İBB BAŞKANI İMAMOĞLU: “HALKA HESAP VERMEYİ UNUTANLARIN KOLTUĞA YAPIŞMAK İÇİN OLMADIK İŞLERE GİRİŞTİKLERİNİ İYİ BİLİYORUZ”

İBB BAŞKANI İMAMOĞLU: “HALKA HESAP VERMEYİ UNUTANLARIN KOLTUĞA YAPIŞMAK İÇİN OLMADIK İŞLERE GİRİŞTİKLERİNİ İYİ BİLİYORUZ”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçimlerinin ardından iş başına geldikten sonra, her 6 ayda bir hesap verme geleneğini devam ettirdi. Bu amaçla 3’ncü kez kamuoyunun karşısına çıkan İmamoğlu, 18 aylık görev süresinin hesabını, 18 maddede özetlediği icraatlarıyla verdi. İmamoğlu, slaytlar eşliğinde 18 aylık bilançoyu özetlerken, 102 kişilik kurmay ekibi de sahnede kendisine eşlik etti. Bugüne kadar yaptıkları ve bundan sonra yapacakları çalışmaları aktaran İmamoğlu, “Biz, kamu yönetiminde halka hesap vermeyi onur kabul eden bir anlayışı temsil ediyoruz. Çünkü biz, halka hesap vermeyi unutanların, bir süre sonra kirlendiklerini ve geçici sürelerle geldikleri koltuklara yapışmak için olmadık işlere giriştiklerini iyi biliyoruz” dedi. Arkasında konumlanan ekibine de seslenen İmamoğlu, “Hiçbir gerekçeyle, hiçbir alanda gecikme veya başarısızlığı kabul etmeyeceğim. Çok değil; durmaksızın, ter dökerek çalışacaksınız. İnancına, yaşam şekline, kökenine ve tercihlerine bakmaksızın 16 milyonun tamamını, eşit, saygın, birinci sınıf yurttaş gibi bile değil, öz kardeşiniz gibi gören bir anlayışla hizmet vereceksiniz” ifadelerini kullandı. Toplantıda ilginç bir bilgiyi de paylaşan İmamoğlu, “Bellini atölyesine ait olan Fatih Sultan Han’ın tablosuyla ilgili, ‘sahte’ diye bir soruşturma düzeni başlatılmış. Bu, kıskanılacak bir şey değil. Tabloyu, bütün Türk halkına kazandırdık. Umarım, soruşturmaya dönüştürülmeden kapatırlar. Bu da trajikomik, fıkra gibi bir durum” dedi.

 

HALİÇ KONGRE MERKEZİ / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, işbaşına gelişinin 18’nci ayında üçüncü “hesap verme” toplantısını gerçekleştirdi. “Adil, Yeşil ve Yaratıcı İstanbul Yolunda 18 Ay” başlığıyla düzenlenen basın toplantısı, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. TBMM CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Berna Sukas, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu ve İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu da toplantıya katılarak destek verdi. Birçok milletvekili, ilçe belediye başkan ve İBB Meclis üyeleri de toplantıda hazır bulundu. Toplantı, Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ile tüm şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İmamoğlu, sunum yapacağı sahneye, 102 kişilik kurmay ekibiyle çıktı. Sözlerine, “Her 6 ayda bir, 16 milyon İstanbulluya hesap verdiğimiz toplantılarımızın üçüncüsüne hoş geldiniz” diyerek başlayan İmamoğlu, kamu yönetiminde halka hesap vermeyi onur kabul eden bir anlayışı temsil etiklerini vurguladı. İmamoğlu, “Halka hesap vermeyi unutanların, bir süre sonra kirlendiklerini ve geçici sürelerle geldikleri koltuklara yapışmak için olmadık işlere giriştiklerini iyi biliyoruz” dedi.

18 AY ÖNCE… 18 AY SONRA…

“İstanbul’un 18 ayda, nereden nereye geldiğini kısaca hatırlatmak istiyorum” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

–      18 ay önce İstanbul; plansızlıktan ve parasızlıktan tüm metro inşaatlarının durduğu bir kentti. Bugün İstanbul, tüm metro hatları için finansman sağlamış, duran metro inşaatlarını başlatmış, yapım sürecini hızlandırmış, yeni projelerin hazırlığını başlatmış bir kenttir. 18 ay öncesine kadar yılda ortalama 5 kilometre metro hattı yapılabiliyordu. Bu, 25 yılın ortalaması. Biz, bunu 4 katına, yani yılda 20 kilometre metro inşaatına çıkarmak için gereken her şeyi sağladık. Şimdi sadece, siyasi hesaplarla davranılmamasını, İstanbullunun metroya kavuşma sürecinin engellenmemesini bekliyor ve istiyoruz.

