Üç Günlük Dünyaya Türkü Bakışı: Kara Tren Gecikir Belki Hiç Gelmez

Üç Günlük Dünyaya Türkü Bakışı: Kara Tren Gecikir Belki Hiç Gelmez

Türküler, diğer müzik türlerinden farklı olarak yaşamı anlatır, güzellikleri, felaketleri, trajedileri, karanlık günleri anlatır. Anlatılan sözlerde kendimizi buluruz, yaşamın gerçeklerini, acı gerçeklerini buluruz. Bu nedenle üç günlük dünya yazımızın başlığının bir kısmını “kara tren gecikir belki hiç gelmez “ türkü adıyla oluşturdum.

  Büyük hedefler, büyük idealler peşinde koşarken engellendiğimizde, pozitif duygularımızı yitirdiğimizde, mağlubiyeti kabullendiğimizde teselli cümlelerimizdir üç günlük dünya metaforu, mecazı…

Rahatsızlık olduğunda, yakınlarımızın ani kaybına muhatap olduğumuzda da neye yaradı ki bu denli çaba ve gayret diyerek hayıflanma ifadelerimizdir üç günlük dünya…

Pandeminin neden olduğu nedensiz ve beklenmedik ölümler de bu üç kelimeyi telaffuz ettiren duygusallık haline getirdi bizleri…

Bu ifadeler, elbette her birimizin olağan yaşamda sıklıkla dile getirdiğimiz manasıyla üç günlük dünyayı açıklamaktadır. Bir de üç günlük dünyanın Y Kuşağındaki ve iş dünyasındaki karşılığı var ki bu yazıda bunlara değineceğiz esas olarak…

Y KUŞAĞI VE ÜÇ GÜNLÜK DÜNYA

Y Kuşağının yaşam ve iş dünyası, felsefi küresel dünyada konuşulmakta ve tartışılmaktadır. Her şey yaşamdaki her şey, Y Kuşağındaki karşılığı ve yorumuyla yeniden ifadelendirilip şekillendirilmektedir.

Y Kuşağı gerçekten de çok farklı dünya görüşüne, anlam yorumuna sahip belirli yaş Aralığındaki (1980-2000) nüfustan, kişilerden oluşmaktadır.

Otoriteden hoşlanmıyorlar, demotive oluyorlar, kalıcı ve uzun süreli istihdamı monoton bulup kısa aralıklarla iş değiştiriyorlar, esnek çalışmayı seviyorlar –ki kanımca yaygınlaştırılması gereken istihdam sistemidir-,ailelerinde satın almalarda, tatil planlarında belirleyici oluyorlar, bilgi teknolojileri hâkimiyetleri nedeniyle erken yaşta daha bilgili oluyorlar, bu da baskın olmalarını olanaklı kılıyor, iş ve soyal yaşamın dengesini arıyorlar, eğlence ve dinlenme konusunda günü kurtarma kaygısı taşıyorlar, evden çalışmak istiyorlar, takım ruhuna inanıyorlar, markalı giysileri ve teknolojileri seviyorlar…

Yöneticileriyle ve ebeveynleriyle arkadaş olmak istiyorlar.Bilmedikleri çok ancak bildikleri de.Bildikleri güncel olanlar,bilmedikleri ise eski olanlar..

Y Kuşağı mensuplarına göre dünya gerçekten üç günlük:Dün ,Bugün ve Yarın..”Dün dünle gitti takıntıya gerek yok ;gelecek elbet bir gün gelecek de ben o gelecekte olacak mıyım;bugün ise gerçeklik ve tadını çıkaralım ,idealize ettiğimiz ne varsa şimdi yapalım “diyorlar ve demekle kalmayıp dediklerini yaşıyorlar.

Gerçekten de,karşılaştırma yaptığımızda benim ait olduğum X Kuşağı ile benden önceki Babyboomers kuşağının “bugün fedakarlık yapalım yarın ve gelecekte hiç değilse rahat edelim “ kaygısı ve yaşam algısı vardı,hala da vardır..Kuşkusuz,geleceğin belirsizliğine duyarlı olmak ve güzel -güneşli günlerin gelecekte geleceğini düşünüp hareket etmek bir dereceye kadar anlamlıdır.

Zira gelecek bizden bağımsız olarak gelecektir mutlak olarak; ne ki geldiğinde dünden daha kötü gelme olasılığı da vardır, bizim bakımımızdan hiç gelmeme olasılığı da vardır. Güzel tren türküsündeki sözlerde olduğu gibi bir durum da olabilir: Kara Tren Gecikir, Belki Hiç Gelmez

  Türküdeki acıklı, hüzünlü hava da geleceğin bir türlü gelmemesinin, güzel günlere ulaşamamanın neden olduğu duygu halinin ifadesi olmalıdır.

Öyleyse Y Kuşağına hak vermek gerekir. Güzel günler gelecekte değil, dünde ve geçmişte kalabilir. Geçmiş çok daha güzel geçmiş olabilir. Yaşam bu tarz örneklerle doludur. Çok parlak noktada iken, baş aşağı çakılan çok insan ve özellikle iş insanı vardır. Gelecek gelir, güzel de gelir belki de… Ne ki biz olmayabiliriz.

                          ÜÇ GÜNLÜK DÜNYAYA İŞADAMI BAKIŞI

Üç günlük dünyanın halk tabiri olduğunu biliyoruz.Y Kuşağı bakışını da açıklamaya çalıştık.biraz da iş dünyası bakışına odaklanalım..

Geçenlerde işadamı dostumuz, ekolojik turizm duayeni, organik gıda ürünleri yetiştiricisi Atilla Balaban’ı Altınoluk’ta konumlanmış olan Kazdağları Sağlıklı Yaşam Köyü adlı ekolojik otelinde ziyaret ettim. Organik ürünlerle dolu sağlıklı kahvaltı ikramı sırasında üç günlük dünyaya ilişkin olarak işadamı terminolojisi merkezli bir yorum yaptı. Aynen aktarıyorum:

Dün tedavülden kalkan paradır; yarın karşılığı belirsiz çektir;bugün ise elinizdeki nakittir,dilediğiniz gibi harcayın..”

Sonuç olarak üç günlük dünyada yaşıyoruz, mukadderat kaçınılmazdır, emri hak vuku bulacak ve veda edeceğiz. Gelecek kuşak için ve ülkeye hizmet için çok çalışacağız. Çok çalışmanın gerekçesi de bu olmalıdır. Sonraki kuşaklara da miras bırakmalıyız. Bugünü de ihmal etmeyelim, belki de en büyük gün, en güzel gün bugündür bizler için…

Sonsuza değin yaşayacakmış gibi çalışmak ,yarın veda edecekmiş gibi yaşamak” gibi  bir son söz üretebilir miyiz ne dersiniz!? Bir nevi bir yeni normal betimlemesi gibi oldu,konumuz bağlamında..

 

 

KENT HAYAT MEDYA EKİBİ.