
Mücahit Özden Hun’dan Tarih, Aşk ve Direnişi Harmanlayan Unutulmaz Bir Roman
20.yüzyılın ilk yarısında, Aras Nehri kıyılarında yankılanan sesler artık sadece suya değil, sürgünlere, aşka, ihanete ve direnişe de tanıklık eder. Mücahit Özden Hun’un kaleminden çıkan Don’t Forget Us, Aras (Bizi Unutma, Aras), Iğdır, Erivan ve Ağrı Dağı eteklerinde yaşanan tarihsel trajedilere, bireysel acılara ve kolektif hafızaya dair yüksek edebi bir anlatıdır.
Roman, Doğu Anadolu ile Güney Kafkasya’yı birbirine bağlayan bir coğrafyada geçen ve Kürt, Ermeni, Azeri halklarının iç içe geçmiş kaderlerini, sürgünlerle bölünmüş aileleri, devrimci hayalleri ve imkânsız aşklar içindeki karakterleri sahneye taşır. Kerem, Sona, Numan ve Dro gibi unutulmaz karakterlerin iç dünyasında, 1915’in acıları, 1917 devrimleri, Ararat İsyanı ve Xoybûn hareketi iç içe geçer.
Bu eser, sadece bir aşk romanı değil; aynı zamanda siyasi uyanışın, ideolojik çatışmaların, halkların sürgün tarihinin ve unutulmaya direnen bir kuşağın romanıdır. Gurdjieff’ten Said Nursî’ye, Stalin’den Ermeni devrimcilere uzanan geniş bir tarihsel arka planla örülen roman, edebi dili ve incelikli anlatımıyla okuru sarsıcı bir yolculuğa davet eder.
Bizi Unutma, Aras, hem bir anma hem bir çağrıdır: Nehirlere, dağlara, sürgünlere ve unutulmuşlara adanmış bir roman.

