İBB Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu, Giresun Atatürk ve Ordu Cumhuriyet meydanlarında coşkulu kalabalıklara konuştu. Hemşehrilerine “Ben geldim, ben; evladınız geldi İstanbul’dan” sözleriyle seslenen İmamoğlu, “Geçen hafta bir konuşmasında Sayın Cumhurbaşkanı ne demiş? Gençlere seslenmiş, demiş ki, ‘Artık işe girişlerde mülakat yok.’ Bak, bak, bak, bak. Siz acaba, 21 yılda kaç milyon kişilik hukuksuzluk yaptınız? Kaç milyon kişilik insanların hakkını yediniz? 21 yıl sonra mı aklınıza geldi, ‘Artık mülakat yok’ demek” ifadelerini kullandı. “11 şehirde yoğun bir deprem yaşadık, on binlerce insanımızı kaybettik” diyen İmamoğlu, “21 yıldır bu ülkeyi yöneteceksiniz. Şehirleri güçlendirmeyeceksiniz. Şehirleri bir dönüşüm, güçlendirme, yaşamı kuvvetlendirme olarak düşünmeyeceksiniz. Şehirleri sadece rant kapısı olarak göreceksiniz. Ondan sonra seçimde oy devşirmek için, seçime birkaç hafta kala, sözüm ona temeller atacaksınız. 2 ayda sanki bir anda şehir kuracaksınız. 20 yıllık, 25 yıllık hatalarınızın üstünü kapatmaya çalışacaksınız. Ama biz, ‘Deprem olduktan sonra 48 saat neredeydiniz’ diye soracağız. Deprem olduktan sonra, insanların birbirine ulaşmasının en ihtiyaç olduğu anda, erişimi kapatıp, insanların birbirine ulaşımını kim engelledi? Hukuken hesabını soracağız. O şehirleri, bugünün aklı ayağa kaldıramaz. Ama o şehirleri biz ayağa kaldıracağız, biz. O şehirleri biz yenileyeceğiz. Şehirlerin eksiklerini biz gidereceğiz” şeklinde konuştu.
GİRESUN – ORDU
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Ordu milletvekili adayı Seyit Torun ile İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu, Giresun Atatürk ve Ordu Cumhuriyet meydanlarında vatandaşların sevgi gösterileriyle karşılandı. Eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte vatandaşları selamlayan İmamoğlu, meydanları dolduran coşkulu bir kalabalıklara konuştu.
“BEN GELDİM, BEN; EVLADINIZ GELDİ İSTANBUL’DAN”
Konuşmalarına, “Ben geldim, ben; evladınız geldi İstanbul’dan. Sizleri çok seviyorum” sözleriyle başlayan İmamoğlu, Giresun ve Ordu’ya daha önce iki kez geldiğini hatırlattı. “Bugün, daha farklı bir gün” diyen İmamoğlu, “Bugün niye bir aradayız? 14 Mayıs için bir aradayız. Çok güzel bir baharı karşılamak için bir aradayız. Bir avuç insanın zenginliğinin, bir avuç insanın mutluluğunun, bir avuç insanın ‘Ne dersem o olur’ anlayışını yok edip, gönderip, milletin iktidarını karşılamak için buradayız. Her şey çok güzel olacak” şeklinde konuştu. Dün bölgede yağmurlu bir gün yaşandığını hatırlatan İmamoğlu, “Bugün bahar güzel yüzünü gösterdi. Bahar beni karşıladı Giresun’da, bahar. Sizlerle bir arada ve 14 Mayıs’a giden bu yolculukta hem adaleti konuşmak hem hak, hukuku konuşmak hem Giresun’u konuşmak hem bu şehrin fındığını konuşmaya, gençlerini konuşmaya, bu şehrin güzel insanlarını konuşmaya geldim” ifadelerini kullandı.
“‘FINDIĞIN SORUNUNU BİZ ÇÖZERİZ’ DİYECEKLER. BENCE BUNA KAHKAHAYLA GÜLÜN”
Meydanları dolduran vatandaşlara Millet İttifakı’nın 13. Cumhurbaşkanı adayı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun selamlarını ileten İmamoğlu, şunları söyledi:
“Geçen hafta bir konuşmasında Sayın Cumhurbaşkanı ne demiş? Gençlere seslenmiş, demiş ki, ‘Artık işe girişlerde mülakat yok.’ Bak, bak, bak, bak. Siz acaba, 21 yılda kaç milyon kişilik hukuksuzluk yaptınız? Kaç milyon kişilik insanların hakkını yediniz? 21 yıl sonra mı aklınıza geldi, ‘Artık mülakat yok’ demek. Ne zaman dedi? 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Mülakat kalkacak’ dedi. O da ‘kalkacak’ diyor. Peki 21 yıldır mülakatla istediğini alan, istediğini almayan, hakkını, hukukunu koruyan değil, liyakati değil; ‘Partili misin, değil misin, kimin yakınısın, akrabası mısın, değil misin’ diye sorana mı inanacaksınız, Kılıçdaroğlu’na mı? (Kalabalıktan ‘Kılıçdaroğlu’na’ sesleri.) Bitti. Doktora diyor ki, ‘İstersen git kardeşim.’ Gence diyor ki, genç kızlarımıza, ‘Bana ne, istersen sen de git’ diyor. Biz de diyoruz ki, ‘Benim memleketimin gençleri, o güzel kızlarımız, oğullarımız, hayallerini Ordu’da kuracak. Orduyu terk etmeyecek. Ordu’dan vazgeçmeyecek. 21 yıl yönettiniz, ‘Efendim İstanbul’da deprem sorununu 5 yılda çözeceğiz’ diyorsunuz. 21 yıl bu ülkeyi yönettiniz, şimdi size gelecek, ‘Fındığın sorununu biz çözeriz’ diyecekler. Bence, 100 binlerce Giresunlular, buna kahkahayla gülün. Bunların dediğine inanmayın sakın.”
