Mersin Büyükşehir belediyesi Mersine Değer Katanlar adıyla bir platform oluşturmuş, çeşitli alanlardan oluşan bu platformun akademi alanına beni de davet etmişti.
2022’bin ilk günlerinde (henüz sığınmacılar meselesi yoğun olarak gündeme gelmemişken) yaptığımız bir kaç toplantıda daha çok bu platformun çalışma biçimi ve neler yapabileceğini tartışıyorduk. Ben bu toplantılardan birinde “Göç ve Sığınmacılar” meselesinin hem (başta Mersin olmak üzere) kentler hem de ülke için önemli bir mesele olduğunu ve bu sorunun giderek daha da önem kazanacağının altını çizerek bu konuda bir şeyler yapmamız gerektiğini söylemiştim. “Ne yapabiliriz?” sorularına karşılık da ilkbaharda göç ve sığınmacılar konusunda kapsamlı bir toplantı ardında da sonbaharda bir göç kongresi yapabileceğimizi önerdim. Böylece çağıracağımız, bu konuda çalışma yapmış işin uzmanlarıyla, özelde Mersini genelde Türkiye’yi ilgilendiren bu sorunu masaya yatıracağımızı, bu konuda tespitler ve tahliller yapabileceğimizi, çözüm önerileri geliştirerek hem icra organlarına uylamaları için hem de akademiye araştırmaları daha da derinleştirmek için sunabileceğimizi söyledim. İşte Mayıs ayı için ilk toplantı olan “Göç ve Sığınmacılar Paneli” fikri böyle ortaya çıktı.

Bunun üzerine ikinci bir öneri yaparak bu toplantıyı üniversite ve belediye ortaklığı şeklinde yaparsak daha yerinde ve anlamlı olacağını belirttim. Böylece, bir yanında bilgi üreten kurum olan üniversite yer alacak öbür tarafta uygulayıcı bir kurum olan belediyenin yer alması ile çalışmanın hedeflediği amaca ulaşması sağlanabilecekti. Bu önerilerim onay gördü, Toros Üniversitesi ve Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak bu nevi çalışmaların alt yapısını oluşturmaya başladık. Böylece işin bir tarafında öğrenciler ve akademi diğer yanında onların sorunlarını çözmekle mükellef yerel yönetimler yeraldı. Bu çerçevede bu çalışmalar dizisinin ilk adımı gerçekleştirmiş olduk.
Biz çalışmanın ön hazırlıklarını yaparken Suriyeli sığınmacılar meselesi ülkenin gündemini kapladı. Bu mesele Nisan Mayıs aylarında öyle büyüdü ki yapılan araştırmalarda halka Türkiye’nin en önemli üç sorusu nedir diye sorulduğunda, ekonomik sorunlar ve hukuksal sorunların ardında Türkiye’de üçüncü önemli sorunu olarak bu sorun yer alıyordu. Böylece bu sorun sadece ekonomiyi ve sosyal meseleleri değil siyaseti de ön suralarda etkilemeye başladı. Bu durum yaptığımız işin ne kadar isabetli olduğunu gösteriyordu.

Bu işin bir boyutu. İkinci olarak da kişisel olarak da eskiden beri göç konusunda çalışan bir sosyolog olarak bu konu benim de ilgimi çekiyordu. Ayrıca sorunun akademik araştırmalat boyutları yanında devlet tarafı, yerel yönetimler boyutu, ekonomik boyutu, hukuksal boyutu, sosyolojik, siyasal ve sosyo kültürel boyutları vardı. O halde yapacağımız çalışma bütün bunları kapsamalıydı. Biz de öyle yaptık. Devletin bu konudaki temsilcisi göç idaresiydi oradan bir uzman çağırdık (Göç İdaresi yönetcisi Kemal Doğru arkadaşımız geldi.) Mersin sadece Suriyeli sığınmacılar için değil genelde bir göç kentidir. Son yıllarda yaşanan göçler ve gelen Suriyeli sığınmacılar için ön sıralarda yer alan bir kettir ve bundan dolayı Büyükşehir bir Uyum Merkezi oluşturmuştu. Bu merkezin yürütücü Çağan Coşkuner çalışmaya önemli katkıda bulundu.. Ayrıca çalışmanın belediye ayağında başkan sanışmanı İbrahim Evrim, Çoşkun ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Serdar yet aldılar. Sorunun en önemli boyutlarından biri huluksal boyuttu. Çağ Üniversitesinden Hukukçu bir arkadaşımız (Dilara Çıplak) meselenin huluksal boyutunu anlattı. Galatasaraydan bu konuları bir akademisyen olan Disem Danış meselenin sosyolojik yerel yönetim boyutlarını ortaya koydu.

Göç ve kentleşme konusunda önemli işlere imza atan Mimar Sinan Üniversitesinden Şükrü Aslan arkadaşımız da meselenin yerleşme, iskan ve mekan boyutlarını ve buralarda yaşanacak sorunları anlattı. Ben de hem çalımayı modere ettim hem de çeşitli nedenlerle gelemeyen İstanbul Planlama Ajansı başkanı Emrah Şahan arkadaşımızın anlatacağı konulara temas ettim; ayrıca genel olarak yaşanan iç göçlerin oluşturduğu tabloyu ve sığınmacıların sosyo ekonomik ve politik uyum ve entegrasyon sorunlarına işaret ettim.

Şimdi burada bu konuda söylediğim görüşlerimi paylaşmak istiyorum.

