Prof. Dr. Cevdet Bozkuş
İhanet edenlerle bu çile hiç bitmez.
İnci boğazı, yeşil doğası ve jeopolitik konumu ile dünyanın başkenti güzel İstanbul.
Rant uğruna feda edilen İstanbul. Son yağışlar ile oluşan sel ve seyelanın sebep olduğu can kayıpları ve oluşan hasarın yaşattığı facia tam bir çileye sebep olmuştur.
NEDEN
Kentin jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri dikkate alınmadan yapılan plansız bir imarın sonucudur. Kentin bazı semtlerinde vadi içlerinde doğal afetlere karşı hiçbir önlem alınmadan binalar inşa edilmiş. Geçmişte kütle hareketleri, heyelanlar ve sel seyelan gibi doğal afetler olmuş, acı olaylar yaşanmış ve bundan sonrada yaşanacaktır. Çile devam edecektir. İşte bir deprem bekleniyor.
Hala dayanıksız binalarda yaşayan insanlar var.
Neden belli.
Çarpık kentleşme ve doğal afetlere karşı önlem alınmamasıdır.
Kent yer şekline uygun bir imar planı ya yapılmamış ya da yapılmış olsa bile sürekli değişmiş. Örneğin; Vadi tabanlarında sel ve seyelan taşkın risk seviyeleri dikkate alınmadan vadi tabanları yapılaşmaya açılması, önceki yıllarda aşırı yağışlarda binaların alt katları su içinde kalmış ve buralarda yaşayanlar mağdur olmuştur.
İşte en som 14 Ekim 2026’da etkili olan şiddetli yağışlar, kentin iklim krizine karşı hazırlıklı olmadığını göstermiştir. Sel ve su baskınlarından sonra yedi kişi yaşamını yitirmiş. Yaklaşık 3 bin ev ve iş yerinin ciddi hasar görmüştür. Yağışların ardından Sarıyer Ayazağa’daki dere yatağında bulunan yapılar yıkılmış ve vatandaşlar mağdur olmuştur.
Sayın Erdoğan kendi ifadesi ‘’ Biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum.” demiştir. İstanbul’un kentleşme sorunları; aşırı nüfus yoğunluğu, altyapı yetersizlikleri ve doğal afet riskleri ekseninde şekillenmektedir. Şehrin karşı karşıya olduğu temel kentleşme problemleri şunlardır:
- Betonlaşma ve çarpık kentleşme
- Ranta dayalı keyfi imar değişiklikleri nedeniyle şehir imar planı kalmamış, modern kentleşmeden uzaklaşılmıştır.
- Dikey mimari artışı ile farklı yükseklikteki binaların bir arada olduğu çok kötü yapılaşma hakim olmuştur.
- Riskli yapı stoku artmış
- Sit alanları imara açılmış,
- Yeşil alanlarına imar izni verilmiş,
- Dere yatakları yapılaşma ile daralmış
- Şehirde rantcı inşaat sektörüne teslim edilmiştir.
- İstanbul’un akciğerleri olarak bilinen Kuzey Ormanları’nın bir kısmı artık yok edilmiş,
- Kontrolsüz göç ile nüfus artmış
- Ulaşım ve trafik çok sıkıntılı hale gelmiştir
Evet rant rant. İşte iki örnek
Şişli Gökdelen projesi. İnşaat ruhsatı verme yetkisi Şişli Belediyesi ait olmasına karşın, belediye devre dışı bırakılmış, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “sınırsız kat izni” ile projeyi onaylayıp inşaat ruhsatını verilmiştir.
Kanal İstanbul projesi. Sazlıdere Barajı’nın içme suyu havzası statüsünden çıkarılarak imara açılmasına tepki gösteren İmamoğlu, “Milletime sesleniyorum; bu İstanbul’a yeni bir ihanet girişimidir,” dedi. Sizin beton kanalınızı da, lüks konut sevdanızı da, rant projelerinizi de İstanbul’a yeni ihanetlerinizi de bu millet engelleyecek. Yağma yok, İstanbul’un milyonlarca muhafızı var,” ifadesine yer verildi.İstanbul bir rant şehri olmuş. Bu şehre ihanetin alasını yapmışlar.

Ya Marmara depremi. Evet bunca sorunla boğuşan İstanbul’u bekleyen en önemli tehlike Marmara depremi. Geldi geliyor. 7 den büyük deprem bekleniyor. Bu faylarda en son 1766 da büyük bir deprem oluşmuştur.

Kuzey Anadolu Fayı üzerinde 20.yüzyılda meydana gelen yıkıcı depremler
En çok İstanbul etkilenecektir. Nüfusu 16 milyon üzerinde olan İstanbul da
Bina sayısı 1 373 013
2000 yılı öncesi 818 339
2000 yılı sonrası 554 674 bina yapılmış.
2018 imar barışı ile 317 000 binaya yapı kayıt belgesi verilmiş. Bile bile insanları dayanıksız binalara buyurun oturun denmiş. Kendiliğinden yıkılan binalar görüyoruz. 1999 depreminden 27 yıl geçti ve bu şehir hala depreme hazır hale getirilmedi.
2o19 seçiminde İBB yönetimi değişti ve Ekrem İmamoğlu Belediye başkanı oldu. İşe çok iyi niyetle başladı. Yılların birikmiş sorunlarını 5 yılda bitirmesi mümkün değildi. Bu çok korktukları ve örgüt lideri dedikleri adam bakın 6 yılda neler yapmış.
Sosyal projeleri *Kent lokantaları *Halk süt *Öğrenci yurtları *Anne kart *Kreşler’’, Alt yapı, çevre, restorasyon projeleri, Metrolar ve ulaşım projeleri: Aynı anda 10 metro yapımına başlanarak dünyada aynı anda en çok metro yapma rekoru kırılmıştır. En önemli hizmeti: * Hortumları kesti. * Hizmet ve projelerde maliyetleri düşürdü.
Aykut Erdoğdu proje maliyetleri değerlendirmiş ve önceki dönem maliyetlerle kıyaslamış, 4 kat daha ucuza mal edildiği tespit etmiştir.
- Topbaş döneminde: 9. 3 milyar dolar.
- İmamoğlu döneminde: 66 milyar dolar harcanmış. Ancak bu yarı bütçe ile iki kat daha fazla yatırım yapılmıştır.
Çok önemli. Örneğin iki kat fazla metro yapılmış. Yani Topbaş’ın yatırım maliyetinin %100ü, İmamoğlu %25 maliyetle başarmıştır. Yani yatırım projelerini dört defa daha ucuza mal etmiştir. Dürüst ve başarılı olmanın bedeli Örgüt lideri iftirası ile dava açıldı. 1,5 yıldır tutuklu.
Savunmasında ‘’ Aynaya baktılar ne gördülerse beni onunla suçladılar’’ dedi.
Evet çok doğru inşaat rantı ile hem İstanbul’a ihanet ettiler ve hem de kenti bir çile şehri yaptılar.