“2 AYDA SANKİ BİR ANDA ŞEHİR KURACAKSINIZ”
“Şu an memleketimin her köşesinde insanlarımız depremde her şeyini kaybetmiş insanlarımıza sahip çıkıyor” diyen İmamoğlu, şöyle konuştu:
“11 şehirde yoğun bir deprem yaşadık. On binlerce insanımızı kaybettik. Onları geri getiremeyeceğiz. Ve biz orada hayatını kaybeden, varını yoğunu kaybeden insanlarımıza borçlarımızı ödeyeceğiz. 86 milyon insan olarak hem onları bütün insanlarımızla eşitleyeceğiz hem de bundan sonra hep birlikte ayağa kalkacağız. Ama bakın şunu söyleyeyim: 21 yıldır bu ülkeyi yöneteceksiniz. Şehirleri güçlendirmeyeceksiniz. Şehirleri bir dönüşüm, güçlendirme, yaşamı kuvvetlendirme olarak düşünmeyeceksiniz. Şehirleri sadece rant kapısı olarak göreceksiniz. Ondan sonra seçimde oy devşirmek için, seçime birkaç hafta kala, sözüm ona temeller atacaksınız. 2 ayda sanki bir anda şehir kuracaksınız. 20 yıllık, 25 yıllık hatalarınızın üstünü kapatmaya çalışacaksınız. Ama biz soracağız: ‘Deprem olduktan sonra 48 saat neredeydiniz’ diye soracağız. Deprem olduktan sonra, insanların birbirine ulaşmasının en ihtiyaç olduğu anda, erişimi kapatıp, insanların birbirine ulaşımını kim engelledi? Hukuken hesabını soracağız. O şehirleri, bugünün aklı ayağa kaldıramaz. Ama o şehirleri biz ayağa kaldıracağız, biz. O şehirleri biz yenileyeceğiz. Şehirlerin eksiklerini biz gidereceğiz.”
“BU ÜLKEYİ MEMLEKETİMİN EVLATLARIYLA YÖNETECEĞİZ”
Millet İttifakı olarak söz verdiklerini belirten İmamoğlu, “Genel Başkanımız, 13. Cumhurbaşkanımız da söz veriyor. Diyor ki; ‘Biz, tek bir vatandaşımızın dahi hakkını yedirmeyeceğiz kardeşim, yedirmeyeceğiz.’ Biz, devletin her kademesinde liyakate destek olacağız. Biz, bu ülkeyi memleketimin evlatlarıyla yöneteceğiz. Bizler, memleketimizin evlatları yerine, sadece bir avuç insanla eşiyle, dostuyla, akrabasıyla, damadıyla, kızıyla, geliniyle, ailesiyle siyasi akrabalarıyla ülkeyi yönetme devrine son vereceğiz. Onlara, ‘Evinize gidin, haydi güle güle’ diyeceğiz. Hepsini birlikte yollayacağız” şeklinde konuştu. Giresun’un kişi başı gayrisafi milli hasılasının Türkiye ortalamasının yarısına yakın olduğu bilgisini paylaşan İmamoğlu, “Allah aşkına, şu güzellik nerede var? Dünyada Giresun’un fındığı bile bu şehre yeter biliyor musunuz? Ama eğer sen, tarlada vatandaştan ürününü bedavaya alırsan, vatandaşı yüzlerce yıldır emek verdiği ürününü, açıkçası tabiri caizse kelepire döndürürsen, işte bu şehir fakir kalır. Biz, bu şehrin her katma değerini yücelteceğiz. Fındığını yücelteceğiz. Tarımını da yücelteceğiz. Turizmini de yücelteceğiz. Her şeyini yücelteceğiz. 13. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi; sadece bu şehrin fındığını tarlasından 4 dolara almayacağız. 4 dolara aldığımız gibi, bu şehirde fındığı insanlarımızın katma değeri yüksek ürünlere dönüştürmesine katkı sunacağız” diye konuştu.
“İNSANLARIMIZI YOKSULLUĞA MAHKUM ETMEYE DEĞİL, ZENGİN YAPMAYA GELİYORUZ”
İstanbul’da, 4 yıldır herkese eşit hizmet sunduklarına vurgu yapan İmamoğlu, “Bunların, ne yazık ki şehirlerimizde insanlarımızı kandırdığı döneme, hep birlikte son vereceğiz. Allah şahit, Allah’ın kulunu bir başkasından ayırt etmedik. Hizmetimizi eşit yaptık. Ekonominin zor günlerinde çocuğa, kadına, erkeğe, gençlere sahip çıktık, bursundan desteklere varıncaya kadar. Ne demişlerdi? ‘Bunlar gelince yardımları keserler’ demişlerdi. 5 katına çıkarttık, 5 katına. Ama biz şunu diyoruz: Memleketimin insanının ihtiyacı varsa, yoksulluğu varsa, onu mutlaka telafi edeceğiz. Ama biz, insanlarımızı yoksulluğa mahkum etmeye değil, zengin yapmaya geliyoruz. Üretmeye geliyoruz. Size söz veriyorum. Bu coğrafyada, bu bölgede yetişen, liseyi burada okuyan, sonra üniversiteye okumaya giden bir ağabeyiniz, arkadaşınız, yol arkadaşınız olarak size söz veriyorum. Hiçbirinizin hakkını yedirmeyeceğiz. Ama sınavda ama işe girişte, hiçbir yerde hakkınızı yedirmeyeceğiz. Memleketimizin itibarını yükselteceğiz. Gençlerimizin üretici, yaratıcı olmaları için onları özgür kılacağız. Eğitimin sesinin kısıldığı bir Türkiye değil, gençlerimizin sesinin gür çıktığı bir Türkiye var edeceğiz. Evet, iktidar. Ama neyin iktidarı biliyor musunuz? Bir avuç insanın iktidarı değil, 86 milyon insanımızın, milletin iktidarı geliyor” dedi.

