YENİ PARTİ VE YENİ SİYASET

YENİ PARTİ VE YENİ SİYASET

Prof. Dr. Cevdet Bozkuş

 

            Milletin teşvikiyle kurulan ve adını da milletin alan,  Yeni Parti yeni bir siyaset dönemi başlattı.

Çok önemli bir karar aldı.  

Partide kararları üyeler verecek. İlk seçimde 1. parti olmazsam, kurultaya gideceğim ve koltuğu bırakacağım.

Olursa ne olur.    

  • Parti içi demokrasi dönemi başlar.
  • Teşkilatlarda halk da karşılığı olan il ve ilçe başkanları görürüz.
  • Partide temiz ilkeli siyasetçiler yani millet siyasetçileri hâkim olur.
  • Partide butlan, topuklayan, zoru görünce kaçan, çıkarcı ve omurgasız rezil ihanetçi siyasetçilerden temizlenmiş olur.
  • Vekil adaylarını üyeler belirlerse, bu meclise de yansır. Bir gün gelir ki, meclisin yarısından fazlası ülke sevdalısı liyakat sahibi temiz vekillerden oluşur ki o zaman ülke ve millet için mutlu günler başlar.     

Yani kirli yalaka koltuk siyaseti biter. Temiz millet siyaseti başlar.

Çünkü bugüne kadar bir sayı olarak partilerde yer alan ve ama pek söz sahibi olmayan üyeler partinin geleceğine karar verecekler. Bence siyaset de devrim niteliğinde bir karardır.

Düşünün Genel Başkanı üyeler seçecek.

Bu kararı alan Özgür Özel ve ekibini yürekten kutluyorum. Yeni Parti ile başlayan bu demokratik siyaset başarı getirecek ve diğer partilere de örnek olacaktır.  O zaman kirli koltuk siyaseti bitecek, temiz ve şeffaf siyaset dönemi başlayacaktır. Artık ülke sorunlarını çözen, kalkınmayı hedefleyen siyasi iktidarlar iş başına gelecektir.

            Ülke ve millet mutlu olacak, çıkarcı siyasiler mutsuz olacaktır. Olsunlar. Öyle gitsinler ki bir daha gelmesinler. Bu ihanetçi siyasetçileri millet artık görmek istemiyor.

Ülkeyi karanlığa gömen kirli siyaset öyle bir noktaya gelmiş ki,

  • Vatandaşın hayalleri bitmiş,
  • Bir umutsuzluk kara bulut gibi sarmış
  • Toplumun her kesimi bir umut arar hale gelmiş. En önemlisi de gençliğin umudu yok olmuş. Gençlik umudu başka ülkelerde arar olmuş.  Kadınlar kurtarın bizi bunlardan diye bağırıyor.İşte kirli siyasetin resmi bu.

Neden kirli siyaset ülkede hâkim. Siyasi partilerde Genel Başkan otoritesinin olmasıdır. Demokratik bir yönetim anlayışının olmamasıdır.

  • Seçimlerde adayları Genel Başkan belirliyor.
  • Teşkilat başkanlarını da o belirliyor.
  • İtiraz edeni kapının dışına koyuyor.
  • Yani Genel Başkanlara biat eden siyasi parti yapıları var.
  • Bu siyaset sisteminde liyakat sahibi dürüst, çalışkan insanların yeri yoktur. Kimlerin vardır. Genel Başkanlara değişik yollarla ulaşan, ama toplumda asla bir itibarı olmayan birilerinin milletvekili olduğunu görüyoruz. Bunlar Meclis de kendilerine verilen emir doğrultusunda el kaldırır el indirirler. İktidarın meclis de 277 vekili var. İktidar o kadar çok yanlış yaptı ki. Bu vekillerden birisinin meclis de bu yanlışları dile getirdiğini gören var mı? Bu yanlışlara karşı çıkan oldu mu?  Örneğin rüşvet alan Bakanlar oldu. Bunları korudular. Yüce divana göndermediler.
  • Bir tarih de Davutoğlu siyaset de şeffaflık yasası çıkaralım derken, Erdoğan buna kaşı çıkmıştır. Hayır, olmaz demiştir. İl ve ilçe başkanı bulamayız demiştir. İşte ülkede siyasetin resmi bu.
  • Bu siyaset ülke ve millet için değil. Genel Başkan ve çevresinin çıkar, menfaatlerini göre düzenlenmiş bir siyaset sistemidir.

