
Tam adıyla Jose Alberto Mujica Cordano, nesli tükenmekte olan komünist sosyolojinin has üyesi, Uruguay Eski Devlet Başkanı 13 Mayıs 2025’te veda etti…Günlük rutinlerin nefes aldırmaması nedeniyle yoldaş Mujica ile ilgili yazıyı yazmak bayram arasına kısmet oldu…
Evet başlıktaki garip ve özgürlükçü sıfatlarını özel anlamlarıyla kullandım…Garip aslında iki anlam taşımaktadır. Yoksul, kimsesiz ve yalnız manası garip bin bir anlamıdır…Bir de tuhaf, farklı ve ilginç anlamlarındaki garip. Jose yoldaş garip kelimesinin iki anlamını da taşımaktaydı, karakterinde de, yaşamsal eylemlerinde de, davranışlarında da… Ölmeden önce köpeği Manuela’nın yanına gömülmeyi vasiyet etmesi de garip bir yalnızlığı itiraf eder türdendir. Devlet Başkanı ve yalnızlık. Bir tek köpeğim var der gibi…Garip bir çelişki, kaldı ki komünizme hayat veren de çelişkileri içinde barındıran da komünist manifesto ve diyalektiktir…
20 Mayıs 1935’te İspanyol Bask kökenli Demetrio Mujica ve İtalyan göçmen kızı Lucy Cordano’nun çocuğu olarak dünyaya geldi.5 yaşındayken yoksul çiftçi babası vefat etti…
Aslında ailesinin azınlık-sosyolojik aidiyeti, göçmen oluşları Jose Mujica’nın komünist olmasını zorunlu kılan, yazgısal faktör türündedir…Aslında kimi kez doğuştan suçlu olarak yaşama dahil olmuş da diyebiliriz alaycı ironiyle…Azınlık aidiyeti, göçmen, aidiyeti, göçmen, sürgünler, hapis vs yaşamda isyancı kişiliğin oluşumunun kilometre taşlarıdır…
1960’larda Küba Devriminden esinlenen silahlı siyasi grup MLN-Tupamaros hareketine katıldı…1970’lerde ve 1980’lerde askeri diktatörlüklerde 12 yıl hapis yattı.
2005-2008 yıllarında Tarım ve Balıkçılık Bakanlığı yaptı.2010-2015 yılları arasında Devlet Başkanı olarak görev yaptı…
Görevi süresinde Başkanlık Sarayında yaşamayı reddetti. Doğduğu şehir Montevideo’nun eteklerinde eşi Lucia’nin çiftliğinde yaşadılar…

Komünist ve Özgürlükçü
Evet, bu iki kavramı bilinçli olarak kullandım. TEK mal varlığı 1987 model Volkswagen idi… 1200 dolarlık Başkanlık maaşının yüzde 90’ını yoksullara, hayır kurumlarına bağışladı…” Biz de iyi yaşamasını biliri z de iş ki halkımız, çoğunluk da iyi yaşayabilsin” diyordu. Yoldaş Jose’nin bu güzel sözü Halife iken kendisine ikram edilen balı-kaymağı, halkımız aynısını yemiyorsa bana da ikram etmeyin diyen Hz. Ali’yi anımsattı. İslam’ın güzel yorumuyla Marksist esaslara sahip olduğunu da söyleyebiliriz. Mesele fakir çoğunluğun yanında olmaktan geçiyordu…Çok zengin azınlığın yanında yer almaktansa …
Gelelim Jose Mujica’nın özgürlükçü yanına …Önce de söz ettik, José Yoldaş,60’lı yıllarda Robin Hood Gerillaları olarak da anılan Tupamaroların liderlerindendi. Gece klubü basıp “ya herkes dans edecek ya da hiç kimse” diyen gerillaların…
Kendisinin fakirliğine yönelik yorumlara karşı yorumları şöyleydi…” Bana en fakir devlet başkanı diyorlar. Ben fakir değilim. En fakir olan, yaşamak için çok fazla şeye ihtiyacı olandır. Pahalı yaşam tarzını sürdürmek için sürekli daha fazlasına ihtiyacı olandır. Çok fazla mal varlığınız yoksa ömür boyu köle gibi çalışmak zorunda kalmazsınız. Egzantirik ihtiyar olarak görünebilirim ama bu benim özgür seçimimdir. Ben çoğunluk gibi yaşıyorum, çoğunluk iyi yaşarsa ben de iyi yaşarım elbette…”
Zenginlik Serbest Ama…
Jose Mujica kapitalistlere de, zenginlere de seslenmesini biliyordu, onların varlığını da onaylıyordu:
“Parayı seven sanayiyle, ticaretle ilgilensin, vergisini de versin, işçisine de iyi ücret ödesin. Görüşüyle aynen Karl Marks gibi burjuvayı analiz edebilen bir komünist olduğunu kanıtlar niteliktedir. Elbette burjuva olacaktır, Marksist diyalektik işleyecektir, fabrika olacaktır, teknoloji olacaktır, şartları yerine getirmek kaydıyla….
Siyasilere de ders veren niteliktedir…:” Siyaset para biriktirmek değildir, halka hizmetle kendini mutlu hissetmektir.” Bu söz, benim siyasetle ilgilenirken söyleyip geliştirdiğim,” ben değil halk zengin olacak “sloganı buluşturdu zihnimde…
Ölmeden hemen önce yaşamının özetine yönelik saptamaları komünist manifestoyu içselleştirdiğinin kanıtı türündendir:” Kendimi dünyayı değiştirmeye adadım, hiçbir şeyi değiştiremedim. Âmâ eğlendim. Yine de mutlu öleceğim. Hayatımı sadece tüketerek geçirmedim. Hayal kurarak, mücadele kurarak, mücadele geçirdim. Beni çoğu kez yok saydılar ama varlığım çok anlamlıdır benim için…”
Aslında dünyayı değiştirmeye kalkışmak, teşebbüs etmek, isyan etmek, çoğunluk etmek, çoğunluk için etmek, çoğunluk iyi yaşaması kaydıyla iyi etmek, etmek, çoğunluk alıp gerisini topluma hediye etmek komünizmin temel karakteriydi ve Yoldaş Jose de öyle yaşadı…Velhasıl, nesli tükenmekte olan komünistlerin hası da veda etti, komünizmetti, komünizm manifesto romantik de olsa Kızılelma olarak var olacak…

Prof. D. Ali Akdemir.
Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi, aliakdemir@arel.edu.tr