“DEVLETİMİZİ, YENİDEN KURALLAR VE KURUMLAR DEVLETİ YAPACAĞIZ”
Millet İttifakı olarak yoksulluğu bitirmeye geldiklerini belirten İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Tüm kalbimle inanıyorum ki; 14 Mayıs, Türkiye için de bir dönüm noktası olacak. O gün, Türkiye için yeni bir başlangıç olacak. Ardından devleti hızla toparlayacağız. Devletimizi, yeniden kurallar ve kurumlar devleti yapacağız. Devlet yönetiminin her kademesi hesap verecek hesap. Devlet idaresinin her işi ve işlemini, denetlenebilir kılacağız. Çünkü devletin her kurumu sizin. Türkiye’nin her kuruşu sizin. Kamuda israftan uzaklaşarak, israfı yok edeceğiz; gösterişten, şatafattan tümüyle uzaklaşacak. Size söz; Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılında ülkemiz dünyanın birinci ligine çıkacak. İkinci yüzyılımız; hamasetin değil, insanlarını kandıran değil, aklın, vizyonun, birliğin ve huzurun yüzyılı olacak. İkinci yüzyılımız; müreffeh Türkiye’nin yüzyılı olacak. Refah toplumu olacağız. İkinci yüzyılımız; milletimizin yeniden ve özgürce konuşabildiği bir yüzyıl olacak. İfade özgürlüğünün önünü açacağız. Gençlerimiz konuşacak. Gençlerimiz duygularını dile getirecek. Gençlerimiz ne diyecek biliyor musun? ‘Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım.’ Demokrasiyi, dünya ölçeğinde en üst seviyelere çıkaracağız. Milletimizin sesi olan Meclis’imizi güçlendireceğiz. Yeniden bu ülkenin en yüksek siyasi iradesi, ‘Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir’ yazan, 1922’de Atatürk’ün kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi olacak. Adalet sistemimiz korkulan değil, güven duyulan; adalet sistemimiz itimat edilen, tarafsız, bağımsız, insanlarımıza hakkı, hukuku, adaleti dağıtan, kuralların ve kanunların iktidara yakın insanlara değil, herkese eşit şekilde uygulandığı bir Türkiye inşa edeceğiz. Adamına göre suç, adamına göre hak, adamına göre makama son vereceğiz.”
“FINDIĞIN TARLADAN EN AZ 4 DOLARA ALINDIĞI BİR DÖNEMİ BAŞLATACAĞIZ”
“Dış politikada hamaseti bitireceğiz. Aklı selimi inşa edeceğiz. Türkiye, sözü bütün dünyada güçlü duyulacak bir ülke olacak. Dış politikada Türkiye’nin sözü, her yerde muteber olacak. Tabii ki hem Avrupa’nın hem dünyanın en güçlü kuvvetlerinden biri olacak. Neyle? Aklıyla, bilimiyle, teknolojiyle, ürettikleriyle birlikte 2 yıl içinde, bir canavar değil de kuyruğunu sıkıştırmış tek haneli yerlere indireceğiz enflasyonu. Türk lirasının en büyük parası, neredeyse yarım kilo et bile alamıyor. İşte biz, Türk lirasına itibar ve göreceksiniz istikrar kazandıracağız. Bu memleketin kişi başı gelirini, en az iki katına çıkaracağız 5 yılda. Gençlerimiz size sesleniyorum: İşi de aşı da umudu da bu topraklarda arayacaksınız. İstanbul’da yaptığımız gibi; insanlarımızın eşitlendiği, insanlarımızın güçlendiği, çiftçilerimizin borçlandığı değil, borçlarının faizlerinin ödendiği bir dönemi vaat ediyoruz. Fındık denince akla Ordu gelir, Giresun gelir. Dünya markası fındığın tarladan en az 4 dolara alındığı bir dönemi başlatacağız. Her konuda destek olacağız çiftçimize. Tarımdan sanayiye, üretime erişen ve katma değeri yüksek ürünlerin olduğu bir dönemi başlatacağız. Türkiye’de gıda ucuzlayacak. Tarım ürünleriyle ilgili, üretim arttıkça, memleketimizin alım gücü de yükselecek. Ay-yıldızlı pasaportumuzu tek yönlü gidiş bileti olmaktan kurtaracağız. Vatandaşlarımızı ayırt etmeyeceğiz. Vatandaşlarımıza, 86 milyon insanımıza, ‘yerli ve milli’ diyeceğiz. Yani ‘senden, benden olanları’ kaldıracağız. Herkesi yerli göreceğiz. Herkesi makbul göreceğiz. Herkesi muteber göreceğiz. Türkiye’de israf düzenine son vereceğiz. Sosyal adaleti yeniden kuracağız.”
“DEVLETİN BAŞINDAKİ İNSAN, İBB BAŞKANI’YLA GÖRÜŞEMİYOR BİLE”
“Bir kişinin dediğinin olduğu değil, milletin dediğinin olduğu, 86 milyon insanın fikrinin alındığı, devletin vatandaşa gücünü değil; devletin vatandaşa şefkatini, anlayışını, güzel duygularını gösterdiği bir dönem geliyor. Devletin başındaki insanın çocukları, gençleri, yetişkinleri, hanımefendileri, beyefendileri fırçaladığı değil; Atatürk’ün gözünün içine baka baka dinlediği bir dönem geliyor. Somurtkan, yüzü asık, konuşurken döver gibi, söver gibi konuşan değil; güler yüzlü… Cumhuriyet nedir biliyor musunuz? Cumhuriyet, bu devletin yöneticilerinin, vatandaşa karşı haddini bildiği bir yönetim biçimidir de. Yönetici, vatandaşa karşı haddini bilecek. Millet seçtiği için, biz buradayız. Ve partizanlığı yok edeceğiz sevgili gençler. Efendim işe gideceksin, ‘Git o partiye üye ol.’ O dönem bitecek devletimizde. ‘O partili belediye, bu partili belediye’; o bitecek. Giresun Belediyesi. Evet, seçimi kazandı. Bir hemşehrimiz, AK Parti’den aday oldu, kazandı. Evet, şimdi biz onunla çalışacağız. Onunla uyum içinde çalışacağız. Bakınız; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yla, devletin başındaki insan, -sanki yirmi beş yıldır yönettiği şehri malı mülkü zanneden o bir avuç insandan söküp aldık ya, sanki malını aldık- bizimle görüşemiyor bile. Niye? Ekrem İmamoğlu, Cumhuriyet Halk Partili. Ekrem İmamoğlu, Millet İttifakı’nın Belediye Başkanı. Allah aşkına ne bu devlet senin ne bu şehir senin. İstanbul’da Giresun’da yani 785 bin kilometrelik Türkiye de 86 milyon insanın malı. Bu memleketin güzel evlatlarının malı. Onun için, bizimle görüşemeyen insanlar, partizanlığı dibine kadar yaşayan insanlar. Biz, buna son vereceğiz.”
“KİŞİ BAŞI GELİRİ 5 YILDA 2 KATINA ÇIKARACAĞIZ”
“Bu memleketin kişi başı gelirini, döviz cinsi üzerinden, göreceksiniz 5 yılda iki katına çıkartacağız” diyen İmamoğlu, “Bu memleketin kendi malı, mülkü, üretimi kendine yeter. Yeter ki dağıtırken adil ol. Şu millete dağıt. 86 milyon insana dağıt. Bu memleketin doğusu, kuzeyi, batısı birbirine eşit olsun. Memleketimin her insanı mutlu, müreffeh bir ortamda yaşasın” diye konuştu. Vatandaşların, ekonomik kriz nedeniyle bayram alışverişini bile yapmakta zorlandığına dikkat çeken İmamoğlu, “Bizim insanımıza, bayramı bile yaşamayı, bayramı bile yaşatmayı ne yazık ki hayal ettirdiler. Sadece hayal ediyorlar. Ama size söz: Biz, bayramları bayram gibi yaşatacağız size, bayram gibi. Ve buradan, 13. Cumhurbaşkanımızın güzel vaadini, taahhüdünü, emeklilere sözünü yinelemek istiyorum. Evet, önümüzdeki bayram, onlar veremeyecek ama bizim hükümetimizde bayram primini Cumhurbaşkanımızın taahhüdü olarak, 15 bin lira olarak size vereceğiz. Milletimizin zor günlerini hep birlikte ortadan kaldıracağız. İyi günleri hep birlikte yakalayacağız” şeklinde konuştu.
“HEMŞEHRİLERİM BENİ BÖYLE KALABALIK KARŞILADILAR MI; ÇATLIYORLAR”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener liderliğinde kurulan Millet İttifakı’nın Altılı Masa ile büyüdüğünü aktaran İmamoğlu, bu gücün kendisi ile birlikte Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın katılımıyla çoğaldığını vurguladı. Kendilerinin sahada olmasının bazı çevreleri kızdırdığını kaydeden İmamoğlu, “Şimdi konuşuyorlar. Çok ağırlarına gidiyor benim ülkenin farklı yerlerine gidip, gezmem. Hemşerilerim hele beni böyle kalabalık karşıladılar mı; çatlıyorlar, patlıyorlar. Vallahi bir şey söyleyeyim mi? Çatlayın da patlayın kardeşim, çatlayın da patlayın. Hiç önemli değil. Şimdi diyorlar ya ‘Ekrem İmamoğlu oraya gidiyor, buraya gidiyor, İstanbul’da yok.’ Hayır; ben İstanbul’u da ihmal etmiyorum. Vallahi de billahi de her hafta 10 tane açılış yapıyoruz. Son 30 yılda, İstanbul’un en çok gezen belediye başkanı size göre kim? (Kalabalıktan ‘Tayyip Erdoğan’ sesleri.) Vallahi o. Benim on katım. İstanbul’da hiç durmamış. Her halde o güne kadar hiç gezmemiş, ‘Fırsat bu fırsat her yeri gezeyim’ demiş. Benim gibi milletle dertleşmeye de gitmemiş. Biz, sizinle bu demokrasi zaferini kazanmak için buluşuyoruz” ifadelerini kullandı.
“BU İŞ OLDU BE!”
Vatandaşlardan oyları bölmemelerini isteyen İmamoğlu, “Birleşeceğiz. Kesinlikle birliğin gücünü göstereceğiz. Ayrışmak yok. Bakın burada birileri ayrışmış olabilir. Oraya, buraya kaymış olabilir. Bizi ilgilendirmiyor. Sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler asla ayrışmayacağız. Oyumuzun yeri belli. Oyunuzu istiyorum. Coşa coşa, koşa koşa, milletin oy kullanması için o sandığa hep birlikte gitmeye hazır mıyız? Bir oya bile zeval gelmeyecek. Sandıkta görev almanızı istiyorum. Türkiye gönüllülerine katılmanızı istiyorum. Sandıkta bir tek oya bile sıkıntı getirmeyeceğiz. Hep birlikte sandıkları korumaya var mısınız? (Kalabalıktan ‘Varız’ sesleri.) Bu iş oldu be. Bu iş oldu. Oldu, olacak” diye konuştu. Vatandaşlardan, Millet İttifakı’nın taahhütlerini yakınlarına anlatmasını isteyen İmamoğlu, “Benim gibi düşünmüyor diye, asla kimseye kızmayın. Ona bile sarılın. Onunla bile kucaklaşın. Çünkü biz, onlar için de seçim kazanacağız. O partiye oy verenler için de seçim kazanacağız. Onları da huzura erdireceğiz. Onun için dinleyin. Bizim taahhütlerimizi anlatın. Masanın ne kadar güçlü olduğunu anlatın. Onlara bir de deyin ki; ‘Ya bir de bizim canımız, ciğerimiz Ekrem orada deyin, Ekrem orada deyin” ifadelerini kullandı.

“EKREM GELMİŞ ŞEHRİME / HEÇ KEYFİMİ ELLEME”
Alanda bulunan vatandaşların yükselttiği dövizlerden bazılarını okuyan İmamoğlu, konuşmasını, “’Fındık dalda tekleme / Tayyip bizi bekleme / Ekrem gelmiş şehrime / Heç keyfimi elleme.’ ‘Bekle bizi Anadolu / Her zaman bir aklın yolu / Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu.’ ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır.’ ‘Çanakçı kabuğunu kırdı, birleştik, kardeş olduk, geliyor gelmekte olan.’ Son bir tane var, onu beraber okuyacağız ve ayrılacağım. Sizi çok seviyorum. İyi ki varsınız. Her birinizi bu kardeşiniz kucaklıyor. Sevgili eşimle birlikte sizi selamlamaktan onur ve gurur duyuyoruz. Sizlerle birlikte olmaktan çok mutluyuz. Allah sizi korusun. 14 Mayıs seçiminde demokrasi kazansın, Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olsun. 15 Mayıs’ta çok güzel bir güneş doğsun memleketime ve güzel hemşerilerim; her şey çok güzel olacak” sözleriyle noktaladı.
İmamoğlu, Giresun ve Ordu buluşmalarını, vatandaşların yoğun ilgisi altında tamamlayarak, Samsun’a doğru yola çıktı.

SAMSUN’DA İMAMOĞLU COŞKUSU
İBB Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu, Giresun ve Ordu’nun ardından, Samsun’da da coşkuyla karşılandı. Millet İttifakı olarak, özellikle gençlerin kendini değerli hissettiği bir süreci başlatacaklarını belirten İmamoğlu, “Sizleri yok sayan, önemsemeyen, surata asık, hatta bazen hakaret eden, bazen hırpalayan, bazen söver gibi konuşan, hangi yönetici varsa; ne yapacaksınız biliyor musunuz? Onlara haddini bildireceksiniz, haddini. Sözümüzü sakınmadan, doğru bildiğinizi söylemeye, yapmaya devam edeceksiniz. Bu ülkeyi, şu ya da bu siyasetçiye değil, başta gençler olmak üzere, vatandaşın özgüveninin kurtaracağını bilin. İşte Samsun’un ruhunda tam da bu var. 38 yaşındaki bir gencin liderliği var” dedi. Vatandaşlardan Millet İttifakı’na güvenmelerini isteyen İmamoğlu, “O birliğin gücü, bize İstanbul’u kazandırdı. Bize Ankara’yı kazandırdı ve diğer şehirlerimizi kazandırdı. Şimdi daha güçlüyüz. Altı siyasi partimiz var. Her bir partimizin kadrolarıyla ve milletimizin evlatlarıyla, ülkemizin geleceğine Millet İttifakı imza atacak” diye konuştu. Vatandaşların Ramazan Bayramlarını kutlayan İmamoğlu, “Belki bu Ramazan Bayramı, bildiğiniz gibi olmayacak. Ekonomik sıkıntılar var, problemler var. Ama biliyorsunuz; 14 Mayıs’ta, hemen, iktidar olur olmaz, Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, emeklilere 15 bin lira prim verecek. Yani bayramlar devam edecek. Esas bayram, 15 Mayıs’ta. Demokrasi bayramı geliyor” ifadelerini kullandı.
