SILA YOK, GURBET BELA

SILA YOK, GURBET BELA

Ayrı düştük yörem ile ilimden
Koparıldık şivem ile dilimden
Hasretlik kırdı ta orta belimden
Kayboldu sıla, gurbet başa bela

İsteksiz çıkıp sılayı yitirdik
Her şeyimiz gurbet ele yetirdik
Ah vah çekip kendimizi bitirdik
Kayboldu sıla, gurbet başa bela

Vardı köyde azda olsa ziraat
Geçinip gidiyorduk kıt kanaat
Gurbette geçinmek büyük zanaat
Kayboldu sıla, gurbet başa bela

Yetinmedik çıktık geldik gurbete
Veda ettik konu komşu, millete
Ardahan gibi güzel memlekete
Kayboldu sıla, gurbet başa bela

Hiç düşünmedik dönemeyiz diye
Alıştık kente dönemedik köye
Köy akla geldikçe döndük deliye
Kayboldu sıla, gurbet başa bela

Sılaydı birbirimize bağlayan
Gurbette olduk içten içe ağlayan
Hasretlikti yürekleri dağlayan
Kayboldu sıla, gurbet başa bela

Köyüm temelim doğduğum yerdi
Bana benliğim kişiliğimi verdi
Gurbet imkanları önüme serdi
Kayboldu sıla, gurbet başa bela

Merhem olamadı köy bizde derde
Gurbet umut verdi köylü her ferde
Gönlümüz kaldı köy denilen yerde
Kayboldu sıla, gurbet başa bela

Gurbette olmadı dertlere derman
Yaşlar ilerledi kalmadı zaman
Geri gitmek için yok artık güman
Kayboldu sıla, gurbet başa bela

İkiye bölündü mezarlarımız
Gurbet, sıla oldu pazarlarımız
Yazdı köyü şair, yazarlarımız Kayboldu sıla, gurbet başa bela

Atalay ÜRKER
Gazi Emniyet Müdürü

About Post Author

About Post Author