AŞK İLE…

AŞK İLE…

İnsan hayatta ne yapıyorsa, aşk ile yapmalı…
Bir düşüncenin, bir davanın ardında koşarken, çalışırken çıkar ve iktidar hırsıyla değil, aşk ile uğraşmalı…
Bu aşk denen şey, kimisi için kendini feda ettiği bir gönül tutulması olur, kimisi için gecesini gündüzüne kattığı, her şeyiyle içine daldığı bitip tükenmeyen bir mücadele gücü…
Aşk ile yola çıkanlardır bize yaşanası bir dünya bırakanlar… Aşk ile sevenlerdir, kendilerini sevdikleri için feda ederken bize dinlemekten doyamadığımız, şarkıları, türküleri, şiirleri bırakanlar…
Rütbelerini elinden almaya kalkan, kendisi için ölüm fetvaları veren saltanatlar ve hilafet makamlarına karşı yurdunu, insanını ve özgürlüğü aşk ile savunanlardır bize bu coğrafyayı sevdirenler, bize kötülüklere karşı savaşma gücü verenler… Aşk ile çalışanlar ve aşk ile vuruşanlar arzuladıkları şey az buçuk gerçekleştirildikten sonra da kendi çıkarları ve iktidarları için yaşamazlar; sıradan bir yurttaştan çok ayırmazlar kendilerini, şan, şatafat peşinde koşmazlar; asla kibir taşımazlar…
Gitmeyen varsa gitsin görsün, Anıtkabir’de Mustafa Kemal’den kalan eşyaların yalın ve onur kokan havalarını… Kendini kavruk Anadolu çocuklarının birer ateş topu olmasına adamış, gecesini gündüzüne katıp on binlerce öğretmene, öğrenciye mektuplar yazmış, Köy Enstitüleri gibi dünyaya örnek bir üretim ve özgürleşme eyleminin öncesi olmuş, enstitülü çocukların “Baba” diye andığı, her sabah okullarının bahçesinde tuttukları halaylarda horonlarda yanlarına çağırdığı İsmail Hakkı Tonguç kendisine önerilen “milletvekilliği”ni geri çevirmiş, işine bakmış, bir süre de aylığı elinden alınmış emekli bir memur olarak hayata gözlerini yummuştur.
On yıllardır okuduğum, benim ufkumu açan, bana akıl üstüne akıl katan başucu kitaplarımın yazarları da hep aşk ile davasını savunmuş, aşk ile düşün ve eylem dünyasında var olmaya çalışmış insanlardır. Ömrünün 22 yılını halk, bilim ve özgürlük aşkı ile bu ülkenin cezaevlerinde geçirmiş Dr. Hikmet Kıvılcımlı, hep aşk ile düşünmüş, aşk ile araştırmış bir büyük sosyalistti. 20. Yüzyılın başlarında iki arkadaşıyla birlikte önemli bir ekip oluşturup kültür ve dil üzerine, edebiyat üzerine önemli yapıtlar vermiş Rus Kültürbilimci Mihail Bahtin, Lenin zamanı önem verilen bir düşünür iken Stalin zamanında sürgüne uğramış, bir bacağını kötü koşullarda kaybetmiş, 1970’li yıllardan sonra Batı dünyasında adı duyulmaya, yapıtları Batı dillerine çevrilmeye başladıktan sonra da oradan gelen teklifleri geri çevirmiş, Soljenitzin, Pasternak ya da başkaları gibi kendisine kapitalist dünyadan sunulanları kabul etmemiş, bir zamanlar soylu bir ailenin de üyesi iken Sovyetler Birliği’ne dönüp bir yoksullarevinde yaşama gözlerini yummuştur…
Aşk ile yapılan şey değer kazanır, aşk ile tutulan iş bereketli olur…
Aşk ile diktiğim için belki çekirdeklerim bile ağaç oldu; kendiliğinden çıkıvermiş fidanlar, rahat büyüsünler diye taşıdığım her yerde yaşama tutundu…
Aşk hayatın gerçek aynası, yürütücü gücüdür… Eğer çıkar ve iktidar sahipleri, hayatı hep kendilerine yontanlar, cukka doldurmaya bakanlar, ilelebet egemen olsalardı, insanlık bir adım ileriye doğru kıpırdayamazdı. Ne aşılar bulunurdu, ne insanoğlu uzaya ulaşmak için yollar arardı, ne de bu güzel müzikler, filmler, oyunlar, edebiyat yapıtları olurdu.
Yaşamın her alanında aşk vardır… Paylaşma, dayanışma duyguları da aşk içerir… Amatör futbolu onun için çok sevdim. En ağır koşullarda genel cerrah olarak çalışırken Karabük Demirspor’un, Esnafspor’un hiçbir antrenmanı aksatmayan, hep en önde koşmaya çalışan oyuncusu oldum.
O zamandan beri futbol maçlarını izler, oradaki aşkı ve akıl gücünü çözmeye çalışırım.
Şimdi izlediğim maçlarda Kerem Türkoğlu adlı bir oyuncu var Galatasaray’da… Belki çok yetenekli değil, belki çok da dikkat çekecek farklı işler yapmıyor ama maç boyunca aşk ile koşuyor, kendisini parçalıyor, ter kan içinde kalıyor… Böyle insanların varlığı bizdeki aşk duygusunu güçlendiriyor. Sevdiklerimizin değerini daha iyi biliyoruz. İçimizdeki aşka sahip çıkıyoruz…
Aşk ile sevdiğimizde ancak, sevilmeyi de hak ediyoruz…
Gününüz aydın olsun değerli dostlar…

About Post Author

About Post Author