CUMHURİYET MEYDANI / SAMSUN
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Ordu milletvekili adayı Seyit Torun ile İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu, Giresun ve Ordu’nun ardından Samsun’da da coşkulu kalabalıklarla buluştu. Cumhuriyet Meydanı’nı hınca hınç dolduran Samsunlular, konuşma yapılacak platforma el ele çıkan İmamoğlu ve eşi Dr. Dilek İmamoğlu’na sevgi gösterilerinde bulundu. Konuşma öncesinde İmamoğlu çiftine, Türkiye TFF 1.Lig’de bitime 5 hafta kala süper lige yükselmeyi garantileyen Samsunspor’un 55 numaralı formaları hediye edildi. 11 yıl aranın ardından Süper Lig’e çıkmayı başaran Samsunspor’u kutlayan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:
“ŞARKI SÖYLER GİBİ, ÖLÜRCESİNE CEPHEYE KOŞAN
BU MEMLEKETİN BÜTÜN EVLATLARINI RAHMETLE ANIYORUM”
“19 Mayıs ruhunun kenti, Samsun’dayız. Kurtuluşa umudum kentindeyiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün ismiyle anılan birkaç şehirden biri, Samsun’dayız. Benim şehrimdeyiz. Benim yöremdeyiz, benim bölgemdeyiz. Doğduğum denizin kıyısındayız. Evladınız geldi İstanbul’dan, Samsun. Sizi coşkuyla selamlıyorum. Bu güzel şehrin coşkusu, bu memleketin her evladında vardır. Çünkü Türkiye’miz, Osmanlı döneminin son yıllarında müthiş bir zafer kazanmıştı: Çanakkale Zaferi. Şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum. ‘Onbeşliler’i rahmetle, minnetle anıyorum. Bir şarkı söyler gibi, ölürcesine cepheye koşan bu memleketin bütün evlatlarını rahmetle anıyorum. O zaferi kazandıktan sonra, ne yazık ki tek kurşun sıkmadan işgal kuvvetleri Sevr Antlaşması’ndan sonra yürüye yürüye İstanbul’u işgal etti. 1918’in son aylarında Mustafa Kemal Atatürk, Kartal İstimbotu üzerinde Boğaz’da gezerken, işgal kuvvetlerinin gemilerini gördüğünde, bir baktı ki yaverinin gözlerinden yaşlar akıyor. Dönüp yaverine Mustafa Kemal Atatürk şunu söyledi: ‘Geldikleri gibi giderler.’ Ve Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşlarıyla birlikte, kararlı bir biçimde 16 Mayıs’ta İstanbul’dan yola çıktı. 19 Mayıs 1919’da, sabah 08.00 sıralarında Samsun’a vardı. 6 gün Samsun’da, daha sonrasında Havza’da, Türkiye’nin kurtuluşunun, yol haritasını yazdı.”
“BÜYÜK VE ÖNEMLİ İŞLER YAPMAK İSTEYEN HERKES GENÇLERE GÜVENMEK ZORUNDADIR”
“Büyük ve önemli işler yapmak isteyen herkes ama herkes, gençlere güvenmek zorundadır. Gençlere saygı göstermek zorundadır. Gençlere eşit ve adil davranmak zorundadır. Ben gençlere çok güveniyorum. Çok önemli bir seçime doğru gidiyoruz. Sizlere önümüzdeki 14 Mayıs’taki seçimde, demokrasiyi vaat ediyoruz. Bu demokrasi mücadelesinin yolculuğu; hak, hukuk ve adalet yolculuğudur. Erdemli bir yürüyüştür. Devlet insanlarının göreve geleceği bir yol yürüyüşüdür. Memleketimizin değişim anıdır. Kararlılık gerektirir. Asla vazgeçmemek gerektirir. İşte bu yolculukta, 14 Mayıs’ta sizlere Cumhurbaşkanımız olacak Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun selamlarını getirdim. Bu kararlı yolculukta hepimize rol düşüyor. Bu kararlı yolculukta hep birlikte hareket etmek gerekiyor. Gençler, bu seçimde verecekleri oylarla belirleyici olacak. Kendi geleceklerine dair önemli bir yolculuk çizecek gençlerimiz. Çünkü, kesinlikle ve kesinlikle her hükümet, aslında gençlerin hayatlarında önemli izler bırakırlar. Yaptıklarıyla ve yapamadıklarıyla her hükümet, gençlerin hayat yolculuğunda önemli bir etki yaratır.”
“21 YIL SONRA BU HÜKÜMET KALKIP, ‘MÜLAKATI KALDIRIYORUM’ DERSE; GÜLÜNÇ DURUMA DÜŞER”
“Mesela bir hükümet, eğer kamuya işe alımlarda mülakatı kaldırıp, gençleri sınavlardaki başarı sıralamasına göre işe almaya başlarsa, gençlerin hayatına çok önemli bir etki yapmış olur. Gençler, artık adaletli bir ülkede, kendi bilgi ve yetenekleriyle hak edeceklerine, her şeyi başarabileceklerine daha çok inanmaya başlarlar. Ama bir hükümet, 20 yılı aşkın hükümetlerinden sonra, işe alımlarda mülakat mekanizmasını getirmişse ve 21 yıl boyunca o mekanizmayla neredeyse bir neslin kaderiyle oynamışsa, gençlerin umutlarının kırılmasına, bu ülkede adalet olmadığına inanmalarına yol açmışsa, işte 21 yıl sonra bu hükümet kalkıp, ‘Mülakatı kaldırıyorum’ derse; gülünç duruma düşerler. Demek ki, 21 yıl boyunca insanların haklarını korumadınız. Gençlere bu ülkede hak, hukuk olduğuna dair inanç vermediniz. Gençlerin umutlarını kırdınız. Şimdi zaman ne biliyor musunuz? Gençlerin ayağa kalkma zamanı. İşte bu saat itibariyle Millet İttifakı, gençlerin geleceğini inşa edecekler. Gençler, devletin kadroları oluştururken, liyakatlerine göre görev alacaklar. Gençlere yönelik hiçbir ayrımcılık yapılmayacak. Her birimizden toplanan vergilerle oluşan kaynaklarla, sadece ve sadece bir avuç insanın faydalandığı bir memleket değil, sadece yandaş olmasıyla tespit edilen insanlara ve bir avuç ailelere değil, 86 milyon insanımıza hizmet edeceğiz. Doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi, memleketimin her yerine hizmet dönemi başlıyor. Ama bu hükümet, işte bugünün tek adamlı yönetim şeklini bu ülkeye zoraki getiren bu anlayış, gideceğini gördüğü için diyor ki; ‘Mülakatı kaldırdım.’”