–      18 ay önce İstanbul; yeşil alanların her an imara açılma riskiyle karşı karşıya olduğu bir kentti. Devasa yeşil alanlarda ya hiç düzenleme yapılmıyor ya da sınırlı bir düzenleme yapılsa da bu alanlar kullanıma açılmıyor; adeta vatandaştan kaçırılıyordu. İstanbul bugün, Kemerburgaz Kent Ormanı, Atatürk Kent Ormanı gibi milyonlarca metrekarelik yeşil alanın halkın kullanımına açıldığı, bizzat vatandaşa teslim edildiği bir kenttir.

–      18 ay önce İstanbul; Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar, Bakırköy, Avcılar gibi pek çok semt merkezinde su baskınları yaşanan bir şehirdi. Bugün, bu sorunlar büyük ölçüde ve kalıcı biçimde çözüldü. Geri kalanlar da 2021’de çözülecek.

–      18 ay önce İstanbul; Taksim, Bakırköy, Üsküdar, Kadıköy gibi büyük meydanları kimliksiz, plansız, çirkin ve işlevsiz bir kentti. Bir sabah kalktığınızda meydanların, yönetimin keyfine göre düzenlendiğini görebilirdiniz. Bugün, İstanbul’un tüm büyük meydanları bilim insanlarının, ulusal ve uluslararası tasarımcıların, kentsel planlama uzmanlarının ve vatandaşın katılımıyla, ortak akılla tasarlanıyor.

–      18 ay önce İstanbul; otobüs ve metrolarda, şehir hatları gemilerinde, İSPARK’larda, hatta İBB üst yönetiminde kadın çalışanları ve kadın yöneticileri göremeyeceğiniz bir şehirdi. Çünkü kadınlara bu hak verilmiyordu. Bugün İstanbul, bütün bu alanlarda ve çok daha fazlasında kadınların liyakatle seçilip başarıyla çalıştığı bir kenttir.

–      18 ay önce, İstanbul’un dar gelirli ve ihtiyaç sahibi aileleri, çocuklarına süt alamamanın acısını yaşıyordu. Bugün 121.116 çocuğumuzun evine, her hafta ücretsiz Halk Süt götürüyoruz. Üstelik o sütleri, İstanbullu süt üreticilerinden alıyor, onlara da çok önemli bir destek sunuyoruz. Tıpkı, milyonlarca ücretsiz fide dağıttığımız çiftçilerimiz gibi.

–      18 ay önce, İstanbul’un 0-4 yaş arası çocuk sahibi anneleri; otobüse, metroya, vapura para öderdi. Bugün annelerimiz, toplu ulaşımdan çocuklarıyla beraber seyahat ederken ücretsiz yararlanıyorlar. 18 ay önce İstanbul’da Büyükşehir Belediyesi’nin tek bir kreşi dahi yoktu. Bugün 15 kreşimiz faaliyette, 10 tanesi bitmek üzere, önümüzdeki yıl toplam 60 kreşi hizmete sunmuş olacağız.

–      18 ay önce İstanbul; ihtiyaç sahibi öğrencilerle ilgilenmeyen bir kentti. Bugün, on binlerce üniversite öğrencisine 3 bin 200 lira, yüz binlerce ilkokul öğrencisine de 300 lira eğitim desteği veriyoruz. Üniversiteli gençlerimiz için, yurtlar açıyoruz.

–      18 ay önce İstanbul; Büyükşehir Belediyesi bünyesinde tek bir istihdam ofisinin bile bulunmadığı bir kentti. Bugün, açtığımız 8 Bölgesel istihdam ofisiyle, vatandaşlarımıza iş buluyoruz bu zor günlerde. 4 ofisimiz daha çok yakında hizmet vermeye başlayacak. Bugüne kadar, pandemi dönemine rağmen, yaklaşık 13 bin vatandaşımızı, bu ofislerimizde eğittik, yönlendirdik ve işe yerleştirdik.

–      18 ay önce İstanbul’un halk otobüsü, fayton, taksi konularıyla ilgili çok önemli sorunları vardı ve ortada bunları çözecek irade yoktu. Bugün İstanbul, halk otobüslerinin tamamen İBB bünyesine alındığı, fayton sorununun bütün tarafların onayıyla insani bir çözüme kavuşturulduğu bir kenttir. Taksi sorununu da çözeceğiz. Ama herkesin bildiği, gördüğü sebeplerle engellenmek isteniyoruz. Ne olursa olsun, o konuda da geri adım atmayacağız ve o sorunu hep birlikte mutlaka çözeceğiz.”

