YIĞIT17 ATLI GÖLE KURTULUŞU VE ÖĞRETMEN KOMUTAN BEDİRHAN BEY VE ARKADAŞLARI DÜŞER AKLIMA.
Göle’nin Kurtuluşunu Canlarını Feda Eden, Şanlı Göle’li Kahraman Atalarımızın İsimleri Konuşmacılardan Ağızlarından Duyulmadı?
Cumhuriyet Meydanında kutlanan 30 Eylül Göle Kurtuluş Günü coşkuyla kutlanırken benim aklımda Dedelerim, Bedirhan Bey ve Göleli 17 atlının yiğitliği içimi harmanlıyordu.
Bugün her Gölelinin onlara saygı ve vebal borcu olduğu gerçeği vardı düşünlerimde.
17 Sovyet Devrimi ile Mustafa Suphi ve arkadaşların çabasıyla Lenin’in kararıyla 43 yıllık işkal son bulurken Rus birliklerin yerini almaya çalışan Ermeni ve Gürcü çetelerine karşı Öğretmen Bedirhan Bey Zavotlar köyünde öğretmen iken istifa ederek Kazım Karabekir ve Halit Paşa ile görüşmeye gider. Atın başını tutan bir yiğit er telloğlu köyü Hasan Ağanın Oğlu Annemin Babası dedem Hüseyin Bazu’dur.
”Mala Siyaro..!” derdi dedem Bedirhan Bey’i bana anlatırken.
Bedirhan Bey onu tanır ”Sen Hasan Ağanın oğlu Hüseyin değilmisin…?” diye Sorar.
”Evet Bey.” der
Bedirhan Bey ” Ben şimdi senin komutanlarınla görüşeceğim. Çıkınca sende benimle gelir misin bu zorlu yola..?”
”Bey der seninle ölümüne gelirim. yolun yolum olur.”
Görüşme sonrası iki tüfek bir tabanca dedem Hüseyin bir at alarak yola çıkarlar.
İlk Köy Meliköy, Zavotlar’dan sora Lelevarginis gece toplantı yaparlar sabah 5 altıdırlar. Karatavuk, gunde soro, Guntik ve B. Altunbulak artık 17 atlıdırlar. Kaynık ormanlarını mesken tutarlar. Sivin Ölçüvenkte Ermeni karargâhı vardır. bir Cuma akşamı 17 Göleli yiğit oraya baskın düzenler ve geri çekilirler. Dedem sırtından vurulur.
Bu eylem gün geçtikçe akın akın Göle gençleri katılır. Okcu’dan, Sivin’e, poladik’e, Hokam’a ve Kürsüneden Aşar Kürt köylerin gençler katılır. Artık 150-200 atlılar. Mesken artık Mıhgerek ve Göle Ormanlarıdır.
Ermeni Çeteler köylerde toplu kıyıma başlarken Kelpıkor önünde 30 Ermeni komuteciyi vururlar. Silahları ve cephaneleri yok.
Kosor-Akşar’da Ruslardan kalma cephane Ermenilere kalmış onu basmaya karar verirler.
17 Atlı ile Bedirhan Bey Cephaneyi almaya karar verir. Bir topları vardır 17 Atlıdan biri olan Yüzbaşı Şefik Bey, dedem Hüseyin, ve adını unuttuğum ondan o anı çok dinlediğim Hokamlı o yiğit adam Karınca düzünde bir top, üç tüfekle cephe gerisini korumak için mevzi alır.
Ermeni Zevat, Senemoğlu köyünde küreğini atıp ”Welat mıra herambe” deyip kendi yurdunu terk ederken işbirlikçi mi yok.. Ermeni çeteleri Kosora hareket ederken Yüzbaşı Şükrü Bey Direnişi ile karşılaşırlar. Ve Şükrü Bey Ağır yaralanır. Topu nasıl kulla cağını Dedeme tarif eder ve dedemde vurulur. Ama olağan üstü direniş otaya koyarlar üç can yüzlerce çeteciye geçit vermezler..
17 Atlı Cephaneliği basmış yüklemiş gelirlerken öncü birlik yetişmiş olsa da Yüzbaşı Şefik Bey Şehit olur.
Arpaşen’li Peloların Şükrü Bey’i Erivan cezaevinden firar edip Arpeşen bölgesinde 400 yiğit atlı olurlar. Göle Hocuvan da Abdullahe Gülüzere de 400 yiğit Hocuvan’lıyla bir direniş olurlar.
