
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Nisan 2026 tarihinde düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” kapsamında yeni bir teşvik paketinin çıkacağını açıkladı. Elbette ne olacağı karar ve yönetmeliklerle netleşecek.
Ak parti öncesi Türkiye’de yatırımların teşviki ve yönlendirilmesi DPT tarafından, kambiyo kolaylıkları Hazine tarafından, yabancı sermayenin teşviki ilgili bakanlık tarafından açıklanırdı.
Türkiye bugün spekülatif sermaye -sıcak para tuzağındadır. Bu tuzaktan kurtulması için doğrudan yabancı yatırım sermayesi çekmesi lazımdır. Türkiye’ye şimdi hem yabancı yatırım sermayesi gelmiyor hem de bugüne kadar gelenler de mevcut karlı işletmeleri satın aldılar. İlave katma değer ve istihdam yaratmadılar.
Cumhurbaşkanın açıklamasına göre teşvikler;
- Finans ve transit ticaret merkezi: İFM’ye özel vergi avantajları.
- İhracat ve hizmet ihracatı: İmalatçı ihracatçı, yazılım, mühendislik, mimarlık gibi alanlarda düşük/ sıfıra yakın vergi.
- Sermaye ve girişimci çekme: Varlık barışı benzeri düzenlemeler, yurt dışındaki kişilerin Türkiye’ye taşınması, startup finansmanı, hisse opsiyonu ve proje bazlı güvenceler. Şeklinde olacaktır.
1- Finans Ticaret Merkezi (İMF)
Aslında İFM zaten özel kanun ve izin/katılımcı sistemiyle ayrı bir finans ekosistemi olarak tasarlanmış durumdadır. Yeni düzenleme de İFM’deki kurumlara daha fazla teşvik vererek burayı ayrıcalıklı bir merkez haline getirmeyi amaçlanıyor.
İMF’ de transit ticaret yapanlar ve yurt dışında yapılan mal ve hizmet satışına aracılık yapanlar kurumlar vergisi ödemeyecek, İMF dışında aynı işi yapanlar yüzde 1,25 oranında kurumlar vergisi ödeyecek.
2- İhracata destek
İmalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi yüzde 9’a, diğer ihracatçı kurumlar için yüzde 14’e indirilecek.
MB ve kamu bankaları, doğrudan piyasada ve dolaylı yasak ve kısıtlamalarla piyasa kur dengesinin oluşmasını önledirler. TL aşırı değer kazandı ve bu nedenle dış rekabet gücümüz düştü. Rekabeti vergi önlemleri ile yeniden sağlamak bir yıl gibi kısa vadede etkili olabilir ve fakat kur riskini, yeni bir kur şoku riskini önleyemez.
Yazılım, mühendislik, mimarlık ve benzeri alanlarda yurt dışına hizmet veren girişimcilerin kazançlarının tamamı gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek.
3- Sermaye ve girişimci çekme
Büyük ölçekli uluslararası yatırımlar için “Tek Durak Büro” kurulacak. Şirket kuruluşu, çalışma ve ikamet izinleri, vergi, SGK, İŞKUR, arazi, teşvik ve ÇED işlemleri tek merkezden takip edilecek.
Yurt dışında yaşayan ve son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilerin Türkiye’ye gelmeleri hâlinde, 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelirlerinden Türkiye’de vergi alınmayacak.
Yurt dışındaki para, altın ve menkul kıymetlerin düşük vergiyle Türkiye’ye getirilmesine imkân sağlanacak.
Aslında bu karar varlık barışı düzenlemelerine benziyor. Ancak sonuç alınması her kararda olduğu gibi güven sorununda düğümleniyor.
Startup ve girişim sermayesi ekosistemini güçlendirmek için dijital şirket uygulaması, hisse opsiyonu teşvikleri ve hisseye dönüştürülebilir borçlanma mekanizmaları sadeleştirilecek.
Startup (yeni girişim), yenilikçi bir iş fikriyle pazardaki belirli bir problemi çözmeyi amaçlayan, teknoloji odaklı, hızlı büyüme ve ölçeklenebilirlik potansiyeline sahip, genellikle erken aşamadaki genç işletmelerdir. Bu işletmeler geleneksel iş modellerinden farklı olarak, belirsizlik ortamında hızlı aksiyon alıp, sınırlı kaynakla büyük pazarlara ulaşmayı hedeflerler.
Temel mesele bu teşviklerin verilmesi değil, bunların ne oranda ve ne kadar etkili olacağıdır. Bu anlamda Dubai’deki sermaye Türkiye’ye gelir mi? Teşviklerle dış açıklar, yatırımlar sorunu çözülür mü? Yarınki yazıda.
Yayınlama 28 Nisan 2026
Yayın Köşe Yazıları, Son Köşe Yazıları, vitrin, vitrin2, Yeni Çağ
