NEŞET ERTAŞ HALKTIR…

“Bozkırın Tezenesi” Neşet Ertaş aramızdan göçeli on dört yıl olmuş…

Neşet Ertaş, halktır… O, hiç okul yüzü görmemiş, Anadolu toprağından ve insanlık tarihinden süzülmüş türkülerden edindiği bilgeliğiyle Süleyman Demirel’in kendisine verdiği “Devlet Sanatçısı” ününü kabul etmemiş, “Ben halkın sanatçısı olmak istiyorum” deme erdemini gösterebilmiş bir yüce gönüldür. Neşet Ertaş, halkının ve benim gönlümün tahtındadır; hep öyle kalacak…

Şöhrete ulaştığında, eline üç kuruş para geçtiğinde de otobüs firması kurmamış, lahmacun dükkânı açmamış, bezirgânlar saltanatına heves etmemiş, halk tarafında, hep o güzel halk yüzüyle kalmıştır.

Neşet Ertaş, kimi aydınların “pis”, kimilerinin “uyuşuk”, kimilerinin “tembel” dediği halkın tam da kendisidir! 2009 yılında UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Envanteri” arasına adı alınmış bir halk sanatçısıdır. O, yüzlerce yıl, yozlaşmış Osmanlı sarayının ve seçkinci “Divan” kültürünün baskısı altında yaşarken kendi yağında kavrulup her türlü zorba saltanat diline kıçıyla gülmesini becermiş halk kültürünün, aydınlarımızın çoğunluğu tarafından değeri bilinememiş o büyük gücünü, Mihail Bahtin’in deyimiyle “derin dip akıntılarını” temsil eder…

Horasan-Hazar kaynaklı konargöçer kandaş toplum kaynaklı Türkmen / Abdal geleneğinin son büyük temsilcisidir o…

Neşet Ertaş’ın türküleriyle gencecik bir tıbbiye öğrencisi iken, ülkücü arkadaşlarımın kaldığı ve dini karıştırmaksızın sabahlara kadar siyaset tartıştığımız Ankara İtfaiye Meydanı’na yakın küçük bir apartman dairesinde, sınıf arkadaşım İrfan Yıldırım’ın bağlaması aracılığıyla tanıştım. İrfan, çok severdi Neşet’i… Neşet Ertaş’ta, hem bugün birilerinin “müttefiki” olmakla övündüğü, bizim gibi ülkelere demokrasiyi çok gören, “Monarşi” öneren ABD’nin kanlı tuzak örgütleyicisi CİA’nın, onun yönettiği devlet karanlık güçlerinin kanlı tuzaklarına alet olup aydınlara tetik çekmemiş ülkücülerini, hem de zamanın devrimcilerini kendine çeken farklı bir güç olduğunu anlayabilen, farklı siyasi görüşlerine karşın dost olmayı başaran ayrıksı bir öğrenci grubuyduk sanki…

Dr. İrfan Yıldırım, Samsunluydu… Hekimlik görevine başladıktan hemen sonra, denizde boğulmakta olan birini kurtarayım derken kendi canından oldu, genç yaşta aramızdan ayrıldı…

Neşet Ertaş’ın türkülerindeki, onun sazındaki, sözündeki değeri ve bilgeliği en iyi kavrayan bir aydın arıyorsanız, halk kültürü üzerinden ölümsüz okullar kurmuş olan İsmail Hakkı Tonguç’u bir kez daha anımsayın. Tonguç çağırdı halk âşıklarını “usta öğretici” olarak, kavruk Anadolu çocuklarının birer ateş topu olarak yetiştiği o okullara… Sabahattin Eyüboğlu ve Bedri Rahmi gibi kaymakam çocuğu, Fransız eğitimi almış aydınlar da o halk kültürünün yüceliğine saygı duydular…

Neşet Ertaş’ın neredeyse her türküsü bir söz hazinesidir. Onun da, el aldığı babası Muharrem Ertaş’ın da sanat damarında hem içine doğup büyüdükleri kamusal halk kültürünün gücü, hem o geleneğin devrimci, değiştirici etkinliğiyle parlamış kendi sanatçı yaratıcılıkları vardır…

Neşet Ertaş’ı bir ömürdür severek dinliyorum; her dinleyişimde de mektep medrese görmemiş bu Türkmen / Abdal geleneğinin son temsilcisine, halk bilgesine olan hayranlığım çoğalıyor.

Kendi toprağına, coğrafyasına, halkına tepeden bakan, özellikle de “liberal” geçinen aydınlarımızın da, Anadolu kültürünü Orta Çağ artığı derebeyi Muaviyeci bir karanlıkla örtmek isteyen, gelenek denince akıllarına kadını ve çocuğu bir hizmet nesnesi, taciz öğesi gören emperyalizm bağlantılı cemaat-tarikat destekçilerinin de Neşet Ertaş’ı anlayamaz; onların Neşet Ertaş’tan ve onun gibi halk temsilcilerinden öğreneceği çok şey var…

Bizim değerini bilemediklerimizi UNESCO bildikçe, ‘Yaşayan İnsan Hazinesi” saydıkça benim utançtan yüzüm kızarıyor.

Ne diyeyim ki ben, bizim kendini bilmez aydınlarımıza ve ülkesinin geleceğini kendi çıkarları için Orta Çağ ve Orta Doğu bataklığına sürüklemek çabasındaki çirkin politikacılarımıza…

Yattığın toprak incitmesin seni ey Neşet Baba! Devrin daim olsun, ey halk kültürümüzün derin gücü…

Gününüz de aydın olsun…

25 Eylül 2026

About Post Author

About Post Author