DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT VAKFI İSTANBUL BULUŞMASI…
Anadolu’nun çatısında bir ışık yanıyor, dostluğa, kardeşliğe, özgürlüğe, adaletli bir yaşama çağıran bir ses yankılanıyor.
Yüzyıl kadar önce on bir doğum yapıp altısını yaşatabilmiş, düşman süngüsünden kaçabilmek için karla ve buzla kaplı Kür Vadisi’nde, kucağında yeni doğmuş bebeği, önündeki öküzün hurcunda iki buçuk yaşındaki çocuğuyla, kara lastik ve yırtık yün çoraplarla can havliyle yol almış bir ana ile, köyü basan çetelere karşı elde silah köyünü korumaya çıkmış, köylüsünün “Hortlak var!” diyerek korkup boşalttığı değirmeni gece bekleyip duvara düşen, hortlak sanılan gölgeyi tokatlamış, yaylayı korkutup esir almış “Kaftarküski” denilen, o gün için ne olduğu bilinememiş yaban hayvanı çeper taşlarıyla yaralayarak kaçırmış “Deli” diye anılan bir babanın oğlu…
Karanlığını ve açlığını yenebilmek, aydınlığa, özgürlüğe erişebilmek için, okumak inadıyla köyünden şehre, on beş kilometrelik yolu çarıklı ayaklarıyla yürüdükten sonra “dilenci sanısı” ile Ardahan 23 Şubat İlkokulu bahçesinden üç kez kovulmuş. Dördüncü kez gidişinde bir Cumhuriyet öğretmeninin yardımıyla o okulu ve arkasından Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bitirerek bir yazar, bir mücadele insanı, bir hak ve özgürlük savaşçısı olarak ünlenmiş, yargılanmış, sürülmüş, zindanlara atılmış, buna rağmen yılmaz kişiliği, azmi ve becerisi ile yapıtlar vermiş, örgütlü çabasını sürdürmüş, adını ansiklopedilere geçirtmiş, sığınmacılar ve azınlık çocukları için yaptığı çalışmalarla Almanya’nın Hamburg şehrinin bir kıyısına kendi adını verdirtmiş bir sembol kişinin arkasından yürüyen gönüllüler olarak yollardayız…
Bir ayağımız, 25 yıldır Anadolu’nun çatısında kış mevsimleri karın, buzun ve soğuğun egemen olduğu, yaz mevsimlerinde dünyanın en zengin kır çiçeği örtüsüne bürünen, yüzlerce yıldır birçok kültüre, kavme ev sahipliği yapmış, hoşgörünün, sevginin, aynı zamanda yoksulluğun, emeğinin ve sahip olduğu güzelliklerin karşılığını bir türlü alamamış insanların mekânı, 1850 metre yüksekliğindeki Ardahan’da, kapısını yaz ve kış açık tutan, gelenlere sıcak çay, gazete, dergi okuma olanağı sunan, otuz öğrencinin ders çalışıp kitap okuyabileceği binlerce kitaplık bir kütüphanesi, sineması olmayan şehirde haftada bir ücretsiz sinema gösterimleri yapan, gençlere tiyatro oynama, toplum temsilcilerine ve halka sorunlarını özgürce konuşma, kararlar alabilme hakkını sağlayan 180 kişilik çok amaçlı salonuyla, bir yapının kapısını açık tutmakta…
Bir ayağımız, Anadolu’da ve Urumeli’nde alnı ak, yüreği temiz, gönlü yurt ve insan sevgisiyle çarpan insanları bir araya getirebilmek için bulvarlarda, caddelerde, salonlarda da var olmaya çalışan… Dursun Akçam Kültür Ve Sanat Vakfı’nın İstanbul buluşması 1 Şubat 2026 tarihinde, Saat 13.00’te Esenyurt’ta, Ardahan Evi’nde yapılacak…
Toplantımız herkese açık. Ardahan Ölçek Köyü’nden Taso Cemal dile anılan çileli ve sanatkâr bir babanın oğlu, Arslan Aktaş’tan babasının anısını yaşatmasına, kültürünü sürdürme uğraşına, kavalına kulak vereceğiz. O toprakların sanat ve ses âşığı güzel insanlarına, türkülerle büyüyen ve kültürümüzü çoğaltan Turgay Demir’in, Cevdet Yılmaz’ın ezgilerine, coşkularına eşlik edeceğiz.
Yaylalarımızın, bulvarlarımızın, aş, ekmek ve özgürlük sorunlarını konuşacağız.
Gelin katılın; bu imece yolculuğunda, binlerce yıllık kandaş toplum özlemiyle yaşayan insanlık davasında, bu çorbada tuzunuz, bu erdemli yolda sizin de sesiniz, ışığınız bulunsun…
Gününüz aydın olsun…

30 Ocak 2026, Dr. Alper Akçam
Dursun Akçam Kültür Ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı
