Covid-19, Aşı Bulan Türkler ve İnsan Kaynakları Zenginliğimiz

Covid-19, Aşı Bulan Türkler ve İnsan Kaynakları Zenginliğimiz

İçerisinde olduğumuz 2020 yılına ne yazık ki Covid-19 damgasını vurdu.

 

Gelişmiş ya da gelişmekte olan ülke ayrımı olmaksızın tüm dünyadan insanlar tedavisi zor olan virüs bulaşması nedeniyle yaşamlarını yitirdiler, yitiriyorlar.

Worldmeter adlı internet sitesine göre 55 milyon kişiye virüs bulaştı,1 milyon 324 bin kişi vefat etti,38 milyon kişi iyileşti,15 milyon kişinin tedavisi devam etmektedir. Neyse ki ülkelerin sağlıkçıları tedavi sürecinde üstün performans gösterdiler. Her şey düzeliyor derken, bazılarının öngördüğü gibi, ikinci dalga baş gösterdi.

Başta ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere dünyada vaka sayısı giderek artmaktadır.

Tam da bu artışın neden olduğu kaotik ortamda yüreklere su serpen 2 Türk eşin geliştirdiği yüzde 90 etkili aşı gündeme girdi…

Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci ‘nin sahip oldukları biyoteknoloji şirketi BioNTech ve ABD’li Pfizer firması işbirliğinde Covid-19 aşısı geliştirildi. Çalışmalar devam ediyor, 2021 baharından itibaren aşı üretimi ve uygulaması gerçekleşecek, yüzde 50 oranında vaka sayısında azalış mümkün olacak…

Gariban Gurbetçilerin Global Başarılı Çocukları

 Bu noktada altını çizmek istediğim konu aşı geliştiren iki kişinin, iki eşin, gurbetçi Türklerin çocukları olanlarıdır. Dikkat çekilecek bir diğer konu da, iki eşe ortam sağlayan Almanya’dır.

Çocuk yaştayken Almanya’ya aileleriyle göç eden 2 Türk bilim insanı eğitimlerinde de, eğitimleri sonrasında da başarıdan başarıya koşmuşlar, koşuyorlar. Kurdukları şirketlerinin piyasa değeri 2 milyar Euro’nun üzerindedir. Uğur Şahin ve Özlem Türeci 3-4 Aralık 2020’de BM’de yapılacak Covid-19 Zirvesine de davet edildiler.

Covid-19 aşısını geliştiren iki Türk bilim insanı gururumuzdur elbette. Aynı oranda, belki de daha fazla aynı gurur Almanya’ya aittir. Elbette ki bilim evrenseldir ve insanlığın hizmetindedir. İnsanlar için buluşlar yapılır ve yenilikler gerçekleştirilir. Ancak çığır açıcı başarılar parlak beyinleri, parlak insan kaynaklarının varlığını ve onlara sağlanacak ortamın varlığını gerektirir.

Asıl Zenginlik İnsan Kaynaklarıdır…

Bu yönüyle, ülkelerin en önemli zenginliği insan kaynaklarıdır. Bir ülkede kim başarılıysa o öne çıkarılmalı, görev ona verilmeli, o ödüllendirilmeli ve yönetsel basamaklara atanmalıdır. Nasıl ki doğal zenginliklerimiz atıl kaldığında feryat ediyoruz, aynı şey fazlasıyla insan kaynakları varlığıyla da ilgilidir.

Bu yalın anlatımın içerisinde derin imaların olduğunu da ifade etmeliyim. Ülkemizde ne yazık ki 83 milyon vatandaşımızdan eşit oranda yararlanılmamaktadır, her ferde olanak eşitliği, fırsat eşitliği sunulmamaktadır.

Ne denli başarılı olursanız olunuz, ne denli başarı potansiyeline sahip olursanız olunuz; siyasal tercihler, bölgesel tercihler, akrabalık tercihleri nedeniyle en yetkin insan kaynaklarının istihdam edildiğini, en potansiyellilerinin yetiştirildiğini, en yetkin olanların liyakatli olanların layık oldukları noktalara getirildiğini söylemekten çok uzaktayız.

Önemli olanın sorunları çözmek ve yenilik yapmak olduğu evrensel doğruya ulaşabilmiş değiliz. Aşıyı bulmak önemlidir; aşıyı bulanın nereli olduğunun, neye inandığının zerre kadar önemi yoktur.

Bakınız, Almanlar, ABD’liler “aşıyı Türkler buldu, bunu kabul etmiyoruz “diyorlar mı? Tam tersine işbirliğinde olmanın mutluluğunu yaşıyorlar, bilime değer vermenin tadını çıkarıyorlar.

Asla demezler, kim başarılıysa onu ödüllendirip mevki-makamı ona veriyorlar.

Kaynak bulamıyoruz, kredi bulamıyoruz, yüksek faizli kredi kullanıyoruz, petrolümüz yok, madenimiz yok deyip hayıflanacağımıza, sınırsız düzeyde, çok sayıda ve nitelikte insan kaynakları varlığına sahip olduğumuzu unutmayalım. İlla da bizden olsun, bizim gibi düşünsün, inansın diyen karara alma ve seçim süreçlerimiz var ne yazık ki…

Sorun Çözmek ve Yenilik Yapmak

Anahtar iki kavram, büyüleyici iki kavram sorun çözmek ve yenilik yapmaktır. Bu iki konuda hangi yurdum insanı başarılıysa istihdam da, makam da, zenginlik de onun hakkı olmalıdır.

Eğitimi fırsat eşitliği olarak tüm ülke insanının hizmetine, ulaşabilirliğine sunan Atatürk, yukarıdaki yargıyı çok önceden keşfetmişti. Varsın geç olsun, bunu bir kez daha keşfedelim. Prof. Dr. Uğur Şahin ile Prof. Dr. Özlem Türeci’nin global başarısının duygusal hazzına varalım ve fakat bu başarıdaki ince-derin çıkarımın farkında olup siyasette, yönetimde ve ekonomide dönüşümlere, strateji değişimlerine yönelelim. Sokrates’in dediği gibi:

Sadece tek bir iyi vardır: Bilgi

Sadece tek bir kötü vardır: Cehalet

 

KENT HAYAT MEDYA EKİBİ.