Devlet ve Faşist ırkçı çetelerin terörü karşısında bir kardeşlik barikatı kurmak demokrasi eşitlik ve kardeşlik isteyen tüm demokratik güçler için artık vazgeçilmez tarihi bir sorumluluktur. Ülke de Demokrasi, özgürlük ve eşitlik istiyorsanız, ezilen Kürt halkının yanında olmalısınız. Kürdün bu çığlıklarını duymalısınız Kürdün bu çığlıklarını görmemek duymamak, sizin ve Türkiye halkının onurunu incitecektir. Kardeşlik böyle günlerde sınavdan geçer ve pekişir. Kim kardeşlik istiyor, kim kardeşlik istemiyor, bu günlerde ortaya çıkar. Savaşı istemek kolay Barışı savunmak her zaman zordur ve bedeli ağırdır. Bu gün AKP/MHP İktidarı HDP üzerinden Kürtleri düşmanlaştırarak, ülkede bir karışıklık yaratıp millet ittifakında gedikler açarak iktidarını korumaya çalışmaktadır. Anadolu’nun kadim halkları bu kirli oyunu şiddetle reddederek eşit yurttaşlık temelinde halkların kardeşliğini savunmalıdırlar.
Devlet Kürt sorununda geçmişiyle yüzleşmedikçe, birlikte bir arada eşit vatandaşlık temelinde, çok kimlikli çok inançlı demokratik cumhuriyet projesini hayata geçirmedikçe, iç barışı ve ülkede istikrarı sağlayamaz. Yani mevcut iktidar barış ve demokrasi politikalarını geçersiz kılınca sözde sivil faşist çeteleri devreye koyarak onlar üzerin den karışıklık çıkararak şiddete başvuruyor. Bu olaylar sadece bu iktidar dönemine değil, Tarihin arka planında hep var olmuştur. CHP’li arkadaşlarıma Atatürk’ün ulusal kurtuluş döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Kürt politikalarını okumalarını ve öğrenmelerini (bu konuda daha dingin durmalarını) özellikle tavsiye ediyorum.
En önemlisi, bu gün Halkların kardeşliği temelinde demokratik bir örgütlü yapı oluşturmasak “KÜRTLERİN VARLIĞINI İNKAR” ve yok sayma politikası devam edecek bu olayların önü ve arkası gelmeyecektir. Aslında bu politika Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı kurtuluş savaşı yıllarındaki tutumdan dönülmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Uzun zamandır AKP/MHP iktidarının Kürtlere yönelik düşmanlaştırıcı politikaları karşısında tüm toplumsal muhalefetin, siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin ve vicdan sahibi insanların Kürt meselesinde net bir tavır koymamış olmaları veya utangaç davranmaları iktidarı ve iktidar bileşenlerini daha da cüretlendirmiştir. Muhalefetin ve tüm demokratik güçlerin bu katliamlara ve Kürt düşmanlığına yönelik alacağı tavır ve vereceği tepki çok önemlidir… Bu itibarla Kürtlere yönelik bağnaz ve ırkçı çevreler tarafından devreye alınmış bu katliamları kınamak yetmez Kürt halkının yanında durarak ve dayanışarak demokratik bir cephe oluşturarak bu faşist uygulamalara karşı birlikte mücadele etmekle ve durdurmakla mümkündür. Siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri artık Kürt politikalarında netleşerek “tavşana kaç taziye tut” politikalarından vazgeçmelidirler. Bu saldırının ve katliamın 29 Mayıs 1993’te Almanya Solingen de Genç ailesine yapılan Neonazi saldırıdan ve Sivas ta gericiler tarafından yapılan Madımak katliamıyla eşdeğerdedir. Konya da Kürt’lere yönelik yapılan bu katliamı şiddetle kınarken, tüm demokratik güçleri ve namuslu vicdan sahibi insanları AKP/MHP oyunlarını ve kirli senaryolarını boşa çıkarmak için birlik ve dayanışmaya davet ediyorum.
AV. HAKKI TOKA YAZDI! KÜRT DÜŞMANLIĞI ÜZERİNDEN TOPLUMU AYRIŞTIRMAK

