YAPMAYIN BEYLER!

YAPMAYIN BEYLER!

“Esnaf Bakanlığı Kuracağız!” diye bağırıyor ana muhalefet partisinin yöneticileri… “Esnaf Bakanlığı Kuracağız!” diyerek çıkıyorlar ekranlara, bunu söyleyerek oy toplamaya aday olmuşlar…
Yapmayın beyler! Bu ülkenin Ticaret Bakanlığı yok mu? Bu ülkenin Ticaret ve Sanayi Odaları, bu ülkenin esnaf birlikleri, konfederasyonları yok mu? Onlar ülkenin en merkezi yerlerinin de taşrasının da en çok sözü geçen kurum ve kuruluşları değil mi?
Alın işte taksici esnafının İstanbul’daki gücünü görün, belediyeye de halka da kök söktürmüyorlar mı?
İlle de yeni bir şey söyleyecekseniz, halka bu zor günlerde güzel bir hedef, umut bağlanacak bir çıkış yolu gösterecekseniz, “Kooperatif Bakanlığı Kuracağız!” deyin… “Üretim ve Üretici Bakanlığı Kuracağız!” deyin… Yüz yıllardır anası ağlayan, soyulan, yetiştirdikleri bezirgân anaforuna kapılıp tüketiciye ateş pahasına gelen üreticiye sahip çıkın. Onlarca yıldır yapılan yanlış politikaların en katmerlisine, birilerine şirin görüneceğiz diye siz de balıklama atlamayın.
Yarın geleceği garantili, çoluk çocuğuna doyacak ekmek, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik sağlayacağız derseniz, bunu yapabilecek olsanız, o esnaf dediğiniz, sayısını iki milyon yüz bin diye verdiğiniz vatandaşlarımızın en az yarısı o kahır çektiği, borç ve kredi batağında bocaladığı dükkânının kapısına kilit vurup koşa koşa işe başlamaya gelir. Tanıdığım nice esnaf var ki, işsizlikten, geçim sıkıntısından bir yer açıp bir şeyler satarak, dükkânının önüne iki istemle koyup çay taşıyarak evini geçindirmeye çalışıyor… Çoğunluk da başarabildiği söylenemez… O milyonluk esnaf rakamlarının arkasındaki gerçek “gizli işsizlik”tir!
Bu ülkenin yüz akı, geleceğinin garantisi olabilecek eğitim ve üretim seferberliklerinin önüne de bu sizin de koşarak katıldığınız, üretim yerine “ticaret”i yeğleyen, sonuçta piyasayı elinde tutanların işine yarayan politikalar takoz koydu. Üretim yerine tüketim ve ticaret kışkırtıldı, tarım ve hayvancılık, ağır sanayi hamleleri yalnız bırakıldı, özelleştirme saldırıları karşısında, betonlaştırmalar karşısında eriyip gitti.
Köy Enstitüleri’nin “İş içinde eğitim”, “Üretim için eğitim” bayrakları yerine ticaret zihniyeti geçirildiği için bu ülkenin ekonomisi baltalandı, tefeci bezirgân zümrenin ve besleme Finans Kapital’in ihanetine uğradı Cumhuriyet!
Memleketin durumu içler acısı… Ülkeyi yönetenlerin basın toplantısına çağrılan gazeteciler hiç utanmadan başlarını önlerine eğmiş, ellerine önceden tutuşturulmuş kâğıtlardan sorular okumaya çalışıyorlar. Böyle basına, böyle gazeteciliğe kargalar bile güler… Ne basın özgürlüğü kalmış, ne bağımsız yargı, ne elle tutulur bir hukuk ve demokrasi, ne de paramızı para yapacak bir üretim gücü… Meclisin ortasında yumruklu kabadayılar muhalefet yöneticilerinin burnunu kırıyor. Halkın pahalılıktan, işsizlikten anası ağlamış, siz kalkmış “Esnaf Bakanlığı Kuracağız!” diyorsunuz… Yalnızca betoncu müteahhitler ve iktidara yakın olup devlete ve millete pahalı mal satanların el üstünde tutulduğu bu sistem böyle bir anlayışla değiştirilemez. Bu millet geleceğe umutla bakamaz…
Alın size o dünkü yanlışın bugün ödediğimiz faturaları…
Cumhuriyet’in kültür ve eğitim politikalarında, ortaöğretim göz önünde bulundurulduğunda, üretime yönelik sistemli bir programdan çok ticaretin kışkırttığı bir eğitim yönlenmesinin öne çıkmış olduğu açıkça görülür.
“30 yıllık Cumhuriyet çağında orta meslek okullarının bilânçosu şöyle olur:
Tarım               Ticaret         İmam-Hatip
1930-31 yılı             5                   5                 2
1959-60 yılı           11                  69               37
Artış (30 yıllık)     %220             %1890         %1850
Verilen önem sayısı   1                    9                9”
(Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Türkiye Köyü ve Sosyalizm, s 44)
Bırakınız bu birilerine şirin görünme çabalarını… Ülke gerçeklerini görün; geleceği üretim ve örgütlenme seferberliği üzerine kurmayı hedef gösterin…
Yapmayın beyler!
Gününüz de aydın olsun sevgili dostlar…

About Post Author

About Post Author