DAYANIŞMA YAŞATIR!

Yıllardır alın terlerinin, kahırlı emeklerinin karşılığını alamayan Doruk Madencilik işçileri Ankara’ya yaptıkları yürüyüş ve on yedi gün süren, Ankara Kurtuluş parkında polisin biber gazı, copu, gözaltılar içinde geçen mücadelesini kazandı!

Ankara, neredeyse yediden yetmişe bu onurlu işçiler için ayağa kalktı. Depremlerin de ilk yardıma koşanları olan maden işçileri büyük riskler ve zorluklar altında üç kuruş ekmek parası kazanıp çoluk çocuklarını geçindirmeye çalışıyorlar. Onların sırtından geçinenler, halktan toplanan vergileri devlet teşviki olarak ceplerine koyanlar ise lüks içinde, şatafat içinde yaşayıp işçilerin alın terine konmayı, onları açlık içinde kıvrandırmayı hüner sayıyorlar. Çünkü bu kara düzen, müteahhite, yandaş ihaleciye, memleket toprağını hallaç pamuğu gibi atan, ormanına, zeytinine, bağına, bostanına el koyan maden şirketlerinin sahiplerine çalışan bir düzen…

Dr. Turhan Çömez’in yaptığı açıklamaya göre, bu şirket hükümetten tam iki bin üç yüz altmış dört maden arama ruhsatı almış…

Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’da on yedi gün süren eylemi sırasında müthiş bir dayanışma yaşandı. Ankara Tabip Odası yönetimi ve üyesi genç doktorlarından Gençlerbirliği taraftarlarına kadar herkes onların yanındaydı. Tabip Odası üyesi genç kardeşlerimiz onların sağlık sorunlarıyla da yakından ilgilendi.

Bu arada işçilere destek olarak gelen irili ufaklı sol parti ve gruplar parti ve grup flamalarını insanın gözünün içine sokar gibi kaldırmasalar, böyle dükkân reklamı yaparak marifet yaptıklarını sananlar biraz daha yapıcı, birleştirici olsalar, kendi dükkân tabelalarını biraz geride tutsalar çok daha iyi olacak.

Bir sözüm de televizyon yorumlarına çıkan, çokbilmiş ahkâmcılara! Akşamları sözü döndürüp dolaştırıp “Mutlak Butlan”, “CHP’nin Kapatılması” gibi şeylere getirip birilerinin aklına karpuz kabuğu düşürüyorlar. Geceli gündüzlü baskılara, gözaltılara, hukuksuz tutuklamalara karşı yiğitçe, özveriyle direnen yöneticilere ve partililere moral bozucu, ortalık karıştırıcı birer gamlı baykuş rolü oynuyorlar.

Dayanışma ve onurlu direniş kazandı.  Etkinlik bitiminde görevleri gereği zaman zaman işçilere sert davranan polislerin bir buket çiçekle onları uğurlamaları da unutulacak gibi değil…

Helal olsun Ankara’ya, helal olsun Türkiye’ye, helal olsun onuru ve ekmek parası için direnen işçi sınıfına…

Selam olsun Ankara Tabip Odası’ndan Gençlerbirliği taraftarlarına kadar tüm Ankara halkına…

Bütün sorunlarımızda böyle bir dayanışma gösterip bir araya gelmeyi başarmalıyız!

Çözüm de budur, umudun, azmin, yaşam sevincinin kaynağı da

Gününüz aydın olsun değerli dostlar…

30 Nisan 2026

 

About Post Author

About Post Author