“SAVAŞIN VE BARIŞIN KÜLTÜRÜ”

“SAVAŞIN VE BARIŞIN KÜLTÜRÜ”

24-25- 26 HAZİRAN’DA, ARDAHAN’DA…

“Bütün kültürler özünde biraz barbarlık içerir” gibi bir tanımlama takılıp kalmış aklımın bir köşesine. Kime ait olduğunu tam anımsamıyorum (Raymond Williams olabilir) ama, kültür ayrılıkları, çatışmalar ve savaşlar için uygun bir zemin de oluşturur… Sorun, dilinden dinine, üretim anlayışından tüketimine, beslenmesine, giyinmesine, barınmasına, kimi zaman akla kara gibi duran, kimi zaman da birbirine benzeşen, hatta özdeşleşen bu ayrılık ve farklılıkların sahiplerine zarar vermeksizin bir arada yaşaması üzerine kafa yormak ve yollar bulmak olmalı…

İnsanların toplu olarak yaşamalarıyla birlikte, av ve besin toplama, barınma alanlarının paylaşımından, sınıflı toplumla birlikte ortaya çıkan, birikmiş emek üzerine hak sahipliği ve yağma anlayışlarından, davranışlarından kaynaklanan çatışmalar da başlamış gibidir…

Anadolu, Mezopotamya, Mısır, Hint, Çin uygarlıklarının deniz aşırı sıçraması ve bir çeşit buluşması gibi oluşmuş Antik Helen kültüründeki ilk büyük düşünürler Sokrates, Aristo, Platon’dan sonra Abbasiler ve “Endülüs Emevileri”nde kültür üzerine kafa yormuş İbni Sina’sı, İbni Haldun’u, İbni Rüşt’ü, Batı Rönesansı ve Aydınlanma çağının kapı açıcıları, ütopik ve maddeci sosyalistler, Marks Engels’e kadar, insanlık hep bu konular üzerine derin derin düşündü, çıkış yolları bulmaya çalıştı… Sosyal Devrimler ile (önce Fransız Burjuva Devrimi, sonra 1917 Bolşevik Devrimi) “Eşit, Kardeş ve Hür” bir dünya kurabilmek uğruna yola çıkmış büyük devrimciler tarihe adlarını yazdırdı. Kuşkusuz, emperyalizmin insanlığı uzlaşmaz medeniyet ayrılıkları ve çatışmalar üzerinden tanımlamaya çalışan ve savaşları değiştirilemez bir kadermiş gibi anlatan Samuel P. Huntington, Fukuyama ve tüm Şarkiyatçı düşünürlerin tersine, insanlığa ortak bir dünya, sınıfsız bir toplum kurabilmek için dinlerin ve dillerin, sosyolojik, paleontolojik ve etnolojik temelleri üzerine kafa yoran, sınıfları ve sınırları işçi sınıfı öncülüğünde kaldıracak bir “Dünya Devrimi”ne, hatta ortak bir dile yönelenler en büyük heyecanlara öncülük ettiler…

Tüm bu düşünce ve davranış çatışmaları içinde üzerinde konuşulan konu hep “Kültür” oldu…

Ardahan’da 17 yıldır sürdürmekte olduğumuz, pandemi nedeniyle 2020 yılı ara vermiş “Kültür ve Sanat Günleri”nin 17. sinin başlığını, insanlığın güncel ve can yakıcı sorunu, “Savaşın ve Barışın Kültürü” olarak seçtik…

  1. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri üzerine yaptığımız çok uzun ve hummalı tartışmalardan sonra, tarih olarak 24- 25- 26 Haziran 2022, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri üzerinde anlaşmaya vardık. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Vakfı’nın gönüllüleri, daha ilk kez o ortama ayak atanlar da dâhil olmak üzere, eşit söz haklarını kullanarak önerilerini dile getirdiler, kurum ve kuruluşlarla ilişkiler konusunda özgürce tartıştılar… Çağrılacak konuklar üzerine de kafa yordular, kabaca bir liste yaptılar. Öncelikli olarak “Kültür ve Sanat Günleri”nin günlük siyaset kurumlarından özerk ve özgür olması vurgusu öne çıktı… Kuşkusuz, yirmi yıla yakın bir süredir sürdürülen bu çabalarda Anadolu’nun çatısında varlığını sürdüren bu çoban ateşine destek olanlarla köstek olmaya çalışanları asla bir tutmayacağız; desteklerini esirgemeyenleri hep minnetle ve sevgiyle anacağız ama, asla herhangi bir siyasi odağın, ya da iktidar mekanizmasının arka bahçesi de olmayacağız…

