DEVA Partisi Bodrum Eğitim Politikaları Başkan Yardımcısı Aptullah Mutlu Aytaç ara döneme gireceğimiz günlerde DEVA Partisi Eylem Planları konusunda Bodrumlu Öğretmen, Öğrenci ve Velileri bilgilendirdi.
Aptullah Mutlu Aytaç; Öğretmenlerimizi ülke kalkınmasının kahraman rehberleri yapacağız. Öğrencilerimizi ise son ders zili çaldığında okuldan kaçarcasına uzaklaşan değil, okula gitmeyi sabırsızlıkla bekleyen ve yeni bilgiler öğrenmek için her yeri okul gören, dünya çocukları ile aynı kulvarda yarışan mutlu bireyler haline getireceğiz
Dünyada eğitim sisteminin kalitesini gösteren belli ölçütler ve kriterler mevcuttur. Ülkede yer alan devlet okullarının durumu, öğrencilerin üniversiteye gitme oranları, verilen eğitimin kalitesi, ülkede genel eğitim seviyesinin durumu, öğrencilerin sınavlardaki başarı durumları, iyi eğitime ulaşılabilirlik durumu, kişilerin aldıkları eğitimden tatmin olma durumu ve mezunların yeterlilik durumu ve iş bulabilme oranları, bu ölçütlerin başında gelmektedir.
Dünya Ekonomik Forumunun Eylül 2022 raporuna göre, eğitim seviyesi en iyi olan ülke İsviçre, ikinci sırada Singapur ve üçüncü̈ sırada ise Finlandiya yer almaktadır. Ülkemiz ise listenin 99. sırasında yer almıştır.
Erken çocukluk eğitimine yatırımın getiri oranı diğer kademelere göre oldukça fazla olmasına rağmen ülkemiz öğrenci başına en düşük harcama yapan OECD ülkesi ve 3-5 yaş aralığında erken çocukluk eğitimine katılımın en düşük düzeyde gerçekleşen ülke olarak görülmektedir.
Toplumu mutlu etmenin yolu, eğitimin ana gündem konusu olmasıdır! Eğitimin bireye, ekonomiye, topluma refah ve zenginlik getireceğine inanmak ve o maddi ve manevi yatırımı yapmaktır. Bu bağlamda “Deva Partisi” olarak çözüm planımızı oluşturduk.
Bugün içinde bulunduğumuz dünya görüşü, “eğitim” kavramını, bilinenin ya da ezberde olanın ötesine taşımaktadır. Eğitim, öğrenci, öğretmen, okul, mekân, yaş, süre, eğitim programı gibi sınırlı değişkenlere yüklenen anlamları büyük ölçüde değiştirerek; eğitime “her zaman her yerde ulaşılabilir eğitim” arayışını ortaya çıkartmaktadır. Bu arayış, doğa bilimlerinde hâkim olan baskın paradigma değişiminin, toplum hayatına; dolayısıyla da eğitime yansıması ile başlamıştır. Her yaş dönemi ve eğitim kademesinde yer alan her kişi; demokratik, özgür, eşitlikçi, hoşgörülü, kapsayıcı ve mutlu öğrenme ortamlarını talep etmektedir. Bu talepler, daha insan merkezli ve daha mutlu birey özelliğini tarif etmektedir. Günümüz dünyasında eğitime ilişkin beklentiler, “insanı” merkeze alan bir eğitim anlayışını gerekli kılmıştır.
İşte tam da bu nedenlerle “insan” faktörü eğitim politikamızın merkezinde yer alıyor. Erken çocukluk eğitiminden, yükseköğretim sürecine değin tüm öğretim kademelerinin eğitim programlarını, eğitim yönetimini, eğitim ortamlarını, yöntem ve teknikleri ile ölçme ve değerlendirmeye kadar eğitim sisteminin tüm bileşenlerini bu odak üzerinden irdeledik. Eğitim politikamızın merkezine aldığımız öğrencilerimizi, dünün ezberi olan hayata hazırlamak değil; “gerçek yaşamın içinde” yetiştirerek yaratıcı davranışlarını geliştirmek temel amaçlarımızdan biri olacak. Bunun için okullarımıza birer toplumsal laboratuvar niteliği kazandıracağız.
Ortaya koyduğumuz eğitim politikalarının çerçevesini, sistemi yapısal olarak değiştirerek etkili, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir model inşa edecek şekilde oluşturduk. Teknik ihtiyaçlarla toplumsal beklentileri bir araya getirmek için konuyla ilgili istatistiklerden, bilimsel literatürden ve toplumsal araştırmalardan istifade ettik. Örneğin, üstün yetenekli öğrencilerin yeni yapı ve yaklaşımlarla eğitiminden, pedagojik formasyon eğitimi sertifika programlarına, kapsamlı öğretmen atamalarından güvenli istihdama kadar eğitim sisteminin tüm bileşenlerini kapsamlı bir şekilde ele aldık.
Bugün Türkiye’de 18-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 60’ının eğitim döngüsünde olmadığı ve 25-64 yaş aralığındaki her iki yetişkinden birinin ortaöğretim mezunu dâhi olmadığı bir toplumsal fotoğraf ile karşı karşıyayız. Bu fotoğraf hem kendi iç dinamiklerimiz hem de OECD ülkeleri ile kıyaslandığında, “siyah-beyaz ve flu” bir fotoğraftır.
Ülkemizde her 10 gençten 7’sinin eğitim sisteminin kötü/çok kötü olduğunu düşündüren unsurları ortadan kaldırarak gençlerimize umut vereceğiz. Onları Türkiye’nin entelektüel sermayesinin temeli haline getirerek ülkemizi pek çok alanda atılım yapmasını sağlayacağız. Bu amaçla belirlediğimiz her hedefin uygulama sürecini etkin şekilde takip edecek ve denetleyeceğiz.
18-24 yaş grubu gençlerimizin yüzde 34’ü eğitimin, sınavlara dayalı olarak gerçekleştirilmesi sorununun çözülmesini talep ediyor. Eğitim Eylem Planı kapsamında, öğreneni öğrenme sürecinin merkezine alarak “sonuç değerlendirmenin” yanı sıra, “süreç değerlendirme” ölçümlerini yüzde 50 oranında kullanmayı sağlayacak yapısal değişiklikleri hedefledik.
DEVA Partisi Eğitim Eylem Planı, çağımızın talep ettiği insan profiline uygun olmayan bu fotoğrafı en kısa zamanda “renkli ve parlak” bir görüntüye kavuşturmak için hazırlandı. Öğretmenlerimizi ülke kalkınmasının kahraman rehberleri yapacağız. Öğrencilerimizi ise son ders zili çaldığında okuldan kaçarcasına uzaklaşan değil, okula gitmeyi sabırsızlıkla bekleyen ve yeni bilgiler öğrenmek için her yeri okul gören, dünya çocukları ile aynı kulvarda yarışan mutlu bireyler haline getireceğiz.
eğitim eylem planı videoyu linkten indirebilirsiniz

