
Merkez Bankası, iktisadi yönelim anket sonuçlarına göre, Türkiye de özel sektörün yatırım eğilimi sürekli düştü. 0cak 2024’te yüzde 17,1 olan yatırım harcamaları beklentisinde değişme, Kasım 2025’te yüzde 6,5’e geriledi. (Aşağıdaki grafik)

İlave olarak doğrudan yabancı yatırım sermayesi gelmiyor. Yerli sermaye de çıkıyor.
Türkiye de ekonomi yönetimi, istikrar politikasını faiz ve para politikası ile vergi yoluyla kümesteki kazları yolmak olarak görüyor.
Eğer bir ülkede 4 yıl devam eden yüksek enflasyon varsa, bu ekonomik istikrarın çok bozuk olması, yani kriz demektir.
Bir ekonomide eğer kriz ortamı varsa sermaye önünü görmez ve yatırım yapmaz.
Kaldı ki Türkiye de ekonomik kriz yanında, hukuk krizi, demokrasi krizi ve siyasi krizde var.
Hukuk krizi var zira;
AİHM kararlarını ve AYM kararlarını tanımamak, kelimenin tam anlamıyla bir hukuk krizidir.
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olarak, AİHM kararlarını yerine getirmeyi taahhüt etmiş bir devlettir (Sözleşme m.46).
Anayasa’nın 153. maddesine göre, AYM kararları yasama, yürütme, yargı organlarını, idareyi ve gerçek – tüzel kişileri bağlar.
Demokrasi krizi var, zira;
Seçimler yapılıyor ama: Medya erişimi eşit değil, devlet imkanları kampanyada yoğun biçimde kullanılıyor, YSK kararları ve seçim barajı gibi düzenlemeler siyasette rekabeti tartışmalı hale getiriyor.
Seçilmiş belediye başkanlarının sıklıkla görevden alınması, yerine kayyum atanması, yerel düzeyde seçmen iradesinin tanınmadığını gösteriyor.
Basın davaları, sosyal medya soruşturmaları, toplantı–gösteri yürüyüşlerine sınırlamalar, dernek ve vakıflar üzerindeki idari baskılar; muhalefet kanallarını daraltıyor.
Siyasi kriz var, Zira;
Bütün partilerde ön seçimler fiilen kaldırıldığı için, halk tercihlerini siyasi sürece yansıtamıyor.
Siyasi iktidar, sandıktan çıkan iradeyi kabul etmek yerine, yargı kararları ve idari işlemlerle muhalefeti tasfiye eden, seçilmişleri hapse atan seçim rekabetini anlamsızlaştıran bir uygulamayı tercih ediyor.
Fransa’da ve İskandinav ülkelerinde, süt ve zaruri gıda dağıtmayan yerel yönetimler bir daha seçilemezken, Türkiye’de halka çorba dağıttığı için Ankara belediye başkanı için içişleri bakanı mahkeme izni verdi.
Planlama ve yatırım;
Planlama ekonomide belirsizliği Azaltır, Öngörü sağlar. Planlama ile Ekonomik ve sosyal sorunları birlikte ve bir arada görebiliriz.
Tutarlı bir orta–uzun vadeli kalkınma planı; kamu maliyesi, para politikası, dış denge ve istihdam hedeflerini uyumlu hale getirir. Bu uyum; enflasyon, kur ve faiz oynaklığını azaltarak hem yerli hem yabancı yatırımcıya güven verir.
Planlama ile reel yatırımların fayda ve maliyetini daha iyi görebilir ve fizibilite yapabiliriz. Hangi sektörde ve bölgede yatırım yapabileceğimizi daha net görebiliriz.
Türkiye çoklu kriz yaşarken, hükümet planlamayı da fiilen kaldırdı. Kim neden yatırım yapsın?
Yayınlama 27 Kasım 2025
Yayın Köşe Yazıları, Son Köşe Yazıları, vitrin, vitrin2, Yeni Çağ
