Siyasette İbre Değişti

Siyasette İbre Değişti

 

2024 yerel seçimlerde seçmenin tercihi   önceki seçimlerden çok farklı olacaktır. Bunun birçok nedeni var ve fakat en önemli iki nedeninden birisi demokraside, diğeri halkın satın alma gücünde meydana gelen erozyondur.

Demokrasi;

CHP ‘de demokratik kurultay; halkın 1980’den beri unuttuğu demokrasinin ne demek olduğunu hatırlattı. Marjinalleşen partileri bir yana koyarsak, ilk defa bir genel başkan delegenin bağımsız iradesi ile değişti. Ne değişti diyeneler için, lider sultasının yok edilmesi ve demokrasiden önemli gelişme ne olabilir? Demek gerekir.

Aslında küreselleşme sürecinde tüm dünyada demokraside düşüş yaşandı. Ama Dünyada demokraside en fazla kan kaybeden üçüncü ülke Türkiye oldu.

Freedom House, insan hakları ve siyasi özgürlükler anket sonuçlarına göre Türkiye 2017 yılında özgür olmayan ülke statüsüne geçti. Demokrasi de düşüşte; birçok Afrika ülkesinden ve Venezuela gibi halkı sefalet yaşayan bir ülkeden bile daha çok kan kaybetti. (Aşağıdaki grafik)

Demokrasi yargı bağımsızlığının da teminatıdır. Zira, demokrasi talebi olan toplumlar, siyasi süreç içinde yargının bağımlı olmasına izin vermezler.

Türkiye de yalnızca bir yılda, 2022 yılında, Cumhurbaşkanına hakaretten 16 bin 753 dava açıldı.

Önce de; Uluslararası Gazeteciler Federasyonu 2020 yılında Dünyada cezaevinde en çok gazeteci bulunan ülkenin Türkiye olduğunu açıklamıştı.

Sıralamada ilk beş ülkenin   Türkiye (67), Mısır (21), Çin (23), Eritre (16), Suudi Arabistan (14) olduğu açıklanmıştı.

CPJ ( Committee to protect journalists ) e göre 2022 yılında en çok gazeteci hapseden ülkeleri sırasıyla İran, Çin, Myanmar, Türkiye ve Belarus’tur.

Özetle; yargı bağımsızlığı denilince,  hemen hemen herkes bu nedenle bir sorun yaşadı.

CHP adalet yürüyüşü yaptı ve fakat ön seçim yapmadı ve ses çıkaranları partiden attı. Uygulama olmayınca CHP’nin demokrasi, insan hakları ve hukuk hedefleri inandırıcı olmadı ve lafta kaldı. Kurultay bu tabuları yıktı. Demokrasi talebinin yolunu açtı.

 

Halkın satın alma gücü

AKP ilk günden beri uyguladığı ve son yıllarda artırdığı popülizm, halkın satın alma gücünün gerisinde kaldı.

AKP popülizmi üç yolla yapıyor;

Bir… Hükümet bütçeden hane halkına yardım bir ve iki adı altında para dağıtıyor. Bu paralar bütçenin yüzde 10’u kadardır. Bunlar içinde sosyal amaçlı yardımlar da var ve fakat çoğu yandaş medya ve insan yaratmaya yöneliktir.

İkincisi; devlet kadrolarının dağıtılmasıdır. AKP önceleri bu imkânı Feto’culara vermişti, şimdi MHP’ lilere verdiği anlaşılıyor.

Üçüncüsü; Devlet ve belediyeler Tarikat ve Vakıflara gayrimenkul ve para aktarıyor.   Bu imkanların çoğu tarikat şeyhleri ve vakıf kurucularına gidiyor.  Bir kısmını da hayır adı altında siyasi amaçlı dağıtılıyor.

 

Dağıtılan para, verilen maaşlar, satın alma gücündeki azalmayı telafi  edemedi.

Söz gelimi 2016 yılında asgari ücret 1301 lira idi. En ucuz sıfır Corolla da 56 900 lira idi. Yani 44 aylık asgari ücretli maaşı kadardı. Fetö terörü, Ohal ugulaması, Başkanlık sistemi, güven sorunu üst üste geldi ve ekonomik istikrar bozuldu. 2023 yılı ilk ve ikinci ay ortalaması olarak asgari ücret 8750 liradır. En ucuz corolla fiyatı da 1 milyon 200 bin liradır. Yani 137 asgari ücret kadardır.

Nereden nereye? 44 kattan 137 kata … Bu demektir ki çalışanın araba almak umudu kalmadı. Mukayese edersek, iktidarın dağıttıkları hayat pahalılığın yetişemedi ve artık bir işe yaramıyor.

Muhalefet partileri bu sorunu çok dile getirdi. Ama halk doğrudan yaşamaya başlayınca, artık kendini ve geleceğini düşünmek zorunda kaldı.

Bu nedenlerle CHP ‘de demokratik değişim halkın beklentileri ile uyumludur.

İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’da halkın siyasetçi beklentilerin uyuyor.

2024 yerel seçimlerinde ittifak tabanda olacak ve siyasi iktidar beklentilerin ötesinde tabanını kaybedecek.

 

Yayın Köşe YazılarıSon Köşe Yazılarıvitrinvitrin2Yeni Çağ

About Post Author