
Türkiye’de işletmelerin yüzde 12,8’i yabancı kontrolündedir. Çin’de olduğu gibi teknoloji getiren, sıfırdan yatırım yapan, doğrudan yabancı yatırımları, büyüme ve istihdamı artırır. Ancak Türkiye ye gelen yabancı yatırım sermayesi, doğrudan yatırım yerine, karlı işletmeleri, özellikle sigorta ve bankaları satın aldı. Aşağıdaki tabloya bakarsak;
2023 yılında yabancı kontrolündeki girişimlerin toplam ciro içindeki payı yüzde 12,8’dir. Buna karşılık aynı işletmelerde çalışanların payı yüzde 5,1 dir. Bu demektir ki yabancı sermayeli girişimler istihdam yaratmıyor. Dahası uzman ve vasıflı işgücünü dışarıdan getiriyor.

Sektörler itibariyle bakarsak;
1- Tütün sektörünün yüzde 92,6’sı yabancı kontrolündedir.
2- Sigorta sektörünün yüzde 43,2’si yabancı kontrolündedir.
3- Finans sektörünün yüzde 28,2’si yabancı kontrolündedir.
2023 yılında İTO geçinme endeksi yüzde 74,48 oldu. TÜİK TÜFE oranı 64,77 oldu. Aynı yıl sigorta primleri, bir önceki yıla göre yüzde 105’ oranında arttı.
Hükümet soğan depolarını basıyor ve fakat elinin altında daha kolayca tayin ve tespit edeceği sigorta sektörünün spekülatif fiyat artışına ses çıkarmıyor veya önlem almıyor.
Bankalara gelince, gelişmiş Batı Avrupa ülkelerinde bankaların kontrol oranı ortalama yüzde 10 ile 20 arasındadır.
Serbest kambiyo sistemlerinde, uluslararası bankaların bağlı olduğu ana merkezler, küresel bir likidite daralması olduğunda bağlı ortaklıklarından fon çekebilir. Bu mekanizmaya “capital repatriation” veya “flight to headquarters” denir.
Bunun sonuçları:
- Ülkeden döviz çıkışı artar.
- Kur üzerindeki baskı yükselir.
- Bankacılık sektörünün kredi verme kapasitesi daralabilir.
- Kriz derinleşebilir.
Arjantin 2001 örneği literatürde sık anılır; yabancı bankaların bir gecede 30 milyar dolar gecelik fon transferleri krizi derinleştirdi.
Türkiye’nin yabancı yatırım sermayesi politikası yoktur.
Bugüne kadar doğrudan yabancı yatırım sermayesi ile kısa vadeli sıcak para girişi arasında ayırım yapılmadı.
Yine, bugüne kadar teknoloji getiren doğrudan yabancı yatırım sermayesi özel olarak teşvik edilmedi.
Son yıllarda doğrudan yabancı yatırım sermayesi gelmiyor. Bunun. Nedenleri başında güven sorunu geliyor. Güven sorununu yaratan gelişmeler;
Yargı sistemine içerde ve dışarda güven kaybı oluşturdu.
Söz gelimi ASAL Araştırma’nın Ocak 2025’te 26 ilde yaptığı ankete göre, katılımcıların;
- Yüzde 21,1’i “Türkiye’de adalet var” derken,
- Yüzde 71 “adalet yok” cevabı vermiş.
GÜNDEMAR Araştırma’nın Ekim 2025 tarihli “Türkiye’nin Gidişatı ve Yargıya Güven” araştırmasına göre her dört kişiden üçü yargının kötüye gittiğini düşünüyor.
Yargı bağımsızlığına dair endişeler risk primini yükseltiyor ve yatırım kararlarını olumsuz etkiliyor.
Doğrudan ve teknoloji getiren yabancı yatırım sermayesi çekmek için hükümetler yaptıklarının tersini yapsa yeter.
Yayınlama 10 Aralık 2025
Yayın Köşe Yazıları, Son Köşe Yazıları, vitrin, vitrin2, Yeni Çağ
