BEYKÖY’DEN İSTANBUL’A, GÖNLÜ HEP ERZURUM’DA: AYDIN GÜRHAN’IN MEMLEKET SEVDASI
Tekman’ın Beyköy’ünden İstanbul’a uzanan bir hayat… İş dünyasında elde edilen başarı, siyasette üstlenilen görevler ve yıllardır sürdürülen sosyal sorumluluk çalışmaları. Aydın Gürhan’ın hikâyesi, gurbetten güç alan ancak gönlünü memleketinden hiç koparmayan bir Dadaş’ın yaşam mücadelesini anlatıyor.
GURBETTE BAŞLADI, KENDİ YOLUNU KENDİ ÇİZDİ
Erzurum’un Tekman ilçesine bağlı Beyköy’de başlayan hayat yolculuğu, genç yaşta İstanbul’a uzandı.
İstanbul’un zorlu ve yoğun yaşamında kendi ayakları üzerinde durabilmek için mücadele eden Aydın Gürhan, çalışkanlığı, azmi ve girişimciliğiyle zaman içerisinde iş dünyasında kendisine önemli bir yer edindi.
Müteahhitlik ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren Gürhan, toplu konut projeleriyle yüzlerce insanın ev sahibi olmasına katkı sundu. Üstlendiği kamu projeleriyle de iş hayatındaki tecrübesini ortaya koydu.
Ancak Gürhan’ın hikâyesinde dikkat çeken nokta yalnızca ticari başarıları olmadı.
Kazandığı imkânları memleketi ve insanları için kullanma anlayışı, hayatının başka bir yönünü ortaya çıkardı.
SİYASETTE “İNSAN ODAKLI” ANLAYIŞ
Aydın Gürhan, siyaset sahnesinde ise sosyal demokrat kimliği ve farklı kesimleri bir araya getiren yaklaşımıyla öne çıktı.
Uzun yıllar Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yapan Gürhan, İl Genel Meclis Üyeliği ve ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliği görevlerinde bulundu.
Görev yaptığı dönemlerde İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenirken, doğduğu toprakları da gündeminden hiç çıkarmadı.
Erzurum’un tarihi ve kültürel değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılması amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştiren Gürhan, İstanbul’daki il genel meclis üyelerinin Erzurum’u ziyaret etmesine öncülük ederek kentin tanıtımına katkı sunmaya çalıştı.
Onun siyaset anlayışının merkezinde ise makamdan çok insan vardı.
TEKMANLI GENÇLER İÇİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYDU
Gürhan’ın memleket sevdasının en önemli yansımalarından biri de sivil toplum çalışmalarında görüldü.
2000’li yılların başında kurduğu Tekman Dernekler Birliği, Tekmanlıların ortak bir çatı altında buluşmasına katkı sağladı.
Dernek faaliyetleri kapsamında özellikle gençlerin eğitimine yönelik çalışmalar yürütüldü.
Burslar, eğitim yardımları ve öğrencilere yönelik maddi-manevi destekler sağlanırken, gençlerin iş dünyasının önemli isimleriyle buluşturulmasına da önem verildi.
Gürhan’ın bu çalışmalardaki temel hedefi, Tekmanlı gençlerin eğitimle güçlenmesi ve gelecekte memleketlerine katkı sağlayacak bireyler olarak yetişmesi oldu.
ERZURUM’UN BİRLİĞİ İÇİN ÇALIŞTI
Gürhan’ın dernekçilik faaliyetleri yalnızca Tekman’la sınırlı kalmadı.
İstanbul Erzurum Dernekler Federasyonu’nun kurucuları arasında yer alan Gürhan, federasyon bünyesinde uzun yıllar aktif çalışmalar yürüttü.
Anadolu Dernekler Federasyonu’nun kuruluş sürecinde de Erzurum’u temsil eden isimler arasında bulunan Gürhan, farklı çevreleri ortak bir memleket paydasında buluşturmayı hedefledi.
Onun için Erzurum; yalnızca doğduğu şehir değil, farklılıklarıyla bir bütün olan büyük bir memleketti.
“ÖNCE İNSAN” DEDİ
Aydın Gürhan’ın siyaset ve sivil toplum çalışmalarındaki en belirgin özelliklerinden biri ise yaptığı hizmetleri ön plana çıkarmak yerine, insanların hayatına dokunmayı tercih etmesi oldu.
Kendisinden destek isteyen insanlara siyasi görüş, sosyal statü ya da başka bir ayrım gözetmeden yardımcı olmaya çalıştığı ifade edilen Gürhan, yaptığı çalışmaların reklamını yapmak yerine sessizce hizmet etmeyi tercih etti.
Bu anlayış, onun siyaset ve toplum hayatındaki duruşunun temelini oluşturdu:
Önce insan, sonra siyaset.

BEYKÖY’DEN İSTANBUL’A UZANAN BİR DADAŞ HİKÂYESİ
Aydın Gürhan’ın hayat hikâyesi, aslında Erzurum’dan gurbete çıkan binlerce insanın hikâyesinden izler taşıyor.
Fark ise onun yıllar içinde elde ettiği kazanımları yalnızca kendisi için değil, memleketi ve gençler için de değerlendirme çabasında ortaya çıkıyor.
Tekman’ın Beyköy’ünden İstanbul’a uzanan bu yolculukta iş insanlığı, siyaset ve sivil toplum faaliyetleri farklı başlıklar gibi görünse de hepsinin ortak noktasında aynı duygu bulunuyor:
Memleket sevdası.
Erzurum’un sert kışlarından İstanbul’un yoğun temposuna uzanan hayatında Aydın Gürhan, bir yandan kendi mücadelesini verirken diğer yandan doğduğu topraklarla bağını korudu.
Bugün geriye dönüp bakıldığında ise ortaya yalnızca bir iş insanının başarı hikâyesi değil; siyaseti hizmet, dernekçiliği dayanışma, memleket sevgisini ise bir yaşam biçimi olarak gören bir Dadaş portresi çıkıyor.
Gürhan’ın kendi ifadesiyle:
“Memleketi için ne gerekiyorsa yapan bir Dadaş…”
Belki de bu hikâyenin en anlamlı özeti tam olarak bu cümlede saklı.
Beyköy’den İstanbul’a uzanan bir hayat, İstanbul’da kazanılan bir başarı ve hiç bitmeyen bir Erzurum sevdası…
AJANSTÜRK HABER SERVİSİ

