Cumhuriyet ilan edildikten sonra ülkenin ekonomik açıdan hızla kalkınması için büyük önderin tasarladığı hayati projeler devreye sokulmuştu..
Zira Osmanlı’dan kalan dış borçlar kapatılacak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin biran evvel müreffeh ülkeler arasında yer alması sağlanacaktı..
Bu hedefler doğrultusunda Atatürk’ün planladığı en büyük projelerinden biri Sümerbank’tı..
1931 yılında birinci sanayi planı yapılarak Sümerbank kurulmasının temeli atıldı..
Sümerbank, sanayi planı uygulanmasının öncüsü olarak diğer sanayi tesislerinin kurulmasına örnek olacaktı..

Lakin ülke savaştan yeni ve bitkin çıktığı için planlanan sanayi kuruluşlarını inşa etme imkânı henüz bulunmamaktaydı!
Sümerbank için İsmet İnönü 1932 yılında Sovyetler Birliğinden 8,5 milyon liralık kredi alarak ilk yatırım yapıldı..
Sümerbank A.Ş. tarafından neşredilen ve Murat Koraltürk tarafından kaleme alınmış olan, “Türkiye ekonomisinde bir öncü, Sümerbank” kitabındaki bilgiye göre; Sümerbank, Devlet Sanayi Ofisi’nden devraldığı Bakırköy, Defterdar, Hereke, Beykoz Deri, Uşak Şeker ve Tosya Çeltik Fabrikaları ve Unkapanı’ndaki değirmenin işletilmesi ile işe başlamıştır.
Hemen bu dönemde sanayinin geliştirmesi için “Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı” hazırlanmıştır.
1934 yılında uygulamaya konan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nın ana hedef ve stratejisi, ülkenin yerüstü kaynaklarını değerlendirerek ithalata konu olan özellikle şeker, dokuma ve kağıt başta olmak üzere temel gereksinim maddelerinin yurt içinde üretilmesi, yerel veya bölgesel, tarımsal üretime ve doğal kaynaklara dayalı sınai üretim birimleri kurmaktı.
Sümerbank’ı tarihi kılan ilk görev, birinci planda yer alan projelerin gerçekleştirilme görevinin de Sümerbank’a verilmiş olmasıdır.
Planlanan projeler; dokuma, maden, selüloz, seramik ve kimya sanayi olmak üzere beş sektörel başlık altında toplanmıştır.
Dokuma, maden, selüloz ve kimya sanayine ilişkin yatırımlar Sümerbank tarafından gerçekleştirilirken Sömikok (Taşkömrünün çok yüksek olmayan bir sıcaklıkta damıtılmasıyla elde edilen kömür), Şişecam ve Kükürt sanayine ilişkin yatırımlar İş Bankası tarafından yürütülmüştür.
Bu plan kapsamında;
– 1934 yılında Bakırköy Bez Fabrikası, Keçiborlu Kükürt Fabrikası ve Isparta Gülyağı Fabrikası
– 1935 yılında Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası, Kayseri Bez Fabrikası, ve Zonguldak Antrasit Fabrikası
– 1936 yılında İzmit Kağıt Fabrikası
– 1937 yılında da Ereğli ve Nazilli Bez Fabrikaları işletmeye alınmıştır..
Mustafa Kemal’in Sümerbank Merinos Fabrikası açılışında söylediği gibi her fabrika milli sevinci artırmaktadır.
Çünkü bu tesisler sadece üretmekle, milli ekonomiyi kalkındırmakla kalmamakta, yöreyi de baştan başa değiştirmekte ve yeni bir kimlik kazandırmaktadır..
Sümerbank, kuruluşundan 2001 yılına kadar başta Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün eğitim elbisesi, iç çamaşırı, postal, çadır, paraşüt, çarşaf, battaniye, havlu vb tüm ihtiyaçlarını karşıladığı gibi, Azerbaycan, Ürdün, Arnavutluk, Bosna Hersek vb ülkelerin ordu ve polis teşkilatlarının ihtiyaçlarını da karşılamıştır.
Ancak 1980’li yıllarda Türkiye’nin batı etkisi altında özelleştirme rüzgarına kapılması, ülkeyi hızla üretim çizgisinden uzaklaştırmış ve bu politikalar felaketin miladı olmuştur..
28 Mayıs 1986 tarih ve 3291 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Özelleştirilmesi Hakkında Kanun çerçevesinde 11 Eylül 1987 tarih, 12184 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Sümerbank’ın özelleştirilmesine karar verilmiştir..
Özelleştirme sürecinde şirket yeniden yapılandırılarak, bankacılık birimi ayrılmış, sanayi sektöründe faaliyetlerine devam eden bölümü Sümer Holding A.Ş. adını almıştır.
Özelleştirme sürecinde:
Türkiye Yapağı ve Tiftik A.Ş., Erhaz, Sihaz, Tümosan, Turban, Türkiye Zirai Donatım Kurumu gibi pek çok kuruluşu bünyesinde eriten Sümerbank; TÜPRAŞ, Erdemir, Telekom gibi son dönemde yapılan özelleştirmeler hariç, Türkiye’nin 8 milyar $ civarında olan toplam özelleştirme gelirinin 881 milyon $’lık (yaklaşık % 11’lik) bölümünü kendi bünyesinde yine kendi varlıklarını özelleştirerek yapmıştır.
1988 yılında kurulan Sümerbank Holding’in bankacılık birimi 1993 yılında ‘Yüksek Planlama Kurulu’ kararıyla Sümerbank adı altında yeniden yapılandırılmış ve 24 Ekim 1995’te Garipoğlu şirketler grubuna 103.4 milyon dolara satılarak özelleştirilmiştir.
Daha sonra Hayyam Garipoğlu’nun Malki cinayeti ve Türkbank skandalına adının karışması, Sümerbank’ın elinden alınmasına neden olmuştur.
Sümerbank 21 Aralık 1999’da TMSF’ye devredilmiş, ardından 9 Ağustos 2001 tarihinde Oyak Grubuna satılmıştır. Oyakbank A.Ş.’ye 11 Ocak 2002 tarihinde tescil edilmiştir.
Adı Cumhuriyet’le özdeşleşmiş ve Atatürk’ün örnek projesi olan Sümerbank’ın özelleştirilmesi Türkiye için hem maddi hem de manevi anlamda büyük bir kayıp olmuştur..
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren milli kimliğimizi oluşturan bu ve benzeri eserler pervasızca özelleştirilmiş ve daha sonra da yabancı firmalara peşkeş çekilmiştir.
En büyük arzum; ülke yönetimine milli bir iktidarın gelmesi, emperyal esarete son verilmesi, yıllardır süren ihanete dur denmesi, çözülen milli düğümlerin yeniden atılması, başta Sümerbank ve köy enstitüleri olmak üzere yok edilen tüm eserlerin bilim ve modern teknolojinin gerektirdiği şekilde yeniden inşa edilerek yerine konması ve ülkenin ait olduğu fabrika ayarlarına geri dönmesidir..
Bunun için canımız pahasına mücadele edeceğiz..
Dr. Vecdet Öz