Bu siyasetin ülkeye verebileceği hiçbir şey yoktur. Nitekim vermediğini de gördük. Ülkenin ve milletin hali ortada. O halde partilerdeki antidemokratik sistemin neden olduğu kirli siyaset gitmeli, temiz ve şeffaf siyaset  gelmelidir.

Ülkenin temiz ve şeffaf  siyasete ihtiyacı var. Bunun çok önemli olduğunu gören Yeni Parti Genel Başkanı Özür Özel üyelerin  kararlar de etkin olacağı bir parti  kuracaklarını ifade etmiştir. Yeni partimizde her bir üye ilçe başkanını, il başkanını, Genel Başkanı Doğrudan seçecek demiştir.

Ne kadar doğru bir tespit ve ne kadar doğru bir karar. Olması halinde siyaset adına ne kadar doğru şeyler olacağını herkes görecektir. Neler olacak;

  • Teşkilatlarda kendileri için değil millet için siyaset yapanlar görev alacaktır. Küçük olsun benim olsun anlayışı yerine partide  kapısı herkese açık sürekli büyüyen bir teşkilata kavuşacaktır.
  • Belediye seçimlerinde milletin takdirini alan, liyakat sahibi olan adaylar ile seçime gidilmiş olacaktır.
  • Artık milletin gerçek vekilleri aday edilecek ve meclis de ülke sevdalısı milletvekilleri çoğalacaktır.

Artık milleti önemseyen bir siyaset dönemi başlayacaktır. Meclis millet için siyaset yapan vekiller çoğunluğa ulaştığında neler olacak neler.

  • Parlamenter demokratik sisteme geçilecek.
  • Tarafsız ve bağımsız yargı sistemi kurulacak. Siyasete alet olan yargıçlar temizlenecek.
  • Meclis ülke sorunlarını çözen bir meclis olacaktır. Hani o kurucu meclis var ya onun gibi bir meclis olacak.
  • Kalkınma ve gelişmeyi hedefleyen bir iktidar dönemi başlayacak. Yatırım ve üretim artacak işsizlik azalacak, refah seviyesi gittikçe artacak.
  • Devlet kurumları kanunda belirlenmiş olan sorumluluklarına dönecektir. Liyakat sahibi yöneticiler kurumların başına gelecektir. Hele o üniversiteler var ya bir siyaset kurumu olmaktan çıkacak, herkes adam gibi görevine gelip gidecektir. Bilimi ve araştırmayı önemseyen, eğitimde kaliteyi artıran özerk üniversiteler olacaktır.
  • Devlet de işe alımlarda tarafsız bir sınav sistemi gelecek. O uyduruk mülakat sınavları kaldırılacaktır.  

İşte Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef koyduğu muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için bir yola girilmiş olacaktır. İddia ediyorum. Partilerde üyelerin söz sahibi olduğu temiz siyaset döneminde meclisten çıkacak liyakatli bir iktidarla;

  • 5 yılda orta seviyedeki Avrupa ülkelerine
  • 10 yılda ise en üst seviyedeki Avrupa ülkeleri seviyesine ulaşmamız hayal olmayacaktır.

Çünkü bizim yüzölçümümüz her Avrupa ülkesinden daha büyük,  yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımında onlardan daha zengin bir ülkeyiz. Genç ve çalışkan bir nüfusumuz var. Kıtaları kavşak noktasıyız.

Tek eksik olan liyakatli bir iktidar ve temiz bir siyaset.

İşte partilerde üyeler söz sahibi olunca, milletin gerçek vekilleri meclise gidecek. Böylece temiz ve şeffaf siyaset dönemi başlayacaktır.

O zaman küçük bir azınlığın değil, milletin yüzü gülecektir.

 

 

About Post Author

About Post Author