
İktisadi açıdan beklenti, fiyatlar, gelirler, vergiler, gibi iktisadi değerlerde olası gelişmelerin ne olacağını ifade eder. Tüm iktisadi ajanların (üretici -tüketici) enflasyon beklentisinin dezenflasyonist politikalarda dikkate alınması gerekir.
İktisatta, “Enflasyon beklentileri”, “Adaptif beklentiler”, “Rasyonel beklentiler”, “Enflasyon ataleti / inertia” ve “kronik enflasyon” başlıkları altında incelenir.
Rasyonel beklenti, insanların gelecekle ilgili tahmin yaparken mevcut tüm bilgileri mantıklı biçimde kullandığını savunan ekonomi görüşüdür.
Yani kişi ya da piyasa, karar verirken sadece geçmişe bakmaz; aynı zamanda:
- Güncel verileri,
- Ekonomi politikalarını,
- Haberleri,
- Geçmiş deneyimleri,
- Olası sonuçları
- Siyasi sorunları da dikkate alır.
Özetle, halk, firmalar ve çalışanlar “enflasyon devam edecek” diye beklerse, fiyatlar, ücretler, kiralar buna göre artırılır. Bu davranış da enflasyonu gerçekten devam ettirir.
Buna kronik enflasyonda beklenti kanalı veya enflasyon ataleti denir.
Enflasyon beklentilerini artıran sorunlar nelerdir?
Hane halkının ve piyasa katılımcılarının enflasyon beklentisi resmi verilerden daha yüksektir.
- Hane halkı bir yıl sonrası enflasyon beklentisi yüzde 51,56’dır.
- Piyasa katılımcıları yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 28,94’tür.
- TCMB yıl sonu resmi beklentisi yüzde 26’dır.
1- Dezenflasyonist politikalara karşı güven sorunu oluştu, zira MB para ve faiz politikası mali politikalarla desteklenmiyor. Medyada her gün kamu kurumlarının şatafat harcamaları yer alıyor.
Aynı şekilde medyada kamu altyapı yatırımlarının pahalı yapıldığı, atıl kaldığı ve etkin olmadığı yazılıyor. Bu nedenle halkta mali sorunların artacağı beklentisi oluştu.
Bütçe açıkları devam ediyor. Mali disiplin sağlanamadı. Hazine ve Maliye bakanı vergileri artırdı; bu defa da reel sektörde daralma başladı, üretim düşmeye başladı, mal arzında düşme kaçınılmaz olacak ve fiyatları artacaktır beklentisi oluştu.
2- Merkez Bankası sürekli olarak döviz satıyor veya aldığı önlemlerle kurların piyasaya göre oluşmasını engelliyor. Bu defa piyasada yeni bir kur şoku beklentisi oluşmaya başladı. Halkın geçmiş deneyimleri Kur şoklarının fiyatlarda da şok artışlar yaratması şeklinde yaşandı.
3- Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, CHP üzerindeki yargı baskısının artması ve Anayasa Mahkemesi kararlarının fiilen askıya alınması, hukukun üstünlüğüne dair endişeleri derinleştirerek enflasyon beklentilerini olumsuz etkilemektedir. Siyasi belirsizliği artıran bu gelişmeler, halkta paniğe neden olmakta, kurumsal güveni zayıflatmakta; risk primini ve döviz kuru beklentilerini yukarı çekerek enflasyon beklentileri üzerinde olumsuz baskı yaratmaktadır.
4- Hükümet ve kurumlar, ekonomik istikrar sorunlarını kabul etmek, istikrar programı yapmak ve çözmek yerine, algı yaratıyor. Ancak geçmişte bu algılar bir işe yaramadı, şimdi algı yaratmak güven sorunu doğurdu ve beklentileri negatif etkiliyor.
Kronikleşen beklentileri kırmak için, Hükümetin istikrar programı yapması, kurumsal yapı, yargı bağımsızlığı konusunda oluşan algıyı hukuk reformu yaparak düzeltmesi bütçede tasarrufa girmesi gerekir.
Yayınlama 21 Mayıs 2026
Yayın Köşe Yazıları, Son Köşe Yazıları, vitrin, vitrin2, Yeni Çağ
