Mayıs ayında değişik coşkulu bayram sevinçleri peşkeşe geldi.19 Mayıs coşkusu gençliğin kaynayan kanı ve peşine Kurban Bayramı ülkem insanının her şeye rağmen birbirine sarılıp kucaklaşıp geleceğe umutla bayramlaşmasını yaşadık. Elde kesilip dağıtılma için kapı kapı dolaşıp fakir fukara aranması pek devam etmese de bizim yüce bir millet olduğumuzun nişanesidir yoksula akrabaya kurban eti dağıtmak.
Buradan ben de Kent Hayat okuyucularının 2026 Kurban Bayramını tebrik ediyor ve siz okuyucuları fazla sıkmadan başlıkta belirttiğim bir düğün hatırasına geçmek istiyorum.
Şimdilerde 13 yaşında olan Bilgin ailesinin geçtiğimiz Mayıs ayında Bediroğlu Ailesinin yapılan düğününe gelen biri için koşarak gidip aracının kapısını açıyor ve ‘’Hoş geldin Atatürk Dede’’ diyor onu salona buyur ediyor.
Peki kim bu Atatürk Dede? Ve neden o unvan ona o genç tarafından verilmiş.?
Bilgin henüz 2,5 – 3 yaşlarında iken Bediroğlu ailesinin evinin bir ferdi olarak sürekli konuşulan bir isme kulak aşinası kesiliyor. Çünkü duyduğu isim ikide bir konuşulan ve sevilen bir isim olduğu için o bölgede Çıldır başta olmak üzere Kars Ardahan da devamlı adı şanı bilinen biri olduğundan Bilgin için bir üst segment de hafızasında sanki ailenin dedesinden bahsedilmesi gibi yer etmişti.
Adı sık sık evlerde bahsedilen kişi devrin aynı zamanda milletvekili ve bölge halkının tanıdığı Esfender Hoca’sı idi. Halk umutla ona bağlı idi. Çünkü kendisi ekonomi profesörü idi ve birçok konuda etkin bir bölge insanı olarak tanınıyor ve bilim adamı olarak hem saygı hem sevgi ile büyük beklenti oluşmuştu. Prof. Dr. Esfender Korkmaz’ın kendisinin Atatürk’e benzeyen bir resmi Televizyonda haber esnasında gösterilince Bilgin de o zamanlar odanın orta yerinde oturan 2,5 -3 yaşlarının verdiği çocukluk dikkati ile Tv izlerken evdeki yaşlı teyzesi birden ‘’Aaaa bakın bakın Esfendar Korkmaz Hoca çıktı televizyona’’ diyor bunu duyan çocuk Bilgin kalkıp gidip onu diyen teyzesinin dizine adeta şaplak vurarak ‘’ O Atatürk Dede ..Atatürk Dede ’’ deyip ona birkaç kez vuruyor ..odada bir sessizlik sonra kahkahalar ve Bilgin’i kucaklayıp sarılma..

Bu çocuksu sevgi ve eşleştirme neden önemli? Çocuk beyninde ki Atatürk kavramını ne ile eşleştirdi de Esfender Korkmaz ismini duyunca onu Atatürk yerine koyarak dede kavramı ile birleştirdi. İşte asıl analiz yapmak istediğim konu bu.
Anadolu insanı yer sofrasında oturup TV nu açar hem yemeğini yer hem o günün gündemine ait yorumları doğaçlama sofraya getirir. Biz de yıllarca memur çocuğu olarak o ilden o ile tayin ile giden ailemizin içinde bu yer sofralarında hem yemeğimizi yedik hem o sofralarda ve sofra sonrası sedirlerde çek yatlarda içilen çay sohbetlerinde eğitildik sohbetler birer akademi dersi idi adeta. Orda büyüklerimizi dinler bu dinlediklerimizi okulda öğretmenimizin anlattıkları ile birleştirir büyürdük. Özgünlüğümüz öz vatanımızın özellikleri ile yoğrulmuştu. Şimdiki gibi elde cep telefonu yemekten sonra bir kenara çekil aç instegramı, tiktok’u ve herkes bir kenarda ne konuşma ne sohbet var şeklinde değildi ki..
