İstanbul’un 2040 mobilitesini bugünden konuşmalıyız.
Sürdürülebilir Mobilite İnisiyatifi Derneği’nin düzenlediği Mobilite Vizyonu 2040 Zirvesi’nde, “Karma Mobilite İçin 15 Yıllık Yol Haritası” başlıklı panelde İstanbul’un gelecekteki ulaşım sistemini ve şehirlerin mobilite dönüşümünü Değerlendirdi.

Benim için 2040’ın mobilitesi, yalnızca yeni araçların ve yeni teknolojilerin hikâyesi değil.
Bu, nasıl bir şehirde yaşamak istediğimizin hikâyesidir.
Raylı sistemlerin ve toplu ulaşımın güçlü bir omurga oluşturduğu,
Elektrikli ve paylaşımlı araçların doğru yerde konumlandığı,
Otonom araçlar ve robotaksilerin toplu ulaşımı tamamladığı,
Mikromobilitenin günlük ulaşımın doğal bir parçası olduğu,
Veri ve yapay zekânın daha doğru kararlar almamıza yardımcı olduğu,
İnsanların ve şehirdeki yük hareketliliğinin birlikte planlandığı bir İstanbul.

Bence hedef çok net: Otomobili ortadan kaldırmak değil, otomobile olan mecburiyeti azaltmak. Çünkü daha fazla araç değil, daha iyi işleyen bir ulaşım sistemi istiyoruz.

İstanbul’un 2040 vizyonunu bugünden planlamak zorundayız. Altyapıyı, teknolojiyi, kamusal alanı ve ulaşım politikalarını birlikte düşünmeliyiz.
Ve şunu unutmamalıyız: Geleceğin mobilitesi bir araç kataloğu değil, entegre bir mobilite ağıdır.
Bu değerli buluşmaya ev sahipliği yapan sürdürülebilir Mobilite İnisiyatifi Derneği’ne, katkı sunan moderatörümüz Alex Koster’a ve kıymetli panel arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

