Yöremiz derneklerinin büyük şehirlerde yaptığı etkinliklerde diğer şehir derneklerinden bir ayrıcalığı, tuttukları çok önemli bir yol vardır; sergilerinde yazarlara ve kitaplara da yer açarlar. Bu davranış biçimi, hem kültüre ve kitaba verilen değeri gösterir, hem de piyasa ekonomisi içinde kitabın da yağ, peynir, bal ya da diğer kullanım nesneleri gibi alınır satılır bir değişim değeri olduğunun işaretidir. Yazarlarımıza düşen görev, kitaplarını diğer mallardan ayırabilmeleri, amacın yalnızca “satmak” olmadığını bilinçlice kavrayabilmeleridir.
Yazının ve kitabın kültürde çok büyük anlamı ve farklı bir değeri var… Son hazırladığım makalede, üç ABD başkanına danışmanlık yapmış S. Frederick Starr’ın “Kayıp Aydınlanma” kitabını mercek altına almaya çalıştım. Orta Asya tarih üzerine çok önemli bir arşiv çalışması gibi de olmuş bu değerli araştırmacının büyük emeklerle hazırladığı kitabın son bölümünde Asya Aydınlanması çöküşünde, göçebe Türklerin rolü üzerine açtığı tartışmaya ben de kendi birikimimle katıldım. Göçebe toplumların yazıda geç kalmış olmalarının kendi gelişimleri üzerinde olumsuz etkileri olmasına karşın, tarih ve genel toplumsal gelişmedeki çok büyük olumlu rollerini tartışmaya katılanlara bir kez daha anımsatmak gerekti… Büyük antropolog Lewis Henry Morgan, tarihi sınıflamasında hayvancılıkla geçinen göçebe toplumları “Orta Barbar” olarak adlandırmıştı. Marksizm kurucusu Karl Marks ta ölmeden önce bir ömrü kardeş gibi geçirdiği F. Engels’e bu konuyu vasiyet etmişti. Engels’in “Ailenin, Özel Mülkiyetin, Devletin Kökeni” adlı çok değerli kült yapıtı, bu vasiyetin ürünüdür. Ancak, antika tarih ve özellikle Asya ve İslam tarihi üzerine en büyük tarihsel diyalektik açılımı Türk sosyalisti Dr. Hikmet Kıvılcımlı “Tarih / Devrim / Sosyalizm” yapıtı ile getirmişti. Tarihin zembereğini oluşturan barbar toplumlar ile yerleşik uygarlıklar arasındaki çatışmalar, İslam ve Osmanlı tarihlerinin maddesi, ilkel sosyalizmden kapitalizme ilk ve son geçişler, İngiltere ve Japonya örnekleri, onun konuyla ilgili yapıtları okunmadan duruca kavranamaz.
- Frederick Starr’ın, Orta Asya’daki kuraklığın nedenini yaygın orman kesimi ve yoğun koyun sürüleri otlatmasına bağlayan saptaması, benim, kendi yöremde neredeyse altmış yıldır verdiğim mücadelenin ne kadar önemli olduğunu da işaret ediyordu.
Yazı ve kültür, insan toplumunun gelişiminde çok önemli bir yer tutar; yazı insanın tası yetisini, soyutlama ve imgelem gücünü çoğaltarak kültürde sıçramalara, kalıcı değişimlere yol açar.
Asya toplumu kimi dini bağnazlıklardan (aklı ve bilimi öteleyen Nizamülmülk medreseleri, Gazali gibi bağnaz düşünürler) Moğolların taş taş üstünde bırakmamış saldırılarına kadar farklı etkenlerin altında bocalarken, Batı dünyasında, Aristo ve özdeksel düşünceyi kendilerine yeniden tanıtan Endülüs kültürünün can verdiği Batı Rönesansı, matbaa ile buluşmasını gerçekleşiyordu.
Bütün bu tarihi gerçekler ve günümüzün olguları üzerine konuşurken Finlandiya gibi kültürde ve eğitimde büyük adımlar atmış ülkelerde digital görsellik yerine yazıya ve kitaba doğru önemli bir dönüş olduğunu da vurgulamakta yarar var.
Çağdaş kültür, kitapsız olamaz, toplumu kavrayıp yeni ufuklar açamaz. Yöremiz tarihinin özelliklerini, babalarımızdan, dedelerimden alıp getirdiğimiz kültürümüzü yaşatmayı başaramazsak, hatta insan özümüzün yeti ve becerilerini, imgelem alanını yazılı kültür aracılığıyla çoğaltamazsak, dünyanın egemeni güçler karşısında kendimiz olarak direnebilmemiz de mümkün değildir.
1 Kasım Pazar günü, Saat13.00’ten itibaren, Ankara Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu’nun düzenlediği tanıtım günlerine Dursun Akçam ve Alper Akçam kitapları ile birlikte katılıp orada isteyenlere kitap imzalayacağım. 3 Ekim günü Ötüken Kitap Kulübü ile birlikte gerçekleştirdiğimiz, onlarca güzel insanın katıldığı, dört saati bulan konuşma sonunda “artık yoruldum” diyerek bitirmek zorunda kaldığım o güzel söyleşide iban üzerinden parasını yatırıp kitap bittiğinden alamamış okurlarıma da kitap getireceğim yanımda.
Tüm dostları, okurları ve hemşerileri buluşma, sohbet ve destek için bekliyorum…
Gününüz aydın olsun…

