Bundan Böyle Minibüslerde ‘Akbil’ Dönemi! Pilot Bölge Arnavutköy Olacak!

Bundan Böyle Minibüslerde ‘Akbil’ Dönemi! Pilot Bölge Arnavutköy Olacak!

Minibüsçülerin zor şartlar altında olduğunu belirten Arnavutköy Şoförler Odası Başkanı Türkmen, “Minibüslere AKBİL takılacak ve para ile işimiz olmayacak” dedi. Minibüs şoförlerinin ekmek parasını kazanmakta zorlandığını belirten İSTESOB Başkanvekili ve Arnavutköy Şoförler Odası Başkanı Engin Türkmen, “Biz artık minibüslerimizde AKBİL kullanılsın istiyoruz. Minibüslere AKBİL takılacak ve bizim para ile işimiz olmayacak. Kilometre bazında belediyeden paramızı alacağız. Arnavutköy pilot bölge olarak ilan edilecek. Böylece sorunların yüzde 90’ı çözülmüş olacak” dedi.

İstanbul’un ulaşım yükünü yüklenmekte en büyük görevlerden bir tanesi şoförlere düşüyor. Şoförler bu çileli yolculuğun yükünü çoğunlukla minibüslerle çekiyor. İstanbul’da belirlenen hatlarda 6500’ün üzerinde minibüs var.  Arnavutköy’de ise 212 minibüs hizmet veriyor. Şoförler bu hatlarda gelip giderken bir yandan ekmek kavgası veriyor, bir yandan da İstanbul’un trafiği ile boğuşuyor. Şoförler yolcularla olan sıkıntılarını yolcularda şoförlerle olan sıkıntılarını dile getirmeye devam ediyor. İstanbul’da her gün yaşanmaya devam eden bu durumu İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İSTESOB) Başkanvekili olarak İstanbul’dan Arnavutköy Şoförler Odası Başkanı olarak ilçeden sorumlu isim olan Engin Türkmen’e sorduk.

İSTOSEB Başkanvekili ve Arnavutköy Şoförler Odası Başkanı Engin Türkmen

Arnavutköy Şoförler Odası Başkanı olarak ilçede nasıl bir hizmet veriyorsunuz?
Öncelikle şunları belirtmek isterim. 2005 yılında değişen bir yasayla artık şoförler bize kayıtlı değil. Sadece aracın sahipleri bize kayıtlı olarak görünüyor. Ama Şoförler Odası olarak geçiyor. Şoförlerin bizimle normalde hiçbir bağlantısı yok. Biz şoförle bağlantıyı mal sahibi üzerinden kuruyoruz. Yani bir araç, bir hata yaparsa mal sahibini arıyoruz. O şoförünü uyarıyor. Şoförler artık işçi sınıfına girdiler. Esnaf yasası değişince araçlarda çalışan şoförlerimizi gayrinizamî uyarıyoruz.

Bu durumda gayri resmi haliyle size düşen görev ne? 
Örneğin minibüs sektöründe minibüsçülerin çalışma planlamasını biz yapıyoruz. Sabah minibüs hangi köyden saat kaçta kalkacak gibi. Arnavutköy minibüsleri her hafta değişimle ayrı bir köye çalışıyorlar. Bu planlamada hareket saatleri ve belirlenen kilometreleri kaç dakikada gidecekleri yer alıyor. Bu güzergâhları verirken müşterilere iyi davranmaları ve öğrenci sıkıntıları vardı. Daha az ücret veriyorlar diye öğrencilerin yolcu olarak alınmaması gibi durumları vardı. Hukuki olarak bir zorunluluğumuz yok. Ama daha iyi hizmet verilebilmesi için elimizden geldiği kadar şoförlerimizi uyarıyoruz.