Bebek Bilgin’in de aileden duyduğu yöre insanına övgüyü Atatürk sevgisi ile eşleştirmesinin temelinde bu irtibatlar yatıyor. Bölgeden göç etmiş Aileler İstanbul da yıllarını geçirirken Ardahan dan getirttiği çiçek balını sofrasına koyup ‘bak oğlum bu bizim oranın balı’ diye oğluna kızına yediriyor o tadı o özgünlüğü yaşatıyor. Cancur Eriğini, Kavılca Bulgurunu nenesinden gören gelin adayı gelin gittiği evde bunu yaşatmaya devam ediyor. Sadece ürünün özelliği damak tadı güzelliği değil onu yaşatmaya çalışan KAI ( Kars Ardahan Iğdır ) Eğitim ve Kalkınma Vakfını da geline, kıza, toruna bu vesile ile anlatıyor. Çünkü bunlar birbirini tamamlayıcı zincir oluşumlar. Esfendar Hoca vakfı kurdu peşinden o bölgede Vasiye Eriş Kız Öğrenci yurdunu hayata geçirtti.
Neden kız yurdu açtı? Bölgenin kızları bu yurtta kalıp eğitim alsın diye. Sadece bu mu? Hayır .. Çıldır Kurtkale deki kız öğrenci yurdu, Çıldır Esfender Korkmaz Kız Öğrenci Yurdu ve Öğretmen Evi, Anafartalar Ortaokulu gibi birçok eğitim kurumunu kurdu. Hoca UNESCO nezdinde Fransa da Eğitim Ekonomisi konusunda araştırmalar yaparken bunları bölgesinde yapmayı kafasına koymuşmuydu? Yada Maliye Enstitüsü konusunda araştırmaları esnasında mı bu okullar ve vakıflar vasıtası ile hakla inen hizmetlerle bunların gerçekleşebileceğine o zaman mı karar vermişti ? bilemeyiz ..bildiğimiz tek şey o da 19 Mayıs Gençlik platformunun genç insanlarına sadece eğitimle ulaşılarak gönüllerde yer alınabileceğini Esfendar Hocanın bilmesi ve bu yolda yürümesi 1959 da Kars Lisesinden mezun olduğu illere tekrar dönerek Haziranın ilk haftasında yine bölgesine yönelik Kars Ardahan Iğdır Kalkınma Toplantısına katılacak.
Türkiye iş Dünyası Dergisi genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak ile Kars Ticaret Sanayi Odası Başkanı Kadir Bozan’ın yöneteceği 6 Haziran 2026 toplantısının açılış konuşmasını KAI VAKFI kurucu Başkanı olarak yapacak.
Rektör Prof. Dr. Hüsnü Kapu Hocanın, Kars Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötügen Senger’in, TBMM Kars milletvekillerinin, Kars, Ardahan, Iğdır Ticaret Odaları Başkanlarının ve bölge için çok çok önemli olan Serhat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Nurullah Karaca’nın da önemli bölgesel bilgilerin aktarılacağı bu toplantı için de Esfender Hoca (ilerlemiş yaşına rağmen defalarca gittiği gibi) yine gidip katılacak..cünkü artık Hoca; o bölgenin 2,5 yaşındaki şimdinin genç Z kuşağının Atatürk Dedesidir.. kolay değil bu ünvanı almak ve kolay değil bu unvana layık olmak için devam eden hizmetlerde yer almak..
Anadolu insanımız için değermi? değer..
Bayramlar ne için mutluluktur? İşte bu sahnelerin gerçekleştiğini görmek için..
Bayram sohbetlerinde ufaklık Bilgin’in gidip teyzenin dizine nasıl vurup ona kızdığını ve yıllar sonra düğüne gelen hocanın kapısını koşarak açıp yine nasıl ona ‘’ Hoş geldin Atatürk Dede’’ deyişini anlatmak için bayramlar var..
Bayramınız kutlu olsun.
Dr. Metin GÜRSAN