–      18 ay önce İstanbul’da deprem, yerel yöneticilerin ciddi somut adımlar atmadığı bir konuydu. Bugün, 2000 öncesinde inşa edilmiş tam 790.000 binanın hasar tespit çalışmalarına başlamış, 20.000 binayı tamamlamış durumdayız. Depreme hazırlık için gerekli, idari ve fiziki altyapıyı kurma açısından daha önce hiç olmadığı kadar yoğun çalışmalar yapıyoruz. İstanbul gibi bir mega kentin yönetiminde, 18 ay uzun bir süre değildir. Buna rağmen, 18 ayda çok önemli ve değerli başarılar elde ettik ve İstanbul’da yeni bir başlangıcın ilk adımlarını en sağlam biçimde attık. Üstelik bütün bunları pandeminin yol açtığı ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla mücadele ederken gerçekleştirdik.”

YOL ARKADAŞLARINA SESLENDİ: “BİZİM HİÇBİR MAZERETİMİZ OLAMAZ”

“İstanbul’a Yeni Başlangıç” diyerek işbaşına geldiklerini hatırlatan İmamoğlu, 18 ay gibi kısa bir dönemde kente özen ve insana saygı yolunda attıkları dev adımlardan son derece mutlu olduğunu vurguladı. “Müsaadenizle tüm ekibime dönerek seslenmek istiyorum” diyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Sizleri, geçmişteki başarılarınıza ve liyakatinize bakarak göreve davet ettim. Büyük İBB ailesine katıldınız ve 18 ay gibi kısa bir sürede sağladığımız bu başarıda önemli sorumluluklar üstlendiniz. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Bundan sonra sizden çok daha fazlasını bekliyorum. Dün; herkesi anlamak ve 16 milyonu kucaklamak için çabalıyorduk. Dün; tasarruf ederek, hiçbir hizmetin durmasına izin vermeden şehrimizin sorunlarına çözüm yolları arıyorduk. Ne mutlu ki, önemli mesafe kat ettik. Ama çok daha fazlasını yapmaya mecburuz. Şehrimizin ve ülkemizin o güzel günlere hazırlanması için kat kat fazlasını yapmaya mecburuz. Ekip olarak çok daha fazla fedakarlık yapmaya, yaratıcı yeni yollar bulmaya ve başarıyla icra etmeye mecburuz. Bizim hiçbir mazeretimiz olamaz. Hiçbir gerekçeyle, hiçbir alanda gecikme veya başarısızlığı kabul etmeyeceğim. Çok değil; durmaksızın, ter dökerek çalışacaksınız. İnancına, yaşam şekline, kökenine ve tercihlerine bakmaksızın 16 milyonun tamamını, eşit, saygın, birinci sınıf yurttaş gibi bile değil, öz kardeşiniz gibi gören bir anlayışla hizmet vereceksiniz. Ekibinizdeki alt kadrolara saygıyla yaklaşacak, ortak akla inanan bir anlayışla süreçlerinize dahil edeceksiniz. Bu büyük şehre, bu aziz millete hizmet etmek istiyorsanız ve benim ekibimin değerli bir parçası olmaya devam etmek istiyorsanız; şiarımız budur.”

KANAL İSTANBUL’A ÖZEL PARAGRAF

 

Konuşmasında Kanal İstanbul’a özel bir paragraf açan İmamoğlu, “Bu aziz şehrin kalbine bir hançer gibi indirilmek istenen, şehrimizin milyarlarca yıllık doğal yapısına ve on binlerce yıllık eşsiz tarihine zarar vermekten başka hiçbir anlam taşımayan Kanal İstanbul belası hakkında, ilgililere bir uyarıda bulunmak istiyorum: Bunu yapmayın. Lütfen bu şehre, bu millete ve bu tarihe bir kez daha ihanet etmeyin. İstanbul’un, İstanbullunun ve bu güzel ülkenin akıl dışı projelere ihtiyacı yok. İstanbul, siyaseten bilek güreşi yapacağınız bir alan değil. Hedefiniz, motivasyonunuz ve menfaatleriniz ne olursa olsun, buna değmez. Ne karar verdiyseniz, kime söz verdiyseniz fark etmez, vazgeçin. Derhal durun. Bu millet ne bugün ne de yarın sizi affetmez. Elimizden gelen tüm yasal imkanlarla ve 16 milyon İstanbullunun kahır ekseriyetinden aldığımız büyük güçle, Kanal İstanbul’un yapılmasına karşı duracağız” dedi. AHA.

 

About Post Author

About Post Author