PİK SAATİNİ DEVLET AYARLAMALI

Arnavutköy’de 212 minibüs sayısı yeterli geliyor mu?
Aslındaburası için çokbile.Araç sayısı çok olduğu gibi kat ettiğimiz yolda uzun. Onun için mesela Hadımköy’den (Haraççı) ilk minibüs sabah 04: 40’ta hareket ediyor. 7:30 – 8: 00 arası aşırı yoğunluk olduğu için minibüslerimiz Topkapı’ya, Gaziosmanpaşa’ya, SANKO Sanayi Sitesi’ne çalışıyor. Her durakta beş araç var. Pik saatini yani yoğunluk saatlerini mutlaka devlet ayarlamalı. Bizde herkes aynı saatte işe girip aynı saatinde çıkıyor.

TEK YÖN UYGULAMASINDAN MEMNUNUZ

İstanbul genelinde trafiğin sıkıntılı olduğu bilinen bir gerçek, Arnavutköy’de durum nasıl? Örneğin tek yön uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tek yön uygulaması ilk gündeme geldiğinde bizim de tereddütlerimiz vardı. Ama şu anda tek yön uygulamasından memnunuz. Arnavutköy içerisinde fazla bir trafik yoğunluğu yaşanmıyor. Önceden daha kötüydü şimdi bu uygulama iyi oldu. Bir iki inşaatta bitince yoğunluk daha da azalacak.

Arnavutköy merkezde bulunan cami önündeki cepte trafik polisleri minibüsleri uyarıyor, gereksiz bekleme yapılmaması için. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Benim aracıma da bu uygulamadan dolayı trafik polisi tarafından 420 TL ceza yazıldı. Şoförümde ceza yedi. Kendimizi şöyle savunduk. O alan minibüslerin durması için ayrılan bir alan. UKOME kararı var. İstanbul’un en para kazanmayan yerlerinden biri Arnavutköy. Şoförler 10 kilometrelik bir alanda indi bindi olmayan bir alanda yol alıyor. Onun için şoförlerimiz yolcu almak ve dinlenmek istiyor.

MİNİBÜSLERDE AKBİL İSTİYORUZ

Bu sorun nasıl çözülür?
Biz sisteme girmek istiyoruz. Minibüsler sistem dışı kaldı. İETT sistemli, dolu gitse de, boş gitse de bir sıkıntı yok. Ama bizlerde bu sıkıntılar haliyle çok fazla. İstanbul’da yaklaşık 6500 minibüs var. 212 tanesi burada. Bu bölgenin ayrı özelliği var. Onun için biz İBB’ye  ‘Sosyal Hat Projesi’ teklifinde bulunduk. İETT Genel Müdürü ile bir görüşme yaptık. Şu anda çalışmalarımız İETT ve İBB ile devam ediyor.  Daha önce belli bir noktaya kadar gelmiştik. Biz artık minibüslerimizde AKBİL kullanılsın istiyoruz. Sisteme girmek istiyoruz. Bu Arnavutköy özelinde olacak. Minibüslere AKBİL sistemi takıldıktan sonra para toplama gibi durumlarla ilişkimiz kesilecek. Kilometre bazı belediyeden paramızı alacağız. Belediye bizi yönlendirdiği takdirde sorunların yüzde 90’ı çözülmüş olacak.

Minibüs esnafı ile bu konu görüşüldü mü?
Şoförler dışlanmış hissediyor kendini. Hor görülüp her gün cezaya maruz kalıyorlar. İkinci sınıf vatandaş durumuna düşüyorlar. Öyle olunca gençleri mesleğe çekmek zor oluyor. Şoförleri eğitin deniyor bize ama bilinmiyor ki ortada eğitilecek şoförde yok. Kimse artık bu mesleği yapmak istemiyor. Böyle olunca kalite düşüyor. Sorunuzun cevabına gelince esnafımız ikna oldu.