“Ardahan Kültür Sanat Bileşenleri”, “Ardahan Belediyesi”, “Ardahan Valiliği İl Kültür Müdürlüğü” ile görüşerek, onların da görüş ve önerilerini alarak programı kesinleştirecek, içeriğin ve katılımın demokratikleşmesi için gereken çabayı el birliği ile göstermeyi sürdüreceğiz.

İki gündür Ardahan’dayım… Her gelişimde olduğu gibi bir memleket özlemi giderme ve ana-baba, ata-dede ocağının kokusuyla yeniden can bulma hayali uçtu gitti; onun yerini Vakıf yazışmalarının düzenlenmesi, klasörlerin yeniden gözden geçirilmesi, yapılacak Vakıf Senedi değişikliği için Ardahan Noterliği ve Ardahan Adliyesi arasında koşturmaca içinde çabalarken sinirlerim gerildi. Çevremdeki insanlar için zaman zaman kırıcı, çekilmez, yüzü gülmez, huysuz birisi oldum. Bunun da farkındayım. Ardahan’da olduğumu öğrenen Ankara’daki köylüm Medet Bilgin “Milleti dalazlama ağabeg,” diye mesaj çekmiş. Bu gidişle biraz zor… Yine bilsisayarlar ve yazıcı çalışmıyor, bir tek sayfa çıktı, bir fotokopi için koşturmak zorundayım; Vakıflar Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği’nden avukatlara, klasör karıştırıp evrak aramaya, sağa solatelefonlar derken daha Noter işini bile bitiremedik… Dört saat noter ile adliye arasında koştururken 7.000 adım atmışım. Sırada Asliye Hukuk’a dava açılması, yıllık beyannamelerin doldurulması ve o hengâme içinde kırdığım insanların gönüllerinin alınması var…

Kalan bir gün içinde tüm bunları becerebilecek ve Ölçek Köyü’nden Yılmaz Kömürcü’nün çay davetine icabet edebilecek miyim, bilmiyorum. Ankara Maliyesi’nden Fikriye arkadaşımızın (kendi iznini almamıştım, soyadını yazmayacağım) noter sözleşmesi ile artık resmen bize devretme kararı aldığı anneden kalma miras hakkını Ardahan ve insanlık kültürü için uygun kullanım yollarında kullanabilecek miyim, bunları zaman gösterecek…

Ama ne pahasına olursa olsun, biz, 17. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’ni 24/25/26 Haziran 2022 tarihinde Ardahan’da yapacağız ve “Savaşın ve Barışın Kültürü”nü konuşacağız… Bildiriler sunulacak, Dursun Akçam Ormanı’na yeni fidanlar dikilecek, ateşlen yakılıp kır yemekleri yenecek, tiyatro oyunları oynanacak, el ele bar tutacağız; davul zurna çalarken Özkan kardeşimle karşılıklı Teşi’ye (Bit Kırma)  çıkıp birbirimize polim atacağız, yüzümüze ayna tutup bıyık buracağız…

Barışın, kardeşliğin, özgür düşüncenin, gülüp eğlenmenin, emeğe ve doğaya değer vermenin geleneğini sürdüreceğiz; yeni dostlarla buluşacağız…

Şimdiden herkes, bir ucundan elini taşın altına koymaya, halaya,  horona girmeye, ormana fidan dikmeye, düşüncesini söylemeye, benim o günlerde yeniden çekilmez olacak huysuzluğuma tahammül etmeye hazır olsun…

24/25/26 Haziran 2022 tarihinde, 17. Dursun Akçam Kültür Günleri’nde, Ardahan’da buluşacağız…

Gününüz aydın olsun…

 

 

About Post Author

About Post Author