“ELİMİZDEN SEÇİMİ ALMAYA KALKTILAR. NİÇİN? BUGÜNLERİ GÖRDÜLER”
“Hatırlar mısınız? 2019’da bu kardeşiniz, bu hemşehriniz, İstanbul’da Belediye Başkanı seçildi. Anasının ak sütüyle seçildi, ak sütüyle. Ne dedim? ‘Hak yemedim, hakkımı da yedirmem’ dedim. Yedirmedik, yedirmedik. Ne yaptılar? Elimizden seçimi almaya kalktılar. Niçin? Bugünleri gördüler. Seni gidi seni. Ne dedi? ‘İstanbul’u alan. Türkiye’yi alır’ dedi. ‘İstanbul’u kazanan, Türkiye’yi kazanır’ dedi. ‘İstanbul’u kaybeden, Türkiye’yi kaybeder’ dedi. Seni gidi seni. İlk kez geleceği gördüler. Kendi malı gibi görme anlayışının sonu geliyor. Bir şehrin yöneticisi olabilirsiniz. Bir ülkenin yöneticisi de olabilirsiniz. Ama hiçbir zaman onun sahibi değilsiniz. Sahibi, millet, millet. Samsun’da hizmet eden belediyelerimiz var. İlkadım var, Atakum var, diğerleri var. Büyükşehir Belediyemiz var. Farklı partilerden belediye başkanlarımız var. Onlar sizin temsilciniz. Sizin adınıza orada görev yapıyorlar. Sahibi değil. Sevgili hemşehrilerim, bu güzel memleketin güzel evlatları, şu pırıl pırıl evlatlarımız, gençlerimiz, güzel hanımefendiler, beyefendiler, 86 milyon yurttaşımız; doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i hep birlikte bu memleketin her karış toprağı, hepimizin. İşte bizi millet yapan, milletçe bir yapan, bir arada düşünmemizi sağlayan bu işte. Bu ‘Her şey benim’ anlayışını yollayacağız. ‘Güle güle’ diyeceğiz onlara, ‘Güle güle.’”
“GENÇLERİ ALDATMAYA MI NİYETLERİ VAR ACABA?”
“Memleketimizin bu konuda sıkıntıları var. Az önce gençlerden bahsettim sizlere. Yanlış yaptılar, yanlış yol yürüdüler. Bütün gençler adına söylüyorum; kendini rahatsız hissetmeye başladılar. Ya da gençleri aldatmaya mı niyetleri var acaba? Ama benim gençlerim zekidir, çeviktir, akıllıdır. Cumhuriyet’in gençleri onlar. Sevgili gençler; sizin samimiyet sınavınızdan geçmeyen hiçbir kimseye asla oy vermeyin, asla. Türkiye sizindir. Bu ülkeyi yönettiği ve her şeyi bildiğini düşünen insanlar kadar, sizin de bu ülkede hakkınız var. Sizden aldığı yetkiyi, yine sizin için kullanmak mecburiyetinde olan onlar, inanın sıradan görevlilerdir. Hepimiz öyleyiz. Bakın bu memleketin yöneticileri, geçici süreyle bu ülkenin belli kademelerinde bulunarak, o görevi yerine getirmekle yükümlü kişileridir. Türkiye Cumhuriyetle yönetiliyor. Bu ülkede demokrasi var. Sıkıntıya uğramış olabilir. Ama bütün bu sıkıntıları ortadan kaldıracağız. İşte o sıkıntıları ortadan kaldırdığımızda, şunu anlayacağız ki; devlette yöneticilik yapan her birey, bu ülke insanına hizmet etmekle yükümlü insandır.”
“BİZ, BU SÜRECİ DEĞİŞTİRECEĞİZ”
“Biz, bu süreci değiştireceğiz. Bu süreçte, herkesin kendini değerli hissettiği bir süreci başlatacağız. Sizlere hizmet eden insanlar; eşit, adil ve saygıyla hizmet etmek zorunda olduklarını bilecekler. Hiçbir konuda sizden fazla hakları olmadığını bilecekler. Mülkün sahibi olmadıklarını bilecekler. Yöneticinin vatandaşa karşı haddini bilmek zorunda olduğu bir yönetimdir Cumhuriyet. Sizleri yok sayan, önemsemeyen, surata asık, hatta bazen hakaret eden, bazen hırpalayan, bazen söver gibi konuşan, hangi yönetici varsa; ne yapacaksınız biliyor musunuz? Onlara haddini bildireceksiniz, haddini. Sözümüzü sakınmadan, doğru bildiğinizi söylemeye, yapmaya devam edeceksiniz. Hayatı yeteri kadar ciddiye almaktan vazgeçmeyin. Bu ülkeyi, şu ya da bu siyasetçiye değil, başta gençler olmak üzere, vatandaşın özgüveninin kurtaracağını bilin. İşte Samsun’un ruhunda tam da bu var. 38 yaşındaki bir gencin liderliği var. Cumhuriyet’i kuran liderlik, işte böyle bir liderlik.”