SÜREKLİ İRTİBAT HALİNDEYİZ

Kalitenin artması için size ne görev düşüyor?
Odaların kanunen eğitim yapmak hakkı var ve yapıyoruz. Sürekli hareket halindeyiz. Mesela buraya gelirken sorun var mı diye şoför arkadaşlarımızla bir araya geliyorum. Sürekli irtibat halindeyiz. Şoförlerimizin önceden sosyal güvenceleri yoktu. Şimdi ise bu sorun ortadan kalktı. Araca çıkan her şoförden istediğimiz belgeler var. GBT, Genel Sağlık Taraması, madde bağımlılığı var mı, yok mu diye ilgili sağlık kuruluşundan belgesini istiyoruz. Şu anda bunları yaptırmayan kimse şoför olarak iş yapamaz. İBB ile koordinasyon halindeyiz. Madde kullanımı kontrolü konusunda Sağlık Bakanlığı ile işbirliğimiz sürüyor. Sonra belediyeden Ticari Taşıt Kullanım Kartı alıyor. Bu kart alınmadan işe çıktıkları takdirde 5 bin TL’ye kadar ceza ödeyebiliyorlar.

AKBİL uygulaması nasıl olacak? Ücretsiz olarak kullananlarda var.
65 yaş üstü devletin uygulaması belediyelerde karşı çıktı. Biz şunun taraftarıyız. Bu verilecek olsa bile 65 yaş üzeri ekonomisi iyi olmayan insanlara verilsin. Benden 3-5 kat zengin insanlar bu kartı kullanarak akşama kadar geziyor bedavaya. Bakanlık 750-1000 TL arası bir katkı yapıyor ama bu yeterli değil.

DEVLET UYGULANABİLİR YASALAR ÇIKARMALI

Minibüslerde AKBİL uygulaması olursa böyle bir değerlendirmeniz olur mu?
Devletle kimse mücadele edemez. İETT ile rekabet edemeyiz. Hatta bedava taşırım diyor. Özel sektörü ya aradan çıkartacaksınız ya da özel sektörü sübvanse edeceksiniz. Ulaşım çok önemli ama insanlarımız ucuza ulaşımdan faydalansın diye sektördekiler mağdur edilemez. Biz ücreti direk hizmet aldığımız kurumdan alacağız. İsterlerse herkesi bedavaya taşısınlar. Hatta üstüne para da versin. Bizim dediğimiz ‘şu kadar yol yaparak çalışırız ve karşılığını alırız’. Bu arabadaki müşterinin de fiyatını sen belirle. O zaman düzensizlik azalır. İstenilenden fazla yolcu almayız. Kanun 1950 yılında çıkmış. Sene 2020 hâlen aynı minibüs tanımı ile yola devam ediyoruz. 70 yıldır değişmemiş. Eskiden arabalar küçücükmüş. Şimdi ise koskocaman fabrika bunu ayakta yolcu alınsın diye çıkarmış ama trafik polisi ceza kesiyor ayakta yolcu taşıdığımız için.

Devlet uygulanabilir yasalar çıkartmalı. Çıkarttığı yasanın da ardında durmalı. Yolda bir tane ayakta yolcu alınmaması için gerekeni yapmalı. Devletin gücü var. O zaman 10 TL derim oturarak. Bu bir kere mazota yetmez.

Diğer şikâyetler nelerdir?
İnsanları üst üste taşımamamız gerektiği bir gerçek. Keşke araçlara haddinden fazla yolcu alınmasa, ama bu bir gerçek olarak önümüzde duruyor maalesef. Çözümü saatlerin ayarlanmasıdır.

SEKTÖR PARA KAZANDIRMIYOR

Bu sektör para kazandırmıyor desek doğru olur mu?
Evet, kesinlikle kazanmıyorlar. Devamlılıkları yok. Bu sektör 7/24 çalışan bir sektör. Sürekli çalışan bir sektördeyiz. Yorucu bir işimiz var karşılığını da yeteri kadar alamıyoruz. Otobüs firmalarına baktığınızda iflasları görüyorsunuz. Kamyoncular da zor durumda. Yakıt pahalı, yağ pahalı. Hepsi dışarıdan geliyor. Onlar bizim gibi belediyeden tarife beklemiyorlar. Onlar tarifeyi kendiliğinden değiştiriyor.

