
Küresel ekonomi içinde yar alan ve küresel politikaları benimsemiş ülkelerin, kalkınması için oyunu kurallarına göre oynaması gerekir. Söz gelimi Çin’de hâkim yönetim komünist parti, eğer piyasa ekonomisi kurallarına geçiş yapmasaydı, yabancı yatırım sermayesi girmezdi. Çin’de bugünkü seviyesine gelmezdi.
Aslında Çin yabancı yatırım sermayesi girişini teşvik etti ve güvence verdi. Yabancı yatırım sermayesi de bu ülkeye teknoloji götürdü, ücretler genel seviyesinin artmasında da etkili oldu. Ama Çin demokrasiye geçmediği, tek parti diktası altında kaldığı sürece, bundan sonra bir yere gidemez. Teknolojik seviyeyi de daha ileri götüremez. Söz gelimi ben bizzat yaşadım, bilinen bir Avrupa otomobil marakası iki binek otomobili Çin’de üretti. İki otomobil de sorunlu çıktı.
Bana göre Çin burada frenledi.
FM (Frontier Markets) öncü gelişmekte olan piyasalardır.
Bunlar, gelişmekte olan ülkelerden daha küçük, daha az derin, likiditesi düşük ama büyüme potansiyeli yüksek piyasalardır. Örneğin bazı Afrika, Orta Asya, Balkan, Orta Doğu ülkeleri bu sınıfa girebilir.
Sıralama kabaca şöyledir:
Gelişmiş piyasalar; ABD, Almanya, Japonya
Gelişmekte olan piyasalar; Türkiye, Brezilya, Hindistan, Endonezya
Frontier Markets / FM; Vietnam, Fas, Romanya’nın eski sınıflaması, Kazakistan, Kenya, Bangladeş gibi daha küçük piyasalar
Tekrar etmek gerekirse, Türkiye genellikle FM değil, “gelişmekte olan piyasa” sınıfındadır. Ancak demokrasi, hukuk, kur istikrarı, sermaye hareketleri ve borsa derinliği zayıfladığı için bazı yatırımcılar Türkiye’yi fiilen “frontier market riski taşıyan gelişmekte olan ülke” gibi görmeye başladı.
Yani Güney Kore sıçrama yaptı, gelişmiş ülke oldu, Türkiye geriye düştü Frontier Market statüsünde işlem görmeye başladı. Türkiye’ye Doğrudan yabancı yatırım sermayesi ve teknoloji girişi kesildi.
FM’yi ve gelişmekte olan ülkelerde doğrudan yabancı yatırım sermayesi girişi açısından değerlendirmede; Temel ölçütler olarak
- Hukuk güvenliği,
- Siyasi istikrar,
- Kur riski,
- Pazar büyüklüğü,
- İşgücü,
- Vergi/teşvikler,
- Lojistik, enerji maliyeti ve
- Dış ticaret bağlantıları şeklinde değerlendirmek mümkündür. Bu bağlamda;
| Grup | Ülkeler | Neden öne çıkıyor? | Dikkat edilmesi gereken risk |
| En güvenli yatırım ülkeleri | ABD, Kanada, Singapur, Danimarka, Almanya, Japonya | Hukuk, teknoloji, pazar büyüklüğü, finansmana erişim, kurumsal güven | Maliyetler yüksek; işgücü pahalı |
| Büyüme potansiyeli yüksek ülkeler | Hindistan, Vietnam, Endonezya, Malezya, Filipinler | Genç nüfus, üretim kayması, iç pazar büyümesi, Asya tedarik zinciri | Bürokrasi, altyapı, siyasi/jeopolitik risk |
| Bölgesel üretim ve ihracat üssü olabilir | Meksika, Polonya, Çekya, Romanya, Macaristan | ABD veya AB pazarına yakınlık, sanayi altyapısı, lojistik avantaj | Ücret artışı, AB/ABD talebine bağımlılık |
| Enerji ve sermaye güçlü ülkeler | BAE, Suudi Arabistan, Katar | Sermaye bolluğu, altyapı yatırımları, lojistik ve enerji avantajı | Petrol fiyatı ve bölgesel jeopolitik risk |
| Dikkatli ve Seçici yatırım yapılabilir ülkeler | Brezilya, Türkiye, Güney Afrika | Büyük iç pazar, genç nüfus, sanayi/altyapı kapasitesi | Enflasyon, kur oynaklığı, hukuk ve siyasi risk |
UNCTAD’a göre küresel doğrudan yabancı yatırım 2024’te yüzde 11 düştü; 2025’te öncü verilere göre artış olsa da bu artışın önemli kısmı finans merkezlerinden kaynaklandı ve reel yatırım faaliyeti kırılgan kaldı.
Türkiye’ye artık doğrudan yabancı yatırım sermayesi gelmiyor. Yeri üst sıralar değil, gelişen ülkeler içinde orta sıradır.
| · Kearney 2026 küresel FDI Confidence Index’te Türkiye ilk 25 ülke içinde yer almıyor. |
| · Kearney 2026 Gelişen Piyasalar FDI Endeksi Türkiye 14 sırada yer alıyor. |
Türkiye yatırım yapılabilir ülkeler arasında potansiyeli yüksek ama risk primi de yüksek ülke konumundadır. Büyük pazar, coğrafi konum, sanayi altyapısı ve genç işgücü avantajları var. Buna karşılık enflasyon, kur oynaklığı, hukuk güvenliği, öngörülebilirlik ve siyasi risk Türkiye’nin ilk 10’a girmesini engelliyor. Bu nedenle yalnızca sıcak para giriyor.
Buradan da anlaşılıyor ki, Türkiye öncelikle demokrasi ve hukuk alanında, kurumsal devlet ve eğitim alnında reform yapmazsa, sürekli geri gidecektir.
Yayınlama 7 Temmuz 2026
Yayın Köşe Yazıları, Son Köşe Yazıları, vitrin, vitrin2, Yeni Çağ
