Balon Şişirmekle Yönetici Olunmaz!

Balon Şişirmekle Yönetici Olunmaz!

Son yıllarda gittikçe çöken ekonomi ve biten sosyal yaşamdan kopmuş bir toplum haline geldik, biz bize benzeyeceğimize, biz başkalarına benzemeye özendirilmiş duruma geldiğimizden habersizleşmişiz, parçalanmış her türlü yokluk ve sefaletten kurtularak, Cumhuriyet Kalkınma devrimi başlatıldığında herkese güven gelmiş kadın, erkek ayrım olmadan kolları sıvamış ülkesini ailesi olarak benimseyerek can havliyle fabrika, tarla, bahçe bakmadan hummalı çalışmaya başlamış ülkenin kalkınmasına emek katarak dünya’ya örnek olmuş ve yabancı ülkelere Tıbbi ve sanayi ihraç etmeye başlamıştı. Demiryolu, telefon ve her türlü madenler kamulaştırılarak Uçak sanayi, vagon fabrikası, Demir Çelik, kumaş fabrikasından çeşitli otomotiv ve barajlar ve tarım alanlarında filizlenmeler olurken yolun yarısında çomaklar sokulmaya başlandı ve tekeri tersine döndürmeye başladılar. Yabancı markalar özendirilerek kendi alın terimizle ürettiğimiz emekler aşağılandırıldı ve popülist politikalarla çakalar satılmaya başlandı, devamında işi etnik milliyetçilik maskesiyle ırkçılığa getirerek böl parçala yönet. Yönetim beceriksizliğinden bölgecilik ırkçılık limanına sığınmakla bir yere varılamaz, hedefler Şimdi suçluyu nereden bulacağız ve kimse sorumluluğu üzerine almaz, gittikçe sorumsuzlaşmaya doğru hızla ilerliyoruz, yüzlerce üniversiteler açılmış, mezuniyet sonrası işsizlikten hüsrana doğru giden gençliğimiz, ailede temel ekonomi eksikliğinden kaynaklı olarak gençlere sorumluluğun yüklenmemesi sonucu israfın önüne geçmeye en büyük engel çıkıyor.

İşsiz Çocuğun elinde en lüks telefon, lüks giyim ve lüks mekânlarda eğlencelere bırakılması ayrı bir hezeyan olmakta ve işin ucunda aile içi huzursuzluğun yolu şiddete dönüşüyor. Sosyal devlet ibaresi neredeyse kullanılmamakta,  1980 ile 2000 yılları arasında ülkemizde ve başta büyükşehirlerde Romanya Vatandaşları inşaat, amele ve her alanda çalışanlar vardı ve şimdi bir Romen bile bulunmuyor, Ülkelerinde iç istihdam yükseldi ayrıca binlerce Türkiye vatandaşı göç ederek Romanya ve Bulgaristan’da yatırımlar yaptılar. Gelelim şimdiki manzaramıza son yılarda Suriye’li göçmenlerin yanı sıra şehir ve kasabalarda metreler aralarda yerlerde yatan sakatlar, avuç açıp dilenen üç beş yaş aralığında çok küçük çocuklar yetmemiş gibi karanlık ve sakin duraklarda tehdit varı yetişkinlerin sıkça faaliyetlerde olduklarına rastlanmaktayız, Aile mahkemelerinde boşanma davaları ve icra dosyaları koridorlara taşınmış durumda.

Sorumluluk tek iktidarda olmaz, muhalefet bu alanlardan uzak ve seçim kelimesi duyulmasıyla ortalıklarda görünmeye başlarlar, belediyelerde özellikle ayrımcı kadrolaşmalar ve sümen altı taraflılık örneği sosyal yardımlardan yapılan eşitsizlikler dikkatlerden kaçmıyor ve bu durumlardan üst merciler ne kadar haberdar buda ayrı bir muamma, çünkü her liderin yakın ve dar bir danışma ekibi oluşuyor ve bu ekiplerde kendi ekiplerini kayırmaktan başka bir vaziyete izin vermezler altta kalanın canı çıksın örneği. Yöneticiler seçim zamanı geldiğinde teşkilatta görevliler, seçilecek zat adına her türlü vaatlerini sıralarlar seçim bitince evli evine köylü köyüne harç bitti yapı paydos oluyor. Kim kime ulaşabilirse? Tabi ki bu yazdıklarım her kesimi kapsamıyor ve çok duyarlı değerler vardır ve haklarını teslim etmek lazım ve zaten vatandaşlar bu insanları her zaman yanlarında görmektedirler.

Milletvekillerinin büyük bir bölümünün simaları seçmen halk kitlesi tarafından unutulmuş durumda.

Kime ne söyleyim kime ne deyim Türküsü…

Huzur ve Sağlık Dolu Günler Diliyorum.

KENT HAYAT MEDYA EKİBİ.