Bir gün / Bir adam
Bir evin kapısında / ve küçücük kızının gözünün önünde
Acımasızca kurşunlanıp kanlar içinde bırakılırsa
Bu adamın suçu
“Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar diyen türküler derlemekse
Bu adamın günahı “Evreşe yolları dar,” demekse
Bu adamın katline vacip olan şey / çok uzak ve çok yüksek yaylalardaki
Çok yoksul bir köyünün dokuz çocuğundan biri olmaksa
Cılavuz denen söğütlü ve bereketli bir yerde bir yerde
Baba Tonguç’u horona çağırmaksa
Köroğlu kollarını araştırmaksa
“Tek Atlı Tekin Olmaz” diyen masallar yazmaksa
Yelatan’da Dönemeç’de halkının kültürünü romana ve öyküye taşımaksa
“Dilden Dile” / “İlden İle” diyen programlar yapmaksa Türkiye Radyolarında
Ve o adamı kurşunlayanlar / o ülkeyi yönetenler tarafından kışkırtılmışsa
O ülkenin kolluk güçleri / savcısı / hâkimi tarafından korunmuşsa
O ülkede faili meçhul cinayetler birilerine siyası rant kazandırmışsa
O ülkede aradan yıllar geçtikten sonra da
Aydınlar / gazeteciler itiraz ettikleri / eleştirdikleri için hedef gösterilecekse
Elbette ki kapanacaktır o ülkenin bütün ekmek kapıları
Fabrikalarına kilit vurulacak
Aç ve işsiz kalacaktır insanları
Sinemasız / tiyatrosuz / kitapsız
Sorgulayan akıldan yoksul kalacaktır
Memleketi betona boğanları / vatan evlatları üzerine milyon ton toprak yığanları
Altın arayacağım diye ormanları / zeytinlikleri tıraşlayanları
Marifet yapmışlar gibi alkışlayacaktır
Ve bir gün
Utanmayı da anımsayacaktır o ülkenin insanları
Yanlıştan dönmeyi bilecek
Adalet ve özgürlük isteyecektir / el ele kol kola
O evinin kapısının önünde vurulan adamın türküleri hiç susmayacaktır
Onun anısını yaşatanlar / siper edecektir göğsünü bütün kötülüklere
Ve bütün utanmazlıklara
O ülkede er ya da geç
Kanlar içinde yere yığılan o aydınların
O yoksul çocuklarının âhı yerde kalmayacaktır
Kimsenin hiç kuşkusu olmasın bundan
Türküler susmayacaktır!
Ümit Kaftancıoğlu unutulmayacaktır!
11 Nisan 2026

