19 MAYIS…

Yüz yıl geçmiş deseler ne / yüz iki yıl ne

On Dokuzudur Mayıs’ın yine

Yine hırçın / yine onurla / yine gururla kabarır

Yine aşkla kucaklar Anadolu toprağını / Karadeniz’de dalgalar

“Suyun üstünde bilyeler gibi / bir iner bir kalkar / takalar / mavnalar

Samsun’un evleri denize bakar

Kop Dağı’nda bir çeşme var / haram etmiş uykuyu / gece gündüz akar da akar…”

Ne rütbesi teslimiyetçi saltanatın / ne idam hükümlü işbirlikçi Şeyhülislam fetvası

Ne yüzyıl sonrasında ayyaş karalaması

Eğilin öpün şimdi top yekûn / atının bastığı o toprağı

Ne ardında halk kışkırtıcısı sarıklı cüppeli Rahip Fru sahte hocası / İngiliz istihbarat binbaşısı / ne kapkara yüzlü molla Necmeddin soytarısı

Dinler mi Anadolu’m / dinler mi Rumeli’m

Bir millet gece gündüz akar İnebolu’dan, Samsun’dan

Kadınlarım hele / gelini / ebesi / nenesi

Elleri öpülesi

Kağnısının üstünde donakalmış Elif / yorganının altında top mermisi

Kastamonu girişinde aç kalmış kundağında bebesinin sesi

Böyle boyun eğdirecektir ihanete ve kör menfaate / halkımın özgürlük ve yurt sevgisi

Her 19’un da Mayıs’ın çiçekler açar İzmir’in dağlarında

Bayburt’tan / Maraş’tan / Karayılanlar kalkar / Antep’ten / Urfa’dan

Yanar tutuşur da Karakoyun / vurmaz ağzını suya Kızılırmak’tan

Ya Divriği dereleri / Ya Eğin türküleri

Ergene’den / Silifke’den / Diyarıbekir’den / Kuzeydoğu’da Cenubi Kafkas Cumhuriyet’ten

Memetler sökün eder ar ve namus cephesine

Her 19’un da Mayıs’ın / bu ülke / bu güzel vatan

Mustafa Kemal’inin adında bir daha ayağa kalkar

Her 19’unda Mayıs’ın

Bu millet / onurla / gururla / değil bir kere / bin kere daha doğar…

 

About Post Author

About Post Author