İŞTE CUMHURİYET KADINI…

İŞTE CUMHURİYET KADINI…

Cumhuriyet, yalnızca voleybolcu kadınlarımızla değil, bilim insanlarımızla, toplumda yol açıcı yerlere gelebilmiş kadınlarımızla da değerlendirilmesi gereken bir büyük nimettir…

Aynı zamanda kendi toplumsal geleneğimizin kadına verdiği değerin, tanrıça Umay’dan, Kybele Ana’dan Kurtuluş Savaşı kahramanlarına, oradan günümüze uzanan Leyla Erbil, Ayfer Tunç gibi edebiyatçılarımızla, Türkan Saylan gibi, Kuçuradi gibi bilim kadınlarımızla, insan hakları savunucuları ile bugünlere uzayan bir zincirin pırlanta gibi parlayan halkalarıyla da görülüp bilinçle savunulması gerekir…

İoanna Kuçuradi’nin aynı zamanda 6-7 eylül olaylarında babasının dükkanı yağmalanıp yakılmış (soyu kurusun o zalimlerin, onları kışkırtanların) Rum kökenli bir yurttaşımız olması ayrı bir övünç kaynağımızdır. 18 Ocak 1919 günü Kars’ta kurulan ilk Cumhuriyetimiz olan Cenubi Garbi Kafkas Cumhuriyeti’nde de Rum öğretmen Yelena’yı Eğitim Bakanı olarak aramıza katmıştık…

Yaşamı başarılarla dolu bir bilim insanını yitirmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Gerçek toplumsal geleneklerimizin, sonradan toplumun başına oturtulmaya çalışılan Ortaçağ zihniyetine karşı kadın haklarını savunan, Köy Enstitüleri’nde pozitif ayrımcılık ile kızlarımızı baş üstünde tutan, birçok Batı ülkesinden önce kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı tanıyan bir ülkede yaşadığımız için onur duymalıyız. Ülkemizin kadın gerçeği birtakım biçimsel görünüşlerle politika sahnesine girip memleketin kaymağını yemeye çalışan, üst üste altmış özel kalem müdürü atayıp kendisine verilen yetkileri istismar eden kadınlarla değil Kuçuradilerle somutlaşmalı… Kızlarımız bilimi, dürüstlüğü, hakyemezliği ilke olarak seçmeli.

Neler yok ki onun yaşamında…

1969’da Hacettepe Üniversitesi felsefe bölümünü kurdu ve 2003 yılında emekli oluncaya dek bölümün başkanlığını yaptı. 1997’den itibaren Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi yönetiminde yer alarak bu merkez bünyesinde kurulan UNESCO kürsüsünün başkanlığını yaptı Ayrıca Koç Üniversitesi mütevelli heyetinde yer aldı. 2015 yılında ODTÜ tarafından kendisine “Senato Özel Ödülü” verildi.

İoanna Kuçuradi, aralarında Türkiye Felsefe Derneği (kurucu üye, 1974-1980 arasında genel sekreter ve 1980’den itibaren başkan), Afro-Asya Felsefe Derneği (2010’dan itibaren başkan), Uluslararası Felsefe Dernekleri Federasyonu (FISP, 1983’ten itibaren yürütme komitesi üyesi, 1988-1998 arasında genel sekreter, 1998-2003 arasında başkan, 2003-2008 arasında eski başkan ve 2008’den itibaren onursal başkan), Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık İnsan Hakları Yüksek İstişare Konseyi (1994-1996 arası başkan), Uluslararası Felsefe Enstitüsü, Paris (2014-2017 yılları arasında başkan ve o tarihten itibaren onursal başkan), Türkiye İnsan Hakları Ulusal Danışma Konseyi (2002-2005), Avrupa Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığı İzleme Merkezi, Viyana (Gözlemci, 2004-2007) ve BM İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Türkiye Milli Komitesi (1997-2005 arası başkan) bulunan çeşitli dernek ve kuruluşlarda görev aldı.

1983’te Uluslararası Felsefe Kuruluşları Federasyonu FISP’in yönetim kuruluna seçildi ve 1988-1998 arasında genel sekreter, 1998-2003 yılları arasında da federasyon başkanı olarak görev yaptı. 2 Ekim 2026’daki ölümüne kadar, 46 yıl bu federasyonun onursal başkanlığı unvanını taşıdı.

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) olarak, Köy Enstitüleri’nin 84. Kuruluş etkinlikleri kapsamında “Aydınlanma Onur Ödülü”nü 17 Nisan 2024 günü Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’ye vermiş olmanın ayrı gururunu da taşıyoruz.

Kuçuradi’nin anısı önünde eğilirken hâlâ cariyeli, haremlikli yozlaşmış Osmanlı saltanatının propagandasını yapmaya kalkan ve ülkemizi öylesi bir yaşama doğru sürüklemeye çalışan birilerine de akıllarını başlarına toplama önerisini bir kez daha yapıyoruz. Gâzi Ertuğrul’un kayı boyu geleneklerini taşıyan Osmanlı beyliğini ayrı tutuyoruz; o Osmanlı ki, ele geçirdiği topraklarda üreticiyi “toprağı kullanan” olarak, diline ve dinine bakmadan “Beytülmal”ın bir parçası saymış, kadınını da hep baş üstünde tutmuş ve yozlaşma dönemine kadar onu yalnızca bir haz ve hizmet nesnesi olarak görmemiştir…

Selam olsun Kuçurnadi’nin ve yitirdiğimiz tüm değerlerimizin anısına; onlar gelecek için bize çok güçlü ışıklar tuttular.

Gününüz aydın olsun değerli dostlar…

04 Ekim 2026

 

About Post Author

About Post Author