İşsizlik Verileri İzaha Muhtaçtır

2026 Ocak-Mart ilk çeyrek işsizlik verileri açıklandı.

  • 2024 ilk çeyrekte yüzde 8,9 olan işsizlik oranı bu sene ilk çeyrekte yüzde 8,2 ‘e geriledi.
  • Aynı dönemde genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 15,6’dan yüzde 15’2’ye geriledi.
  • Dar anlamda işsizlik oranı düşerken, atıl işgücü oranı arttı yüzde 24,5’ten yüzde 30,4’e yükseldi.

İşgücü göstergelerine baktığımızda;

  • Bir… işgücü piyasası sağlıklı değildir.
  • İki … işgücü piyasasını gösteren veriler izaha muhtaçtır.

Türkiye de iş gücü piyasası neden sağlıklı değil?

Yüzde 48,3 olan istihdam oranı düşüktür. Bu oran ortalama olarak Avrupa Birliğinde yüzde 76,3 ve OECD ortalaması olarak yüzde 70,3’tür.

İşgücüne katılma oranı yüzde 52,6’dır.  İstihdam oranının daha düşük yüzde 48,3 düzeyinde olması, çalışma çağındaki nüfusun önemli bir bölümünün üretken istihdama katılamadığını göstermektedir.

Düşük istihdam oranı, ülkenin insan sermayesinin önemli kısmının atıl kalması, üretime dönüştürülmemesi demektir.

Dahası bu durumda çalışan sayısı azaldıkça prim ödeyen kişi sayısı da sınırlı kalır. Nüfus yaşlandıkça emekli aylıkları ve sağlık harcamaları artarken, bunları finanse edecek çalışan tabanı dar kalır.

İstihdamda Kadın katılımı düşüktür. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,5 ve kadınlarda yüzde 35,2 dir. Kadınların işgücüne katılma oranında artış var ve fakat yetersizdir.

OECD ülkeleri içinde ne işte ne eğitimde olan gençlerin oranının en yüksek olduğu ülke Türkiye’dir.

Le Monde, OECD ve Eurostat verilerine atıfla Türkiye’de 18-24 yaş grubunun yaklaşık üçte birinin ne eğitimde ne istihdamda olduğunu, genç kadınlarda bu oranın çok daha yüksek olduğunu yazdı; ayrıca Türkiye’nin Avrupa’da yeni mezun istihdamında en zayıf ülkelerden biri olduğuna dikkat çekti.

Dahası işsiz genç oranı da çok yüksektir. Oysaki 2000 yılında OECD ülkeleri işsizlik oranı yüzde 14,1 iken bizde daha düşük yüzde 12,9 idi. 2026 OECD ortalaması yüzde 11,6’ya geriledi. Bizde 15,2’ye yükseldi.

Neden veriler izaha muhtaçtır?

Aşağıdaki grafik TÜİK ‘ten aynen alınmıştır. Mavi çizgi ile gösterilen ve dar anlamda açıklanan işsizlik oranı düşerken, diğer işsizlik göstergeleri ve atıl işgücü göstergesi daha hızlı artıyor.

Bunun bir nedeni, çalışma yaşına geldiği halde, iş aramayanların artmış olmasıdır. İş aramayanların bir kısmı, uzun zaman iş aramış ve fakat bulamayınca aramaktan vazgeçmiş, iş aramaktan umudunu kaybetmiş olanlardır.  Bir kısmı ise iş aramayan ve fakat iş bulsa çalışacak olanlardır.

  • 2024 ilk çeyrekte ilan edilen dar anlamda işsiz sayısı 3 milyon 105 bin kişi iken, iki yıl sonra 2026 ilk çeyrekte işsiz sayısı 211 bin azalarak, 2 milyon 894 bine düşmüştür.
  • 2024 ilk çeyrekte, iş bulma umudunu kaybedenlerle, iş başı yapabilecek olup iş aramayanlar toplamı 4 milyon 109 bin iken iki yıl sonra 2026 ilk çeyrekte bir milyon 306 bin kişi artmış ve 5 milyon 415 kişiye yükselmiştir.
  • İki yılda ilan edilen işsiz sayısı 211 bin azalmış ve fakat çalışacak oldukları halde iş aramayanlar sayısı 1 milyon 306 bin kişi artmıştır.

İnsanlar belirsiz bir gelir mi sağladı? Ne oldu da iş aramıyorlar? Dünya Bankası 2026 Dünya eşitsizlik raporuna (World Inequality Report) göre; Türkiye dünyada gelir dağılımı en bozuk ülkelerden birisidir. Buna rağmen insanlar neden iş aramaz?

Bu sorun izaha muhtaçtır?

Türkiye’deki işsizlik verileri Dünyada da tartışmalıdır.

Dünya Bankası Nisan 2026 Türkiye görünümü raporunda, işsizlik oranının Ocak 2026’da yüzde 8,1’e indiğini, buna karşılık umudu kırılmış ve eksik çalışanları içeren işgücü atıl kapasite oranının yüzde 27,3’ten yüzde 29,9’a yükseldiğini açıklanmış.

Bizim bu tespitlerimizi Türkiye’de yerli veya yabancı iş yapmak isteyenlerde elbette tespit ediyor. Resmi verilerin izaha muhtaç olmaması gerekiyor.

Yayınlama 19 Mayıs 2026

Yayın Köşe YazılarıSon Köşe Yazılarıvitrinvitrin2Yeni Çağ

 

About Post Author

About Post Author