DEVLET KİMDİR?

DEVLET KİMDİR?

Devlet Kimdir ve Tanımı Nasıldır?

Kıymetli Okuyucularım, yıllardan beri ülkemizin içine düştüğü sefalet ve yokluk tarlasına nasıl mayınların döşendiğini her gün daha bir birlerinin topuğuna bastıkça çekirge misali zıplamalar görünmeye başladı.

Başa gelen siyasi otoriteler, kendilerini Devlet yönetimi değil, Devlet yerine koyuyor ve devlet Benim diyor, anladığım kadarıyla vatandaş Devlet ve devleti Yöneten geçicileri Devlet Olarak algılıyor ve aynı duyguyla kutsuyor, Çünkü Devlete olan saygısındandır ki eleştirme ve eleştirenlere de tepkili davranıyor. Başa gelen her yönetici erkler, büyük denizlerin ortasında kentler, sanayiler, kalkınmada en üst sınırda her türlü taahhüdü veriyor, taa ki ortama hâkim olup, gemilerin dümenine geçinceye kadar, işte halat burada kopuyor ve Liman artık başkalarınındır, işiniz yoksa ağla sızla vay benim başıma gelenler diye ağlaşırız. 1994 yılı itibariyle Necmettin Erbakan liderliğindeki Parti Ulusal ve Yerelde İktidar oldu sloganları: Haram Haramdır diye, Emperyalizm’e geçiş vermeyeceğiz, Siyonizm’e boyun eğmeyeceğiz, KÜDÜS’ü asla sahipsiz bırakmayacağız, Milli sanayi hamlesini başlatıyoruz, Mardin, Siirt, Batman, Adıyaman Topraklarımızda Petrol Fışkırtacağız, son yıllarda, Karadeniz’de Doğalgaz bulduk, 2018’de üretime bismillah deyip vatandaşımıza ucuz gaz sunacağız, ne oldu, Karadeniz’in altında hortumlarla Rusya’mı yoksa Ukrayna’mı çaldı, yetmedi ibre’yi Akdeniz’e çevirdiler Kıbrıs Açıklarında yeni Petrol Yatakları Bulduk ve 2019 seçimlerinde Ülkemizde akaryakıt fiyatlarına yeter artık canımıza yettin in aşağı diyoruz, 2019 seçimleri bitince Dış Mihraklar engel oldu, hedef 2023’e ertelendi.  MOTORİN Fiyatı: 7’tl’yi Geçmiş. Her seçim öncesi istikrar, istikbal deyip vatandaşın güvenini aldılar, peki şimdiki durum nedir? Bütün milli sanayilerimiz satıldı, başta ormanlarımız ve kıymetli arazilerimiz, bedavaya kiralandı, adamlar taa, Amerika’dan, Kanada’dan gelip Altın Madeni çıkartıp götürüyor, arazimizi de çöl halinde çeviriyorlar, üç kişilik istihdam yaratmadan def olup gidiyor ve kimse onlara sesini ulaştıramıyor, çünkü Devletin Güvenlik kuvvetleri korumasında rahat hareket ediyorlar. Eleştirilince kıyameti koparmak kolay, bu ülkenin sahibi ve yöneten otorite, kimseye dert yanamaz, eğer beceremiyorsan bırakırsın, başkası gelir daha iyisini uygular. Temel Anayasa’mızda var, Çiftçinin Araçları Haczedilemez, birçok çiftçinin tarım araçları haczedilmiş ve yedieminde tutulmaktadır ve çiftçi için idamdan farksız bir cezai işlemdir. Hükümet bu mantıksız eyleminden derhal geri adım atmalıdır. Daha da dış güçlerin boyunduruğunun altına teslim etmiş oluruz. Umarım, bu mesajlarımız dikkate alınır.

Sağlıklı Günler Diliyorum.