“21. YÜZYILA YÜRÜRKEN, CUMHURİYET’İMİZİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ”
“Yüzüncü yılında, 21. yüzyıla yürürken, Cumhuriyet’imizi ayağa kaldıracağız. Türkiye’nin gereksinimlerine uygun becerileri, bütün gelecek nesil elde edecek. Gençlere dünyadaki akranlarından daha iyi imkanları, daha iyi fırsatları sunacağız Gençleri, bütün dünyayla rekabet edebilir hale getireceğiz. Gençlere, kendi ülkelerinde özgürce yaşadıkları, hayallerini kurdukları, umut ve güveni buldukları topraklarda yaşayacakları geleceği hediye edeceğiz. Yaşamak istedikleri, ayrılmak istedikleri değil; hayatlarını geçirmek istedikleri Samsunluları var edeceğiz bütün ülkemizde. Genel Başkanım, 13. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi; ‘Sana söz sevgili gençler.’ Tam da bu anlattığım geleceği, sizlerin potansiyelinizi ortaya çıkaracağı bir geleceği, eşit fırsatlarla eğitim ve istihdam ortamlarını hep birlikte var edeceğiz. Gençlerimizi sesini kısamayacaklar. Twitter’larınızı kapatamayacaklar. Sosyal medyalarınızı engelleyemeyecekler. Hayatta güçlü bireyler olmanızı sağlayacağız.”
“ÜLKEMİZİN GELECEĞİNE MİLLET İTTİFAKI İMZA ATACAK”
“Millet İttifakı’na güvenin. Millet İttifakı’nın kadrolarına güvenin. Millet İttifakı’nın oluşumu güçlüdür. Bunun en yakın şahidi bu kardeşiniz. 2019’da. Millet İttifakı’nın ilk adımını atan Genel Başkanım, 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kılıçdaroğlu ile yine sizlere selamını getirdiğim İYİ Parti’nin Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’in de selamını getiriyorum. O birliğin gücü, bize İstanbul’u kazandırdı. Bize Ankara’yı kazandırdı ve diğer şehirlerimizi kazandırdı. Şimdi daha güçlüyüz. Altı siyasi partimiz var. Her bir partimizin kadrolarıyla ve milletimizin evlatlarıyla, ülkemizin geleceğine Millet İttifakı imza atacak. Bu dönem, bir siyasi yarış dönemi değil sevgili hemşehrilerim. Siyasi parti yarışı hiç değil. Bu dönem, ülkemizin demokrasisini inşa dönemi; hak, hukuk, adalet düzeninin yeniden kurulması dönemi. Eğitimden sağlığa, spordan sanata, aklınıza gelecek her hususta, başta ekonomi olmak üzere, milletimizin gelirlerini arttırıcı önlemleri alan bir dönemi hep birlikte var edeceğiz.”
“BÖLÜNMEK YOK, AYRIŞMAK YOK; BİRLİĞİN GÜCÜNE SİZ DE KATILACAKSINIZ”
“Benim güzel hemşehrilerim; bölünmek yok, ayrışmak yok. Birliğin gücüne siz de katılacaksınız. Birbirinizi ikna edeceksiniz. Ben bugün güzel Giresun’umdaydım. Ardından Ordu’ya geldim. Şimdi Samsun’dayım. Samsun, kanımı kıpır kıpır kaynattı. Onun için gençlerden bahsettim. Biz bu seçime, sadece Millet İttifakı’na oy verenlerin kazandığı bir seçim diye bakmıyoruz. Bu seçimde, 86 milyon insanımız kazanacak. Bu seçimde Hakkari kazanacak. Samsun gibi, Trabzon kazanacak, Zonguldak kazanacak, Muğla kazanacak, Ankara kazanacak, Konya, Kayseri, Kırklareli, Edirne; memleketimin her köşesi kazanacak. Sevgili Samsunlu hemşehrilerim; bu kardeşinizle birlikte bu sürecin bir neferi olmaya hep birlikte çalışmaya, hemşehrilerimizi ikna etmeye var mıyız? (‘Varız.’) Harika. Coşa coşa sandığa gideceğiz. 14 Mayıs’ı bir şölene dönüştüreceğiz. Onun adı demokrasi şöleni olacak. En yüksek oranda oy kullanmaya hazır mıyız? (‘Hazırız’). Güzel. Her oyumuza sahip çıkmak zorundayız. Bir oyumuzun bile başına hiçbir zeval gelmemesi lazım. Ne yapalım? Öyle bir dönemdeyiz. Oylara millet sahip çıkıyor. Yapacak bir şey yok. Bizim işimiz o; koruyacağız. Herkese verilen oyları koruyacağız. Sandıklarda görev almanızı istiyoruz. Türkiye gönüllüleri diye bir uygulama var. Türkiye Gönüllüleri’ne katılmanızı istiyoruz. Hep birlikte sandıklara sahip çıkmaya var mıyız? (‘Varız.’) Vallahi Samsun, bana öyle bir umut verdiniz ki, Allah şahit, buradan İstanbul’a yürüyerek giderim bak. Samsun’un ruhu öyle bir şey. Ata’mızla 19 Mayıs’ta bizde aşılanan o ruh, öyle bir şey.”
“ESAS BAYRAM, 15 MAYIS’TA”
“Bugün çok gördüm. Psikologlar atama bekliyor. Sosyal hizmet uzmanları atama bekliyor. Aynı zamanda öğretmenlerimiz atama bekliyor. Millet İttifakı 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, adil liyakatli bir biçimde bu atamaların hepsini yapacak; söz. Söz genç kardeşim, söz. Ramazan Bayramımız mübarek olsun. Belki bu Ramazan Bayramı, bildiğiniz gibi olmayacak. Ekonomik sıkıntılar var, problemler var. Ama biliyorsunuz; 14 Mayıs’ta, hemen, iktidar olur olmaz, Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, emeklilere 15 bin lira prim verecek. Yani bayramlar devam edecek. Esas bayram, 15 Mayıs’ta. Demokrasi bayramı geliyor. Sevgili Samsunlular; son sözleşmemizi yapalım mı? Hazır mıyız? Bütün Karadeniz duyacak ama. Her şey çok güzel olacak. Sizin dilinize kurban olur bu Ekmem kardeşiniz. Her şey çok güzel olacak.”