Şoförlerin çalışma saatleri ve şoförlerin bazen yolcuya yaptığı yanlışlar hakkında neler söylemek istersiniz?
Maalesef bazen şoförlerin yolculara karşı yanlış davranışları olabiliyor. Ama abartıldığı kadar değil. Elimizden geldiğince bunlara müsaade etmemeye çalışıyoruz.

Hijyen konusunda neler yapılıyor? Koronavirüs gibi çarpıcı bir olayı yaşıyoruz bu sıralar…
Bizim araçlarımızın hepsi her akşam iç dış yıkanır.Amabu konuda eksik yönlerimiz varsa tamamlamalıyız. Örneğin ilaçlama gibi. Elbette burada şu sorun çıkıyor karşımıza, bu araçlar şahıslara ait. Belediye, Sağlık Bakanlığı bu konuda bizleri yönlendirir ve desteklerse arkadaşlarımızın da bu konuya duyarsız kalacağını zannetmiyorum. Üzerine düşeni yapacaklardır. Şu an ellerinden geleni yapıyorlar.

1 KİLO DEMİR 18 BİN TL

Kurumlardan beklentileriniz neler?
Örneğin Engelli Merdiveni Yasası çıktı. Bu Avrupa Birliği ile ilgili bir yasa ve uzun zaman önce çıkarıldı. Bize tebliğ edilince baktık ki engelli merdiveni olan araç yok piyasada. Biz o zaman Ulaştırma Bakanlığı’na gittik. Bu yasayı fabrikalara yazmaları gerektiğini onlarında engellilere uygun araçlar üretmesi gerektiği şeklinde görüşümüzü bildirdik. Engelli merdivenlerine bir ton para vererek sadece birkaç tane firma bu merdiveni yapıyor. O da 1 kilo demirle 18 bin TL’ye yapılıyor. İBB’ye gelince, İBB’den beklentimiz çok fazla. Dönüşüm çok fazla. İstanbul’da yapılan metro, metrobüs tramvay hatları tamamen bu sektörü yerle bir etti. Arnavutköy’de çalışmaktan memnun değiliz. Şu anda ekmek paramızı kazanamıyoruz. İBB’den sisteme alınmasını istiyoruz. Biz aslında İETT otobüsü olmak istiyoruz. Şu anda bürokrat aşamasında inceleniyor. Esnafımız ikna oldu. Pilot bölge olarak Arnavutköy’de başlayacak. Arnavutköy Belediye Başkanımız Haşim Baltacı ile de bu konuyu masaya yatırdık. İlk olarak Arnavutköy’de başlamak istiyoruz. Esnaf için kolay olmayacak bu durum ama biz Arnavutköy’de başlatacağız inşallah.

Şoförlere ve yayalara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Şoförlerimin hepsine söylüyorum. Hiçbiri buradan evine ekmek götürdüğünü unutmasın. Müşteriler bizim velinimetimiz. Müşterilerimize karşı iyi davransınlar. Trafik kurallarına uysunlar. Telefonlarla konuşmasınlar. Artık kameralarla her şey takip ediliyor. Kimseyle kavga etmesinler. Ekmeğine, aşına baksınlar. Yayalarda karşı lütfen dikkatli olsunlar.

Engin Türkmen kimdir?
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi mezunu olan 18 yıldan bu yana İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İSTESOB) Başkanvekili ve Arnavutköy Şoförler Odası Başkanı görevlerinde bulunuyor. Öğretmenlikte yapan Türkmen’e şoförlük, baba mesleği olarak kalmış ve kendisi de bir minibüs sahibi.

Söyleşi: Ufuk ÇOBAN                                       Acar Haber (AHA)

 

KENT HAYAT MEDYA EKİBİ.