HAŞLANAN KURBAĞA SENDROMU NEDİR BİLİR MİSİNİZ.?

HAŞLANAN KURBAĞA SENDROMU NEDİR BİLİR MİSİNİZ.?

Farkında olmadığımız ve sinsice seyreden sessiz kötü gidişin felaketimizle sonuçlanmasını ifade eden önemli bir sendromdur..

 

Anlatayım;

 

Eğer ki bir kurbağayı su dolu kazana koyup hızla ısıtırsanız, vücudu ani ısı artışına uyum sağlayamadığı için refleks gösterip kazandan dışarı fırlar..

 

Şayet suyun ısıtılma hızını dakikada 0,02 °C’den daha yavaş artacak şekilde ayarlarsanız, kurbağa bu minimum artışı fark edemez, ısı öyle bir seviyeye çıkar ki artık o noktadan itibaren de kaçması mümkün olamaz çünkü tüm enerjisini vücut ısısını ayarlamak için harcayıp yorulmuştur ve artık kaçma gücüne sahip değildir.

 

Sonuç olarak, kendisini kurtarmak için hiçbir refleks gösteremez ve yanarak ölür!

 

Şimdi bana şu soruyu sorabilirsiniz.?

 

Kurbağayı ne öldürdü?

 

Kaynayan su mu, yoksa doğru zamanda dışarı atlamaya karar veremeyişi mi?

 

Yanıtlayım;

 

Eğer ki onu 50 °C’deki bir suya batırsaydınız, kendini kurtarmak için hemen dışarı atacaktı. Ancak sıcaklığın kademeli olarak yükselmesine katlanabildiği süre boyunca dışarı çıkabileceğini ve çıkması gerektiğini fark edemedi ve bu da ölümüne nedenle oldu?

 

Bu sendrom, içinde bulunduğumuz 21 yıllık toplumsal yok ediliş süreci için ders alınması gereken anlamlı bir kıssadır..

 

Bunu neden yazdım?

 

Ülkemize bir gecede bir milyon düşman askeri girse bir anda işgale uğradık der bir anda kaynar suya düşmüş kurbağa gibi ani refleksle kıyameti koparır ve derhal teyakkuza geçeriz..

 

Lakin zamana yayılmış bir şekilde, insani gerekçeler bahane edilerek tek bir kurşun atmadan ve elini kolunu sallayarak bunun 10 katı mülteci girdiğinde sesimizi çıkarmaz yavaş yavaş haşlanan kurbağa gibi seyirci kalırız..

 

Üstelik bir daha geri dönmemek üzere ve bu  ve benzeri keyfi tasarruflar yüzünden sefalet içinde zorla bir yaşam mücadelesi veren milletin alın teri olan vergileriyle birikmiş olan milyarlarca dolar harcanarak ve ayrıcalıklı olarak her türlü ihtiyacı ölçüsüzce karşılanarak..

 

Pekâlâ, sizce bunun adı nedir?

 

Bal gibi işgal!

 

Lakin yavaş yavaş ısıtılarak ve hissettirmeden dolaylı bir şekilde!

 

Tıpkı haşlanan kurbağa sendromunda olduğu gibi!

 

21 yıldır bu ve buna benzer tüm olaylarla farkında olmadan adım adım felaketimize doğru yol alıyoruz..

 

 

About Post Author

About Post Author