Bedirhan Bey 600, Şükrü Bey 400, Abdullahe Gülüzare 400 atlı ile 1400 yiğit olur birleşirler.
Deli Halit Paşa’ın sandalyesine oturup tabancasını çekip ”Kaçanı Vururum…” dediği Gümrü kuşatmasında Bedirhan konutasın da ki 1000 Bin Göleli yiğit savaşır ve Gümrü alındığına ödül töreninde nişanı reddeden Bedirhan Bey ”Paşam biz vatanımız için savaştık. iki parmağını omuzuna koyarak biz yetki istiyoruz.” yanıtını verir ve orduya kabul edilerek Teğmen olur.
Sonra Tunceli yiğitle ile Göleliler Iğdır’ın düşman işkalından kurtuluşuna katılırlar.
Göle Bey’i, Osman Bey’i, kongrelerin Adanı Göle’nin İlk Kaymakamı Arif Bey’i, Hamidiye birlikleri alay komutanı Gazi Bey’i, Soro Bey’i, İsmail Ağayı, Selim Beyi, Beyaz Bey’i ve daha nice yiğitleri ayrı bir yazıda anlatmak isterim.
GÖLE’NİN KURTULUŞ GÜNÜ.. BEDİRHAN BEY VE GAZİ BEY..!
Hamide Alaylar Komutanı dedem Göle Beyi Osman Bey oğlu Gazi Bey ile Kurtuluş savaşı Şehidi Öğretmen Üst Teğmen Bedirhan Bey Göle’de kurtuluş günü için yapıkları toplantı da ihbar sonucu göz altına alınıp Ardahan’a götürülüp ceza evine konulur.
Komutan Bedirhan Bey hem İngilizler hem Ruslar tarafından idam edilmek talebiyle kesin hükümlüdür. Annesi İnci Hanımı hücresine bırakıp onun elbiselerini giyip firar eden Bedirhan Bey..
İkisi’de Rusya’ya götürttürülecek. Tabyada ki iki katlı bir binada tutuluyorlar. Bedirhan Bey Camdan dışarıyı izliyor. Gazi Bey Şakın…!
3 nöbetçi asker karşılıklı nöbet tutuyor.
Bedirhan Bey dönüyor amcası oğlu Gazi Beye: ” Ola Gagıl (aile içinde ona Gagıl diyorlar) dışarda üç nöbetçi var ikisi bir yürüyor biri tek, gel ben ikisinin üstüne atlayayım, sen birin, siyahlarını alıp gidelim. Epeyce tartışıyorlar. Gazi Bey ‘oğlum başaramasak bizi burada kurşuna dizeler.” Bedirhan Bey der ki, ”Oğlum zaten beni götürseler asacaklar.”
Karar verirler kaçmaya…
Bedirhan Bey ikinci kattan iki askerin üstüne atlar, Gazi Bey de ötekisinin Nöbetçileri etkisiz hale getirip Göle yolunu tutarlar.
Sarmeye boğazına geldiklerinde, Bir Bölük asker geldiğini görürler. Bedirhan Bey ”Ola Gagıl.. firar ettik ama artık kaçacak yerimiz yok.. Eğer sen kurtulursa anam İnci hanıma Babam Arif Beye selam selam söyle hakkını bana helal etsinler.”
Birlik biraz daha yaklaşınca bayrağı ve Halit Paşa’nın başında olduğu birliği görürler..
Atında inen Hali Paşa ikisini kucaklar ve iki at verir onlara. Dedeşen; Keşer, ve salut köyleri üzeri Mıret geçerek Oltu caddesinden Halıt Paşa, Bedirhan Bey Ve Gazi Bey Göle’ye giriş yapar yol boyu halkın coşkun sevgisiyle Göle’ye 30 Eylül günü girerler.
”ÜLKEM İŞKAL ALTINDAYKEN YAR KOYNUNDA YATMAK BANA ZUL GELİR..” DİYEREK KOCA TEPE’DE ŞEHİT OLUR BEDİRHAN BEY..
