunları / ürettikleri / öğrenip öğrettikleri bir unutulmaz ders

Sis Dağı’nın başında borona bak borana / Tonguç Baba’mızı istiyoruz horona

On bir çocuktan altısını yaşatabilmiş Ardahan Ölçekli Seyhat

Kür vadisi karlar altında / bir çocuğu kucakta / biri önündeki öküz hurcunda

Ata yurdu Ahıska’ya yürür de yürür

Can derdinde Seyhat / eri Deli Eyüp, Ziyarat’dan / Pikalluk’tan / kurşun sıkar köyü basan çetelere

Biri Dursun olsun çocukların adı / Biri Durmuş

Ki / açlıktan / yoksulluktan ve hastalıktan ölmesinler

Cılavuz’da su versinler çeliğe

Arıcılık öğrensinler ürettikleri hayat dersinde / tırpan çeksinler Muş ovalarında

Kat İso olsun ekip başları / üç gece dört gün sürer yol

Tırpan çeliklerine ter damlatsınlar ağa çayırlarında

Ekmekleri olsun döktükleri ter / Okusunlar Cılavuz’da

Halklarına ışık olsunlar / ses olsunlar

Binbaşı Kemal Bey ile tanışmış olsun Ardahan Hanaklı Kayalar’dan Selvi

Çanakkale ve Dumlupınar Gâzisi / Hanak İlkokulu öğretmeni

Okulunu elleriyle yapmış Binbaşı Kemal ile Kayalırın Selvi’den olmadır Perihan

Bekle hele Cılavuz / on bir yaşında yetim kalmış Perihan da varacak sana

Anası Selvi’yi Hanak’ta gözü yaşlı bırakarak

Dursun ile buluşacak

Dursunlar / Durmuşlar / Perihanlar açacak yoksul köylü çocuklarının yollarını

Başlarındaki bitleri temizleyip okul önlüklerini dikecekler elleriyle

Üç kuruş maaşlarıyla badana edecekler okullarını

Menfaatin / çıkarın çeteleri kesecek bir ömür yollarını

Yalanın ve talanın bezirgânları kelepçeleyecek kollarını

Düşe kalka yürüyecekler geleceğe / düşe kalka yürüyecekler aydınlığa

Hayatı bir dava bilmiş çocuklar yetiştirecekler

Hayatı bir türkü / bir masal bilmiş okuryazar çocuklar

Yoksulun / yetimin hakkını savunanlar

“Yavri yavri humma kuşu yükseklerden seslenir / Yar koynunda bir çift suna beslenir”

Ne çok severdi Dursun efkârlı türküleri

12 Mart’tan 12 Eylül’e / Mamak zindanlarından Hamburg sığınmacılığına

Bir ömür kavga / bir ömür hem de düğün ve bayram

Bitmedi / bitmeyecek Dursunlar / Durmuşlar

Daha bitmedi düğünler / toylar

Bekle Cılavuz / bekle Suuçan / yoksul Munise’nin hikâyesi yazılacak

Daha çok düşülüp kalkılacak

Ama andım olsun

Ne Çanakkale / Ne Cılavuz unutulmayacak…

 

19 Mart 2022, Alper Akçam

(Not: Yarın sabah 08.00 uçağı ile Kars’a gidip, saat 10.00’da başlayacak Görkemli Hatıralar yayınına yetişmeye çalışacağım. Yarınki Ankara Kitap Fuarı Cumhuriyet Kitap imzasında bulunamayacağım; okurlarımdan ve Cumhuriyet’den özür diliyorum. Bugün öğlen sonu Fuar’dayım; Salı gününden sonra yine Fuar’da olacağım. Serhan Asker’in konuğu olarak Görkemli Hatıralar’da Çanakkale’den Cılavuz’a giden yolu anlatacağım)

 

About Post Author

About Post Author