Memleketim Türkiye kuşkusuz… Daha özel anlamda, çocukluğundan başlayarak doğasına, ormanına, kırına bayırına, karına boranına, paylaşımcı, dayanışmacı insanına vurgun olduğum Ardahan ve çevre coğrafya… Bu yıl da Ölçek köyündeki evimde iki ay kaldım. Ayrılırken de her zaman olduğu gibi bir gariplik, bir hüzün çöktü içime. Adım adım Cenubi Garbi Kafkas Cumhuriyeti’ni kurarak ülkesine ve dünyaya örnek olmuş memleketimden ayrılırken, kışı çetin, yazları serin o yaylaların batısında yer alan Göle’den aşağı inerken ılıman iklimin. Sebze, meyve üretiminin başladığı, bence dünyanın en lezzetli sebze ve meyvesini yetiştiren Kosor’da, yol kenarında sergi açmış bir köylümüzden domates, salatalık, biber aldım; Tortum Bizim Petrol’de artı bizim için bir ritüel olmuş o müthiş cağ kebabından yedim.
Domatesin tadına Ankara’da bakabildim. Eşime, “Yalnızca şu domatesin tadı için bile o memleketin her türlü kahrı çekilir” dedim.
Türkiye’mizin her bucağında ayrı bir tat, ayrı güzellikler var; ve ne yazık ki, o güzellikleri üretenler yaralı kuşlar gibi bin zorluk içinde kıvranıyor. Üretici, emekçi, emekli, ülkeyi yönetenlerin umurunda bile değil. Onlar büyük müteahhit kazancı, aracının, bezirgânın borususun öttüğü bir düzen kurmuşlar. Üreticinin üçe sattığını şehirde bize otuza dayıyorlar. Devletin tüm kurumlarına da kendi gelecek hesaplarına göre bir ayar verdiler. Eğitiminden yargısına herkesi hizaya soktular. Geçenlerde bir gazeteci dostumun kanalında dinledim. İnanılmaz ve hukuk adına cinayet sayılacak bir kararla parti yönetimine el konulmuş CHP’de parti meclisinin çoğu istifa etmiş, binin üstünde delege kurultay için imza vermiş. Kurultay yapılmıyor, hukuken meclisi düşmüş olduğundan varlığı sona ermiş parti de hiçbir şey olmamış gibi çalışmasını sürdürüyor. Tek bir savcının, Yüksek Seçim Kurulu’nun umurunda bile değil olanlar. Savcılar gece gündüz yazılıp çizilenlerde birilerine “hakaret” unsuru arayarak kendilerine verilmiş yetkinin bedelini seve seve ödeme derdindeler.
Hey gidi güzel memleketim…
Boyun eğmek yok, küsmek yok!
Bu memleket kimsenin babasının malı değil. Şanlı Kurtuluş Savaşı ile kurulmuş bir Cumhuriyetin, dünyaya örnek olmuş Köy Enstitülerinin çocuklarıyız biz.
Gününüz aydın olsun değerli dostlar…
14 Ağustos 2026