Bir çatışmada yaralanan Bedirhan Bey Şenkaya Penek’de aile dostlarımızın evine sığınır. Orada onu tedavi eden kıza aşık olur ve evlenir.
Göle’nin kurtuluşundan sonra Erzurum kongresinde Trabzon lobisinin karşı çıkışını Osman Bey, Arif Bey, Gazi Bey, Soro Bey, İsmail Ağa gibi önderlerle engelleyen kongre üyesi Göleliler ile tarihe not düşenken Mustafa Suphi’yi Kars’ta hoş karşılayan Göle’lirden biri olan İstiklal savaşı dedemiz Bedirhan Bey, Mustafa Kemal ordularına katılmak için karar alır.
Babası Arif Bey Amcası Göle Beyi Osman Bey ve Kazım Paşa ile Halıt Paşa’nın karşı çıkmasına karşılık ” Ülkem İşkal altındayken yar koynunda yatmak bana zül gelir.” tavrıyla 17 atlısıyla İsmet İnönü komutasındaki cepheye katılır.. 1. ve 2. İnönü zaferlerindeki başarılarıyla Üst Teğmen olan Bedirhan Bey; Haymana ve Polatlı önlerinde başlayan büyük taarruz da cephanelikleri bitince Emrindeki 112 askerine ”Sün tak” Emrini veren cesur bir yürek olur süngüyle savaşırken yaralan Bedirhan Bey, 29 Ağustos’u 30 bağlan gece Yunan mermileriyle ağır yaralanır ve şehit olur.
Başına toplan arkadaşlarına ”Beni bırakın gün savaşmak günüdür. sağ kalanlar benden Göle’ye selam söyleyin… O Yunan kurmayını alın” emrini verir onun bölüğü Yunan Generalini esir alan Bölüktür…

KURTULUŞ SAVAŞCISI HOCUVAN BAYRAMOĞLU KÖYÜNDEN ALİ BEDİROĞLU VE İNÖNÜ ANISI..!
Komutan Bedirhan Bey’in askeri olan Onbaşı Ali Bekiroğlu, (Yılan)1974 yılında Tarabya’da Gazeteci oğlu Hüsnü Bekiroğlu’nu ziyareti sırasında komutanı İnönü’nün önünü keser. ”Paşam ben senin askerimdim Kocatepe de..”
İnönü; ”Bana bir ani anlat seni hatırlayayım…!” der.
Ali Amca ”Paşam o gece ben karargâh çadırında nöbetçiydim. Mustafa Kemal (ATATÜRK) komutanımız içeri girdi başındaki kalpağını üzgün ve hırsla masaya attı.. Sense Paşam biz Düşmanı önümüze kattık Akdeniz’e gidiyoruz sense üzgünsün. dedin. Mustafa Kemal Paşam sana ” İsmet ben bu gece o yiğit Göle’li Öğretmen aslan yürekli Komutan Bedirhan Bey’i kaybettim. Üzgünlüğüm onadır..”
İnönü Ali amcaya sarılır birde hatıra resmi çektiler.
Ruhları şad olsun her yığıldın.
BİRDE BEN SORAYIM… O KILIÇ NEREDE…? KÜLTÜR VE TURUZUM MÜDÜRLÜĞÜ BİR AÇIKLAMA YAPSIN…!?
Nerde o kılıç, Gazi Bey’in kılıcı, Arif Bey’in Hançeri, o kurtuluş savaşının bize tarihsel olarak miras kalan objeleri..?!
Dedemiz Kaymakam Arif Bey, vaz geçip tapuda vazgeçip köylülere bağışladığı topraklar gibi Kurtuluş savaşı objelerini, Dedem Gazi Bey, ”Bunlar bana değil halka aittir” diyerek yıllar sonra kılıcını, papağını, eyerini bağışladığı Kültür müdürlüğüne rahmetli Çomat amcanın onun kılıcını kuşanıp, papağı giyerek Göle’nin kurtuluş güne katıldığını izledim bindiği atın üstünde çocukken.
Ne yazık ki bizden hiç kimse ne Arif Bey’i, Ne Bedirhan Beyi, ne Gazi Beyi anmak için ne bir ata bindiler nede o kılıcı kuşandılar.
Korkak ve o kültürden yoksundular galiba.
ŞANLIBEY ALABAY/ GÖLE

